İSTANBUL (Medyascope, KAOS GL) – İzmir’de trans kadınlara yönelik yeni gözaltılar, flört uygulamalarına erişim engelleri ve COP31’de “genel ahlak” şartı haftanın gündemindeydi. AB Komisyonu ise yıllık genişleme raporunda LGBTİ+’lara yönelik baskılara dikkat çekti.
Türkiye’de LGBTİ+’lara yönelik gözaltı ve tutuklamalar bu hafta da gündemin ilk sıralarındaydı. İzmir’de 12 trans kadının gözaltına alınması, 12 Eylül’de başlayan “Ailem Güvende” operasyonlarının ardından trans kadınlara yönelik yeni bir operasyon olarak kayıtlara geçti. Öte yandan Avrupa Birliği Komisyonu’nun Türkiye raporunda LGBTİ+’lara yönelik baskılar geniş yer bulurken dijital platformlara getirilen erişim engelleri ve COP31’de konuşmacılara dayatılan “genel ahlak” şartı da ifade özgürlüğüne ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Gözaltılar, mahkeme kararları ve özgürlük çağrıları
Haftanın öne çıkan gelişmelerinden biri İzmir’de yaşandı. 3 Kasım sabahı düzenlenen operasyonlarda 12 trans kadın, “fuhşa teşvik” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” iddialarıyla gözaltına alındı. Trans kadınlar daha sonra tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Operasyon, 12 Eylül’de başlayan geniş çaplı gözaltı ve tutuklamaların ve 23 Ekim’de Ankara merkezli yedi ilde trans kadınlara yönelik düzenlenen operasyonun ardından geldi.
İzmir’deki gözaltılara tepki gösteren 15 LGBTİ+ derneği, ortak açıklamayla operasyonların son bulmasını istedi. Dernekler, trans kadınların sosyal medya paylaşımlarının, özel yaşamlarının ve birbirleriyle kurdukları ilişkilerin suç şüphesi altında değerlendirildiğini belirterek “Trans olmak suç değildir” dedi.
Operasyonlar sürerken Ankara’da tutsak edilen beş trans kadının yargılanacağı duruşma için de hazırlıklar başladı. Özgürlük İstiyoruz Kampanyası, “Ailem Güvende” operasyonları kapsamında tutuklanan ve Sincan Hapishanesi’nde tutulan beş trans kadının 12 Kasım Perşembe günü saat 10.30’da Ankara 61. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıkacağını duyurdu. Kampanya, kadınlar hakkında hazırlanan iddianamede sosyal medya paylaşımlarının ve cinsiyet kimliklerinin suçlamalara konu edildiğine dikkat çekerek kamuoyunu duruşmayı takip etmeye çağırdı.

Hapishanelerde transların maruz bırakıldığı uygulamalar, bu hafta bir başka yargı kararıyla da gündeme geldi. Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde 3 Aralık 2025’te yaşamını yitiren trans erkek Poyraz Esen’in ölümüne ilişkin soruşturmada verilen takipsizlik kararına yapılan itiraz reddedildi. Pembe Hayat’ın aktardığına göre, Poyraz’ın ailesinin avukatları soruşturmanın eksik yürütüldüğünü, hapishane görevlilerinin sorumluluklarının ve Poyraz’ın maruz bırakıldığı ayrımcı uygulamaların ölümüne etkisinin araştırılmadığını belirtti. Ancak Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hâkimliği, sağlık kayıtları, tanık beyanları, tecrit uygulaması ve tıbbi müdahaledeki gecikmelere ilişkin itirazları ayrı ayrı değerlendirmeden başvuruyu reddetti. Ailenin avukatları kararı Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacak.
Dijital sansürden COP31’e: ifade özgürlüğü tartışmaları
LGBTİ+’ların haklarına yönelik kısıtlamalar gözaltı ve tutuklamalarla sınırlı kalmadı. Dijital alanda da yeni bir erişim engeli kararı alındı. İfade Özgürlüğü Derneği’nin duyurusuna göre OkCupid, Feeld, GROWLR, Zoe, Lex, Bindr, u4Bear, Disco ve TheBlowers adlı dokuz tanışma ve arkadaşlık platformu, İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 4 Kasım tarihli kararıyla erişime engellendi.

İfade özgürlüğüne ilişkin tartışmaların bir diğer adresi ise gelecek hafta Antalya’da başlayacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 oldu. Spot Basın Kooperatifi’nden Tuğçe Yılmaz’ın haberine göre, 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek konferansın Yeşil Bölge’sinde konuşma yapacak panelistlerden, sunum ve konuşmalarının “genel ahlak kurallarına” uygun olacağını taahhüt etmeleri istendi. Ancak konuşmacılara imzalatılmak üzere hazırlanan beyanda “genel ahlak” kavramının nasıl tanımlandığı açıklanmadı. Metinde cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği de ayrımcılık gerekçeleri arasında açıkça sayılmadı.
Tartışma kısa sürede Meclis gündemine de taşındı. DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, “genel ahlak” şartının hangi ölçütlere göre uygulanacağını sordu. Saki, hukuki sınırları belirlenmeyen bu kavramın ifade özgürlüğü üzerinde bir denetim aracına dönüşebileceğini belirterek kadınlara ilişkin politikaların, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve LGBTİ+ haklarının konferansta konuşulmasının engellenip engellenmeyeceğinin açıklanmasını istedi.
Uluslararası tepkiler ve dayanışma
Türkiye’deki gelişmeler uluslararası kurumların da gündemindeydi. Avrupa Birliği Komisyonu, yayımladığı 2026 Türkiye Raporu’nda LGBTİ+’lara yönelik baskıları “özellikle endişe verici” olarak değerlendirdi. Raporda, 12 Eylül’de başlayan “Ailem Güvende” operasyonlarına, LGBTİ+ derneklerine yönelik soruşturmalara, sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine ve hormon tedavisine erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekildi. Komisyon, LGBTİ+’ların haklarına yönelik yasal korumanın yetersiz kaldığını, ayrımcılık ve nefret söyleminin sürdüğünü belirtti.

Raporun yayımlandığı hafta, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi’nden ortak bir heyet de Ankara’da LGBTİ+ dernekleriyle bir araya geldi. Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor’un da yer aldığı heyet, 12 Eylül operasyonlarında polis baskınına uğrayan Kaos GL’nin ofisinde Kaos GL, 17 Mayıs, ÜniKuir, Pembe Hayat, Kırmızı Şemsiye ve GALADER temsilcileriyle görüştü. Görüşmede LGBTİ+’lara ve hak savunucularına yönelik operasyonlar, tutuklamalar ve hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri ele alındı.

Uluslararası kurumların Türkiye’deki hak ihlallerine ilişkin değerlendirmeleri sürerken LGBTİ+ örgütleri de farklı toplumsal mücadelelerle dayanışmayı sürdürdü. Özgürlük İstiyoruz Kampanyası ve Ankara Pride, barış sürecinde somut adımlar atılması talebiyle 24 kentten Ankara’ya gelen Barış Anneleri’ni ziyaret etti. Yaklaşık 300 Barış Annesi’nin Ankara’daki buluşması sırasında gerçekleşen ziyaretin ardından kampanya, “Ailelere tehdit LGBTİ+’lar değil, savaş politikaları ve ayrımcılıktır” dedi.
ABD’de Trump’a seçim yenilgisi: LGBTİ+ temsili rekor kırdı
Türkiye’de gündem bu gelişmelerle şekillenirken ABD’de ise 3 Kasım’da yapılan ara seçimlerde Cumhuriyetçiler Kongre’deki çoğunluğu kaybetti. Seçimlerde rekor sayıda açık kimlikli LGBTİ+ siyasetçi Kongre’ye seçildi. New Hampshire’dan Chris Pappas, ABD Senatosu’na seçilen ilk açık eşcinsel erkek oldu.
İnsan Hakları Kampanyası (HRC) ve LGBTİ+ medya savunuculuğu örgütü GLAAD, seçim sonuçlarını Trump’ın LGBTİ+ karşıtı siyasetine verilen bir yanıt olarak değerlendirdi. HRC Başkanı Kelley Robinson, “Seçmenler çok güçlü bir mesaj verdi: Eşitlik kazanır” derken GLAAD Başkanı Sarah Kate Ellis de translar hakkında korku yaymanın seçim kazandıran bir strateji olmadığını vurguladı. Örgütler, Cumhuriyetçilerin trans karşıtı kampanyalara milyonlarca dolar harcamasına rağmen yaşadığı yenilgiye dikkat çekti.







