Adnan Kaşıkçı: 1970-80’lerin adı skandallarla anılan Suudi silah taciri

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Dünyaca ünlü Suudi silah taciri Adnan Kaşıkçı 81 yaşında Londra’da hayatını kaybetti. 1970’li ve 1980’li yıllarda silah ticaretinden ciddi bir servet elde eden Adnan Kaşıkçı, zenginliği ve lüks yaşamı ile tanınıyordu. Kaşıkçı’nın ölümünü ailesi yaptığı bir açıklamayla duyurdu. Kaşıkçı, bir süredir Parkinson tedavisi görüyordu.

Milyarlarca petro-dolarla desteklenen 1973 Arap-İsrail Savaşı sonrasında Suudi Arabistan ve diğer Arap devletlerinin geniş bir silahlanma programına giriştiğinde, Kaşıkçı, ABD silah endüstrisi ile Arap ülkeleri arasındaki ticari bağlantının ana ismi olmuştu. Yıllar boyunca, Suudi Arabistan’ın silah alımlarının en önemli aracısıydı.

Birkaç kere yasayla ters düşse de hiçbir suçtan hüküm giymeyen Kaşıkçı’nın adı, aralarında İran-Kontra olayı ve Marcos Ailesi’nin Filipinler’den para kaçırma girişimlerinin de bulunduğu bir dizi yüksek profilli skandala karıştı.

Hakkında yazılan biyografilerden birinin başlığı “Dünyanın En Zengin Adamı” idi ve sıklıkla da bu şekilde anılıyordu. Tam olarak bilinmemekle birlikte, 1980’lerin başında servetinin 40 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.

yat
(Kaşıkçı’nın James Bond filminde kullanılan yatı Nabila)

Görgüsüzlüğün ötesinde kaba zevkleriyle bilinen Kaşıkçı’nın, servetinin zirvesinde olduğu dönemde, bir kısmı Avrupa’da bir kısmıysa Ortadoğu’da olmak üzere 12’den fazla büyük mülkü vardı. Bunların arasında Kenya’da bulunan 90 bin hektarlık bir çiftlik ve Manhattan’da Fifth Avenue’deki St Patrick’s Katedrali’nin hemen yanında 16 dairenin birleştirilmesiyla yapılan iki katlı bir rezidans da bulunuyor.

Bir James Bond filminde kullanılan ve sonrasında Donald Trump’a sattığı dünyanın en büyük yatının ve üç tane jetin sahibiydi. Arkadaşları tarafından “A.K.” olarak hitap edilen Kaşıkçı’nın düzenlediği partiler, şampanyanın su gibi aktığı, dünyaca ünlü isimlerin katıldığı ve çok sayıda güzel kadının olduğu partiler olarak biliniyordu.

Bu partilerin sıkı müdavimlerinden İspanya Prensi Alfonso Hohenlohe-Langenburg, “A.K. için hiçbir kural, hiçbir sınır yoktu” diyor.

kaşıkçı karısı
(Adnan Kaşıkçı, eşi Lamiya Kaşıkçı ile birlikte)

Time Dergisi’nin 1987 yılında Kaşıkçı hakkındaki bir makalesinde, yaşam tarzı sebebiyle günde 250 bin dolar harcadığı söyleniyordu. Bu makalenin yayınlanmasından kısa süre sonra Kaşıkçı’nın serveti erimeye başladı. ABD’deki holdingi Triad America iflas etti. Salt Lake City’deki bir otel ve alışveriş kompleksinden oluşan en büyük projesiyse, kendi tabiriyle “nakit akışı problemlerinin kurbanı” oldu.

Sonraki yıllarda sürdürdüğü lüks yaşamının şartları bir nebze kısıtlanan Kaşıkçı, Mr. Kill (Bay Ölüm) olarak bilinen Koreli savaş sanatları uzmanı olan korumasını işten çıkarmak zorunda kalmıştı. Üç evlilik yapan ve bu evliliklerden 6 çocuğu olan Kaşıkçı, son yıllarında verdiği bir röportajda “Neyi yanlış yaptım? Hiçbir şeyi. Etik sebeplerden ötürü etik dışı davrandım” demişti.

[Yukarıdaki bilgiler ABD’li gazeteci Stephen Kinzer’in New York Times’ta çıkan yazısından derlenmiştir.]

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus