Ian McKellen: “Cinsel kimliğini saklama, korkma her şey daha iyi olacak”

“III. Richard”, “Yüzüklerin Efendisi” ve “X-Men” serilerindeki akıllardan silinmeyen performanslarıyla tanınan aktör Sir Ian McKellen’ın Türkiye’ye gelecek olması “sanatı ve eşitliği desteklemek üzere ülkemizi ziyaret ediyor” açıklamasıyla duyurulmuştu. 36. İstanbul Film Festivali boyunca İKSV’nin konuğu olan McKellen, festivalin açılış töreninde sinema onur ödülü aldı ve 7 Nisan Cuma günü Boğaziçi Üniversitesi’nde bir söyleşi gerçekleştirdi.
Birleşik Krallık’taki eşcinsel bireyler için yasal ve toplumsal eşitliği savunan Stonewall’un kurucularından olan aktör, sanat hayatındaki başarıları bir yana eşitlik için sesini çıkarmaktan hiç çekinmemesiyle de biliniyor.

22 Ocak 2017'de Londra'daki Kadın Yürüyüşü sırasında
22 Ocak 2017’de Londra’daki Kadın Yürüyüşü sırasında

Söyleşiye başlamadan önce “Koş Frodo, oy ver” diyerek oy vermenin önemine değinen McKellen; İstanbul Film Festivali’nin galalarında da gösterilen “III. Richard” adlı Shakespeare uyarlaması filmiyle kendini sadece bir tiyatro oyuncusu olarak görmeyi bıraktığını ve sinema oyunculuğuna başladığını; tiyatro ile beyaz perdenin farklarının sanat hayatını nasıl etkilediğini ve cinsel yönelimini kamuoyuna duyurmasıyla hayatının nasıl değiştiğini, anılar eşliğinde eğlenceli bir dille anlattı.

“İki erkeğin birbiriyle dans etmesi sansasyonel bulundu”

McKellen’ın son çalışmalarından biri Cogsworth adlı karakteri canlandırdığı Güzel ve Çirkin’di: Filmin gösterilmesi, eşcinselliği teşvik ettiği gerekçesiyle ABD’nin Alabama eyaletindeki bir sinema salonunda yasaklanmıştı. McKellen, “Filmin sonunda gösterişli bir dans sahnesi var. Orada iki erkeğin birbiriyle dans ediyor oluşu sansasyonel bulundu” diyerek anlatıyor durumu. “Malezya’da yasaklandı ve Rusya’da 16 yaş altındakilerin izlemesi sakıncalı görüldü.”

“Az kalsın Gandalf da Magneto da olamayacaktım”

X-Men’in Magneto’su ve Yüzüklerin Efendisi’nin Gandalf’ı olan McKellen, bu iki rolü de hiç oynamamış olabileceğini “Görevimiz Tehlike filmi için bir teklif gelmişti; Tom Cruise ile görüşmeye gittim ancak rolü reddetmek durumunda kaldım, zira senaryoyu görmeme izin vermiyorlardı. Filmin çekimleri birkaç nedenden ötürü ertelenip durdu ve eğer rolü kabul etseydim, Gandalf da Magneto da olamayacaktım” diyerek anlatıyor.

FOTO 2

1988’de eşcinsel olduğunu bir radyo programı ile kamuoyuna açıklayan aktör, “queer” bir sanatçı olarak görülme meselesine de değindi. Heteroseksüelliği çok ilginç bir fenomen olarak gördüğünü söyleyen McKellen, kendini tek tip bir rolle sınırlamak istememiş ve cinsel yönelimini açıklarken oyunculuk hayatının bundan etkilenip etkilenmeyeceğinden emin olamamış: “Romeo ve Jülyet’i sahnelerken Jülyet’i gerçekten sevemeyecek oluşumun Romeo’yu oynamamı etkileyeceğini düşünecekler miydi? Mercutio’yu mu oynamak zorunda bırakılacaktım?”

“Magneto’yu değil Profesör X’i haklı buluyorum”

McKellen X-Men serisinde Magneto rolünü neden kabul ettiğini de şöyle anlattı: “Hikâye toplumun rahatsız olduğu bir topluluk olan mutantlarla ilgili. Mutantların herkesten değişik olması argümanı üzerine Profesör X ‘Farklılığımızı kabul ederek birlikte yaşayabiliriz’ derken Magneto ise ‘Biz farklıyız, insanlardan üstünüz; neden onlarla yaşayalım ki?’ diyor… Ben Profesör X gibi düşünüyorum. Zaten her sivil haklar hareketi de buna benzemiyor mu?”

FOTO 3

Aktörün en güncel işlerinden olan bir diğer proje ise “Vicious” adlı bir televizyon dizisi. “İki eşcinsel erkeğin hikâyesi televizyonun en çok izlendiği saatlerde yayında… Bence bu toplum olarak ilerlediğimizi gösteriyor. ‘Vicious’ dizisi insanları aynı anda hem eğitiyor hem de eğlendiriyor.”

“Ölmeden önce Yeni Zelanda’yı ziyaret edeceğinize dair bana söz verin”

Yüzüklerin Efendisi serisinin çekimleri Yeni Zelanda’da yapılmıştı, çekimler için inşa edilen Hobbit evleri hâlâ orada duruyor. Film serisinin Gandalf’ı içinse Yeni Zelanda’nın yeri ayrı: “Çok bilinçli bir topluluk olduklarını düşünüyorum. Özgür ve rahatlar; devlete bağlı seks işçileri var, kadınlara oy verme hakkını tanıyan ilk yer…”
Söyleşinin sonunda izleyicilerin sorularını da yanıtlayan McKellen, bir Shakespeare oyununu daha beyaz perdeye uyarlayacak olsa tercihini IV. Henry’den yana kullanacağını söyledi. Tercihinin nedeni ise oyun boyunca toplumun her kesitinden insanı görebiliyor olmamız: “Seçimim sıkıcı duruyor olabilir ama IV. Henry’de sadece kralı veya aristokrasiyi görmüyoruz, oyunda herkes var; barlardaki insanlar, yaşlılar, kadınlar, ölenler, çocuklar…”

Solda Michael Gambon’ın canlandırdığı Dumbledore; sağda Ian McKellen’ın canlandırdığı Gandalf
Solda Michael Gambon’ın canlandırdığı Dumbledore; sağda Ian McKellen’ın canlandırdığı Gandalf

Eğlenerek anlattığı bir diğer anısı ise Harry Potter serisindeki büyücü Dumbledore’u canlandıran aktör Michael Gambon ile ilgili. Kendisini Dumbledore sanan çok insanla karşılaşınca Gambon’a aynısını yaşayıp yaşamadığını sormaya karar vermiş: “Cevabı ‘Evet’ oldu. Ne yaptığını sordum; ‘Senin adını taklit ederek imza veriyorum, onları bozmuyorum’ dedi.”

FOTO 5

“Canlandırmayı en çok sevdiğim karakter Gandalf”

Karar vermenin çok zor olduğunu düşünse de en sevdiği rolünün Yüzüklerin Efendisi’ndeki Gandalf olduğunu söylüyor ve filmin yönetmenine karakteri daha çok göstermeleri konusunda baskı yaptığını itiraf ediyor: “Uyurken ne giydiğini merak ediyorum. Eşyalarını nereye koyuyor mesela? Çok uzun zaman yaşadı, eminim ilginç bir şeyler biriktirmiştir.”
Söyleşinin ilerleyen zamanlarında da Gandalf’ın meşhur repliğini yanlış söylediğini itiraf ediyor: “Yazar ‘You shall not pass’ değil, ‘You can not pass’ demiş. Ben yanlış hatırlamışım, kimseye söylemeyin.”

“Festivalin açılış töreninde konuşmanızın sansüre uğratıldığından haberiniz var mı?”

36. İstanbul Film Festivali’nin açılış töreninde ödül alan McKellen, konuşmasında “açık bir eşcinsel olarak” ifadelerini kullanmış ancak sözleri çevirmen tarafından çevrilmemişti:
Söyleşide bu durum hakkında ne düşündüğü sorulunca ise yanıtı “Çevirmene gerekli ekipman sağlanmadığı için bunun yaşandığını öğrendim. Bu olayın bir talihsizlik sonucu yaşandığını kabul etmeliyiz ama LGBTİ topluluğunun sansüre uğradığı hakkında da konuşmalıyız. Ancak şu anda da uğramadığım gibi, görüyorsunuz, konuşmalarım sansürlenmiyor” oldu.

“Cinsel kimliğiniz konusunda açık olun”

Söyleşiyi “Oy verin” mesajıyla açan McKellen’ın bir diğer mesajı ise “Cinsel kimliğiniz konusunda açık olun” oldu. Aktör, söyleşinin başlarında cinsel kimliğini açıkça ifade etmeden önce tereddütleri olduğunu söylemesine rağmen şöyle diyor: “Cinsel yönelimi konusunda açık olduğu için pişman olan kimseyi görmedim. Keegan Hirst adlı rugby oyuncusu bir arkadaşım var: Eşcinsel olduğunu söylediğinde insanlar onu alkışladılar ve kariyeri yükselişe geçti. Benim için de aynısı geçerli… Kendini saklama, her şey daha iyi olacak!”

Söyleşinin tamamını buradan izleyebilirsiniz:

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar