Fatih Çarşamba’da büyük vurgun: 20 yıllık güven 500 kilo altınla sır oldu

İSTANBUL (Medyascope) – İstanbul Fatih’te 20 yıldır faaliyet gösteren Altıneller Kuyumculuk’un sahibi olduğu öne sürülen Mehmet Y.’nin yaklaşık 500 kilogram altınla ortadan kaybolduğu iddiası, yüzlerce kişiyi mağdur etti. Çarşamba semtinde büyük yankı uyandıran olayda, milyonlarca liralık birikimlerini kuyumcuya emanet eden vatandaşlar yasal süreç başlatmaya hazırlanıyor.

Fatih Çarşamba’da büyük vurgun
Fatih Çarşamba’da büyük vurgun: 20 yıllık güven 500 kilo altınla sır oldu

İstanbul’un en eski semtlerinden Fatih’in Çarşamba semtinde bugünlerde sessiz ama derinden bir mağduriyet yaşanıyor. Atikali Mahallesi, Darüşşafaka Caddesi sakinleri, tam 20 yıldır alın terlerini, çeyizlerini ve gelecek umutlarını gözü kapalı emanet ettikleri Altıneller Kuyumculuk‘un kapalı kepenkleri önünde çaresizce bekliyor. İşletme yetkilisi Mehmet Y., iddialara göre arkasında yüzlerce mağdur bırakarak yaklaşık 500 kilogram altınla sırra kadem bastı. 

Üç gündür (0212) 523…… numaralı telefondan sadece cevapsız çalan bir sessizlik duyulurken, mahallelinin yüreğindeki 20 yıllık güven enkaz altında kaldı.

Bir semtin alın teri kepenklerin ardında

Bu sıradan bir iflas veya dolandırıcılık hikayesi değil; bu, dini hassasiyetleri yüksek, iyi niyetli insanların inançları üzerinden vurulduğu büyük bir yıkımın tablosu. Dükkânın önünde bekleyen kalabalığın içinde her kesimden insan var. Bir yanda, dişinden tırnağından artırarak biriktirdiği 2,5 milyon TL’sini bir “emanetçi” hassasiyetiyle Mehmet Y.’ye teslim eden yaşlı bir teyzenin titreyen elleri; diğer yanda hayatının birikimi olan 5 milyon TL’yi kaybeden bir ailenin yaşlı gözleri…

Belki de en dramatik olanı, Yavuz Selim İlkokulu’nun köşesinde, sırtında taşıdığı tonlarca yükün karşılığında aldığı üç beş kuruşu “güvenilir bir kapı” diyerek buraya yatıran hamalların yaşadığı tarifsiz yıkım. O nasırlı ellerin emeği, şimdi nerede olduğu bilinmeyen kilolarca altının içinde eriyip gitti.

“Sevgili ihvan kardeşlerim…”

Olayın patlak vermesinden hemen önce, Mehmet Y.’nin kendisine parasını emanet edenlerin baskıları sonucu bazı ödemeler yaptığı, ancak bu son ödemelerde ayarı düşük altınlar kullanarak kaçışını finanse ettiği iddiaları mahallede dilden dile dolaşıyor.

Kaçışın ardından mağdurların WhatsApp ekranlarına düşen o son mesaj ise, mağdurları yeniden umutlandırdı ama bu daha çok sahte bir umuda benziyor.

“Sevgili ihvan kardeşlerim, ben kimsenin parasını yemem, ben sizin paranızı en kısa sürede ödeyeceğim.”

Elbette belki de zaman kazanmak için atıldığı şüphesini uyandıran bu mesaj, geride kalanların yüreğindeki ateşi söndürmeye yetmedi.

Zenginden fakire, vakıflardan karanlık sokaklara uzanan ağ

Vurgunun boyutu, sadece mahalledeki garibanın cebini değil, Çarşamba’nın en muktedir isimlerini de sarsmış durumda. Cemaatin zenginlerinden, inşaat ve emlak devlerinden, halk arasında “Fatih’in yarısı onundur” denilen İhsan Kaya’nın da milyonlarını bu kuyumcuya kaptıranlar listesinde başı çektiği belirtiliyor.

Öte yandan, madalyonun çok daha başka bir yüzü var. İddialara göre, Draman sokaklarında zehir tacirliği yapan torbacılar bile, elde ettikleri kirli parayı aklamak ve “güvenli” bir limanda tutmak için Altıneller Kuyumculuk’u bir banka gibi kullanıyordu. İnsanların alın teri ile karanlık sokakların kirli parası, Mehmet Y.’nin kasasında birbirine karıştı ve aynı anda buharlaştı.

İsmailağa’da çatırdayan sütunlar ve ekonomik çıkmaz

Bu devasa vurgun, aslında bölgedeki daha büyük bir sosyolojik ve ekonomik kırılmanın da dışa vurumu. Altıneller Kuyumculuk mağdurları arasında sadece şahıslar yok. İsmailağa Cemaati derneklerinin çatı kuruluşu olan İDDEF (İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu) ve Erenler Vakfı gibi büyük kurumların da kasalarındaki emanetleri Mehmet Y.’ye teslim ettiği iddialar arasında.

Bu durum, halihazırda ekonomik bir daralma yaşayan İsmailağa Cemaati içindeki krizi daha da derinleştiriyor. Mahmut Efendi’nin vefatının ardından cemaat içinde ciddi bir “kan kaybı” yaşandığı, bağışların bıçak gibi kesildiği ve hocalar arası rekabetin kızıştığı bir sır değil. Hatta ekonomik sıkıntılar nedeniyle medreselerde görev yapan bazı hocaların işten çıkarıldığı bir dönemde, vakıf paralarının bu şekilde buharlaşması, cemaat içindeki fay hatlarını geri dönülmez şekilde kırabilir.

Henüz karakol veya savcılık kapılarında resmi kuyruklar oluşmasa da mahalleli büyük bir öfke ve hayal kırıklığı içinde yasal süreci başlatmaya hazırlanıyor.

Fatih Çarşamba’da büyük vurgun: 20 yıllık güven 500 kilo altınla sır oldu

Nitekim Şikayetvar.com’ yapılan bir başvuru da şimdiye kadar suskun kalan mağdurların eli kolu bağlı beklemeyeceğinin bir işareti olarak görülebilir..

İlgili sitede mağduriyetini dillendiren Abdülkadir isimli yurttaş, şunları ifade etmiş: 

“İstanbul Fatih, atikali Mahallesi darüşşafaka Caddesi no:** çarşamba adresinde ‘altıneller kuyumculuk’ adıyla faaliyet gösteren ve yetkilisinin m** y**olduğu bilinen iş yerine yaklaşık 20 yıldır güven ilişkisine dayanarak nakit ve altın birikimlerimizi emanet etmekteydik. Ancak bu işletme yaklaşık 3 gündür dükkanını tamamen kapatmış durumdadır ve ortada hiçbir yetkili bulunmamaktadır.

İşletmenin telefon numarası olan (0212) 523 ** üzerinden de hiçbir şekilde muhataba ulaşılamamakta, aramalarımız yanıtsız kalmaktadır. Çevredeki dindar ve iyi niyetli insanların inanç ve güven duyguları yok sayarak ciddi bir mağduriyet oluşturulmuştur. Bizim ailece bir miktar emanetimiz bulunmakla birlikte, sadece yakın çevremizden teyzemizin yaklaşık 2,5 milyon tl, bir tanıdığımızın ise yaklaşık 5 milyon tl tutarında nakit ve/veya altın emanetinin olduğu bilinmektedir. Mahallede ve çevrede benzer şekilde mağdur olan çok sayıda kişinin daha bulunduğu tahmin edilmektedir.

Yaklaşık 20 yıldır süren güven ilişkisini kullanarak insanların emeklerini ve birikimlerini alıp dükkanı kapatarak ortadan kaybolan bu işletme ve yetkilisi hakkında, bölgemizde büyük bir endişe ve hayal kırıklığı yaşanmaktadır. Henüz karakol veya savcılık gibi resmi makamlara bireysel başvurumuzu yapmadıysak da, bu süreci başlatmak üzere hazırlık içindeyiz.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş