WTA’nın kurucusu Billie Jean King: Amerika Açık finalinde Serena Williams’a yapılan cinsiyetçiliktir

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Geçen hafta sonu düzenlenen final maçlarıyla sona eren Amerika Açık Tenis Turnuvası’nda kadınlar finaline Serena Williams’ın hakemle yaşadığı tartışma damgasını vurdu. William’ın, locasında oturan koçu Patrick Mouratoglou’ndan el işaretleriyle taktik aldığı gerekçesiyle ceza alması, sporda cinsiyetçilik tartışmalarına bir yenisini daha eklemiş oldu. Kadınlar Tenis Birliği (WTA)’nin kurucusu, eski dünya 1 numarası Billie Jean King konuyla ilgili Washington Post için bir makale kaleme aldı. Özetle aktarıyoruz:

Cumartesi akşamı düzenlenen kadınlar finalinde, bir Grand Slam’de ilk kez finale yükselen Naomi Osaka ile belki de tüm zamanların en iyi kadın tenisçisi Serena Williams karşı karşıya geldi. Osaka müthiş bir oyunla, kupayı kazanmayı hak etti. Fakat birçokları bu finali Osaka’nın kazandığı ilk Grand Slam kupasıyla değil, artık çok eskimiş ve istismara açık bir tenis kuralının uygulanmasıyla hatırlayacak.

Serena Williams final maçında hakem ile tartışırken

Kural, tenisçilerin maç esnasında tribünlerle ve özellikle koçlarıyla taktiksel amaçla iletişim kurmamaları gerektiği. Final maçında, sandalye hakemi Carlos Ramos, Williams’ı bu kuralı ihlal ettiği gerekçesiyle cezalandırdı. Peki, hayatın ve tenisin her noktasında var olan “koçluk”, maç esnasında neden yasaklanıyor!

Hakem Ramos, bu eski kuralı uygulayış biçimiyle aslında maça kendisini dahil etmiş oldu. İki oyuncunun da kaybedecek çok şeyi olduğu bir anda Ramos, takdir yetkisini kullanıp maçı kontrol altında tutmaktansa, maça karışmayı tercih etti.

Peki Ramos, Williams’a erkek tenisçilere davranıldığından farklı mı davrandı? Bence evet. Kadınlara hayatın birçok alanında farklı davranılıyor, özellikle siyah kadınlara. Hakem bu hareketiyle yaşadığı haksızlığa karşı çıkan bir kadını, bu karşı duruşundan dolayı kuralları bahane ederek cezalandırmış oldu. Ben de kariyerimde benzer olaylar yaşadım. Bir keresinde protesto amacıyla kortu terk etmiştim. Bugünden bakınca en gururlu anlarım olmasa da, kendimi en güçlü hissettiğim anlardan biriydi. Bunun için Williams’ı çok iyi anlıyorum. Umuyorum ki Cumartesi günkü maçı izleyen tüm kadınlar da doğru olduğuna inandığı şeyler için gerektiğinde isyan etmeleri gerektiğini anlamışlardır.

Maç sonunda finalist Serena Williams, ilk kez bir Grand Slam kazana Naomi Osaka ile

Biz kadınlara mükemmel olmamız gerektiği öğretilir. Fakat elbette ki mükemmel değiliz ve bu standartla yargılanmamamız gerekir. Bizim de duygularımız ve sinirlerimiz var. Kritik bir anda yaşananlara sert tepki verdiğimizde, çoğu zaman kendimizi kaybettiğimiz eleştirisi alıyoruz. Bu artık son bulmalı! Evet Williams sert tepkiler verdi, çünkü hakem Ramos’un onu sadece kurallara uygun bir biçimde cezalandırmadığını aynı zamanda onun profesyonelliğine saldırdığını hissetmişti. Serena, gerçek karakterini ise maç sonunda kupa töreninde gösterdi. Büyük bir tevazu ile spot ışıklarını ilk Grand Slam’ini kazanan Osaka’ya yönlendirdi. Bunu yapmak zorunda değildi ama yaptı. Çünkü o böyle biri ve bu da yapılması gereken doğru şeydi.

Serena bir şampiyon ve şimdiye kadar olduğu gibi çok zor şeyleri başarmaya devam edecek. Onun da fikrini söylemeye ve adaletsizliğe karşı gelmeye hakkı var!

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus