Türkiye-Almanya ilişkilerinde gerilim tırmanıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Alman insan hakları aktivisti Peter Steudtner’in “terör örgütüne yardım etmek” suçlamasıyla tutuklanmasının ardından tatilini yarıda kesip başkent Berlin’e dönen Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, görüşmelerini tamamlamasının sonrasında bu sabah bir basın toplantısı düzenledi. “Türkiye politikamızı gözden geçirmemiz gerek” ifadesini kullanan Gabriel, “Türkiye’ye çok sabır gösterdik ancak tango iki kişiliktir” dedi.

Üzerinde konuştuğu her konuda Başbakan Angela Merkel’le mutabık olduklarının altını çizen Gabriel, Türkiye’nin sadece Avrupa Birliği (AB) değil, NATO değerlerinden de uzaklaştığını savundu ve Alman hükümetinin Türkiye’ye karşı yeni adımlar atmayı planladığını ifade etti. Gabriel ayrıca insan hakları aktivisti Peter Steudtner’in tutuklanmasının önceden planlandığını iddia etti. Gabriel, tutuklamanın orantısız olduğunu ve hukuka uygun olmadığını dile getirdi.

“Hukuki güvencenin olmadığı bir ülkede hiç kimseye yatırım yapması tavsiyesi veremeyiz” şeklinde konuşan Dışişleri Bakanı Gabriel, Türkiye’ye yatırım yapacak Alman firmalarına bundan böyle “kredi güvencesi vermeyeceklerini” söyledi. Peter Steudtner’in Türkiye’de yaşadıklarının tüm Alman vatandaşlarının başına gelebileceğini söyleyen Gabriel, seyahat uyarılarını güncellemekten başka çarelerinin kalmadığını ifade etti.

Almanya’dan vatandaşlarına yeni seyahat uyarısı

Nitekim Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’in basın toplantısı yaptığı sırada, Alman Dışişleri Bakanlığı Türkiye’yle ilgili yeni bir seyahat uyarısı yayınladı. Açıklamada; kısa süreli dahi olsa Türkiye’ye seyahat edecek Alman vatandaşları dikkatli olmaları ve Alman elçilikleriyle irtibat halinde kalmaları konusunda uyarıldı.

Karşılıklı açıklamalarla tansiyon yükseldi

İnsan hakları aktivisti Steudtner’in İstanbul Büyükada’da gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkiler bir kez daha gerilmişti. Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın görüşmelerde bulunmak üzere Alman Dışişleri Bakanlığı’na çağrılırken, Alman hükümeti sözcüsü Steffen Seibert de “Türkiye’ye yönelik mali yardımların gözden geçirilebileceğinden” söz etmişti. Alman makamlarından gelen açıklamalar Türk tarafından tepkiyle karşılanmış ve Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama yayınlamıştı. Açıklamada; söz konusu ifadelerin “diplomatik nezaketsizlik örneği olduğu” ve “haddini aşan ifadeler kullanıldığı” belirtilmişti.

Alman siyasetçiler hemfikir: “Tutuklu Alman vatandaşları rehine olarak kullanılıyor”

Diğer taraftan, Almanya’da muhalefet temsilcisi siyasiler Türkiye’de tutuklu bulunan Alman vatandaşlarının “rehine” olarak kullanıldığı konusunda benzer ifadeler kullandı. Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre; Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkanı Martin Schulz, Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir ve Sol Parti milletvekili Sevim Dağdelen, söz konusu tutuklamaların “hesaplı” olarak yapıldığını ve tutuklanan kişilerin iki ülke arası ilişkilerdeki pazarlıklarda “rehine” olarak kullanılmak istendiğini ifade ettiler. Muhalefet temsilcileri ayrıca, Başbakan Merkel’i Türkiye’ye karşı fazlasıyla “yumuşak” bir politika gütmekle suçladı. Muhalefetin yanında, Almanya Adalet Bakanı Heiko Maas da, “hükümetin Türkiye politikasının sertleşmesi gerektiği” yönünde bir açıklama yapmıştı.

Alman gazetelerinde Türkiye’yle ilgili iki farklı iddia

Öte yandan Bild gazetesinde yer alan ve adı açıklanmayan dışişleri kaynaklarına dayandırılan bir haberde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Alman muhataplarına, darbe girişimi sonrası Almanya’dan sığınma isteyen iki eski generalin iade edilmesi karşılığında, tutuklu Alman vatandaşı gazeteci Deniz Yücel’in serbest bırakılmasını teklif ettiği ileri sürüldü. Aynı haberde, söz konusu teklifin Alman Dışişleri Bakanlığı tarafından reddedildiğine yer verildi.

Bir diğer Alman gazetesi Die Zeit ise, Türkiye’nin Almanya’ya terör örgütlerine maddi destek sağlayan Alman firmalarının listesini verdiğinin iddia edildiği bir haber yayınladı. Habere göre listede döner büfelerinden, Daimler gibi dev şirketlere kadar 68 kişi ve firma bulunuyor. Yine aynı haberde, iletilen liste ve taleplerin Alman makamları tarafından “gülünç” bulunduğu iddiası da yer aldı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus