

Ayhan Bora Kaplan, Türkiye’nin son yıllarda en çok konuştuğu isimlerden biri haline gelen, “Ayhan Bora Kaplan Suç Örgütü” davasının bir numaralı sanığıdır. İsmi genellikle Ankara merkezli yeraltı dünyası, uyuşturucu ticareti ve devlet içindeki bazı bürokratik bağlantılarla anılmaktadır.
İşte hakkındaki temel bilgiler ve davanın önemi:
Ankara Kaynaklı Yükseliş: Ankara’da “Kaplanlar” grubu olarak bilinen yapının lideri olduğu iddia edilir. Başlarda uyuşturucu ticaretiyle suçlanan grubun, zamanla eğlence sektöründe (gece kulüpleri, barlar) ve farklı ticari alanlarda güç kazandığı belirtilmektedir.
15 Temmuz Gecesi: Kamuoyunda asıl tanınması, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi ağır silahlı adamlarıyla birlikte TRT binası önünde verdiği pozla olmuştur. O dönemde dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile bağlantılı olduğu iddiaları sıkça gündeme gelmiştir.
Esenboğa Operasyonu: Eylül 2023’te, yüklü miktarda nakit parayla yurt dışına kaçmak üzereyken Ankara Esenboğa Havalimanı’nda düzenlenen film gibi bir operasyonla gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştır.
Suçlamalar: “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kasten öldürme”, “yağma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “işkence” gibi ağır suçlarla yargılanmaktadır.
Ayhan Bora Kaplan davası, sadece bir “çete davası” olmanın ötesine geçti:
Emniyetteki Kriz: Soruşturma derinleştikçe, Ankara Emniyeti’ndeki bazı üst düzey polis müdürlerinin Kaplan’dan rüşvet aldığı veya ona koruma sağladığı iddia edildi. Bu durum emniyet içinde büyük bir tasfiyeye yol açtı.
M7 Kodu ve Gizli Tanık: Davada “M7” kod adıyla gizli tanıklık yapan Serdar Sertçelik’in yurt dışına kaçması ve emniyetin kendisine bazı siyasi isimlerin aleyhine ifade vermesi için baskı yaptığını iddia etmesi, Türkiye’de büyük bir siyasi krize (hükümete kumpas tartışmaları) neden oldu.










