İnsan Hakları İzleme Örgütü: Hem Filistin Yönetimi hem de Hamas, muhaliflerine işkence uyguluyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

New York merkezli sivil toplum kuruluşu İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 23 Ekim’de yayınladığı rapora göre, hem Filistin Yönetimi hem de Hamas, muhalif sesleri susturmak ve aktivistleri ezmek için keyfi tutuklamayı ve işkenceyi bir araç olarak kullanıyor.

Batı Şeria’da ve Gazze’de gözaltına alınanların güvenlik güçleri tarafından tehdit edildiğini, kötü muameleye maruz kaldığını ve saatlerce uygunsuz pozisyonlarda bekletildiğini iddia eden rapor, İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından iki yıllık bir soruşturmanın sonucunda yayınlandı. Bu rapor için 86 dava üzerinde çalışan uzmanlar, iddialarını, STK temsilcileri, doktorlar ve çoğu daha önce gözaltına alınmış sivillerden oluşan 140’tan fazla tanığın ifadelerine, fotoğraf ve video kayıtlarına, tıbbi raporlara ve resmi mahkeme belgelerine dayandırıyor.

Hamas güvenlik güçleri, Mart 2018’de Gazze’de operasyon düzenliyor. Hhalil Hamra/Associated Press

Rapora göre, El-Fetih liderliğindeki Filistin Yönetimi ile Hamas arasındaki çatışmaların yoğun olarak yaşandığı Gazze ve Batı Şeria’da, “mezhep çatışmalarına yol açmak” ya da “üst düzey yetkililere hakaret etmek” gibi gerekçelerle muhalif faaliyetleri suç haline getiren yasalarla eleştiri yapanlar cezalandırılıyor ve olası aktivizm hareketleri engelleniyor. Sosyal medya platformlarında görüş beyan etmek, üniversitelerdeki öğrenci gruplarına üye olmak, gösteri ve yürüyüşlere katılmak, günler ve haftalarca gözaltında tutulmaya yol açabiliyor.

Filistin Yönetimi ve Hamas tarafından uygulanan işkencelerin, uzun yıllar boyunca sistematik olarak devam ettiği düşünüldüğünde “insanlık suçu” olarak nitelendirilebileceğini ve Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanabileceğini ifade eden İnsan Hakları izleme Örgütü, bu türden suçlar söz konusu olduğunda yardımlarını askıya alan ülkelere de çağrıda bulunuyor.

New York Times’ta yer alan habere göre, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporunun yayınlanmasının ardından, Filistin Yönetimi ve Hamas’ın güvenlik güçleri sözcüleri açıklamalarda bulundu. Yasalara uygun hareket ettiklerini iddia ederek söz konusu raporu önyargılı ve yanlış olarak değerlendiren sözcüler, suistimallerin yalnızca faillerin sorumlu olduğu istisnai durumlarda gerçekleştiğini ifade etti. Şu ana kadar 220 Filistinlinin sosyal medya paylaşımları sebebiyle gözaltına alındığını belirten Filistin Yönetimi, bu kişilerin “eleştiri ve ifade özgürlüğünün” sınırlarını ihlal ettiğini ve paylaştıkları mesajlarla “vatandaşların hayatlarını tehlikeye attığını” gerekçe gösterdi.

Ramallah’ta düzenlenen basın toplantısında konuşan İnsan Hakları İzleme Örgütü Başkan Yardımcısı Tom Porteous ise Filistin Yönetimi ve Hamas’ın iddialarının topladıkları kanıtlarla çeliştiğini belirtti. Oslo Barış Anlaşması’ndan 25 yıl sonra Filistin makamlarının Batı Şeria ve Gazze’de sınırlı hakimiyet elde ettiklerini ama özerklik kazandıkları alanlarda insan hakları ihlallerine zemin hazırlayan paralel polis devletleri geliştirdiklerini ifade etti.

Rapora göre, Batı Şeria ve Gazze’de şu an için keyfi tutuklama, aşırı güç kullanımı, kötü muamele ve işkencelere dair hesap verilebilir bir mecra bulunmuyor. Filistin’in Aralık 2017’de İşkenceyle Mücadele Sözleşmesi’ne katıldıktan sonra daha fazla denetime tabi tutulmasına, vatandaşların ve insan hakları örgütlerinin yüzlerce şikayetine rağmen, sorumlulara karşı herhangi bir yatırım uygulanmıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 159 sayfalık raporunda, Batı Şeria ve Gazze’deki uygulamalar arasında bazı farklılıklar görmek mümkün. Ancak her iki yerde de sonuç, ifade ve faaliyet alanlarının gittikçe kısıtlandığı yönünde.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus