Irak’ta Şii yayılması IŞİD’i yeniden canlandıracak mı?

Washington Post’ta yer alan habere göre, IŞİD’in elinden kurtarılan çok sayıda Sünni bölgesi, Irak’taki büyük ve iyi silahlanmış Şii milis grupları tarafından yönetiliyor. Korkulan ise yerel halk arasındaki rahatsızlığın IŞİD’e desteği yeniden alevlendirmesi.

Geçen yıl parlamentodaki koltukların üçte birini kazanan, bazıları İran destekli Şii milis grupları, Irak’ta şimdiye dek görülmemiş bir askeri ve siyasi güce sahip. Iraklı siyasetçiler, Sünni halk ve ABD’li yetkililer, Şiilerin yaratacağı bir paralel devletin üç yıl önce olduğu gibi, Sünniler arasında Şiilere karşı yeniden bir rahatsızlığa yol açmasından endişeli.

Haraç ve müsadere iddiaları

Şii milisler, Şiiliğin kutsal mekanlarını IŞİD’den kurtarmak için başlattıkları savaşın her aşamasında adım adım daha güçlü savaşçılar haline geldi. 150 bin savaşçıyı silah altında bulunduran 50 milis örgütü, Halk Seferberliği Gücü ismi altında bir araya gelerek yasal statüye kavuştu. Halihazırda bu güçler Anbar, Selahattin ve Ninova gibi Sünni yoğunluklu eyaletlerde seferberlik noktaları, siyasi bürolar ve mal taşıyan kamyonlardan para toplamak için kontrol noktaları kurdu. Hatta Iraklı ve ABD’li yetkililere göre bazı milisler, haraç kesme gibi mafyatik faaliyetlere bulaşmış durumda.

Bu gruplar üzerine çalışan analistlere göre, hâlâ 1,8 milyon Sünninin evlerine dönmeyi beklediği Irak’ta Şii milisler, savaş bittikten sonra hangi Sünni ailelerin evlerine dönebileceğine de karar veriyor. Hatta bazı kasabalarda IŞİD’e destek verdikleri iddiasıyla bazı ailelerin malları elinden alınıyor. Bu tür uygulamalar yüzünden, Diyala ve Hilla gibi Sünni ve Şiilerin bir arada yaşadığı bölgelerin nüfus yapısında değişiklikler oldu.

Merkezi hükümet milislerin faaliyetlerini sınırlamaya çalışsa da, güçlü milis liderleri kendilerinin Irak’ın ulusal güvenliği için gerekli olduğunu iddia ederek buna direniyor. Milis grupları bununla beraber, aksi takdirde durgun Irak ekonomisinde zor durumda kalacak binlerce Şii’ye iş olanakları sağlıyor.

“Irak’tan çok İran’a bağlılar”

Irak yasalarına göre Halk Seferberliği Gücü, Irak Silahlı Kuvvetleri’nden ve polisten bağımsız bir birim olarak başbakanlığın yetkisi altında. Onları dizginlemeye pek niyetli olmayan Irak’ın yeni Başbakanı Adil Abdül Mehdi, selefi Haydar el-Abadi’nin vermemekte direttiği birtakım tavizleri milislere verdi. Milis maaşlarını asker ve polis maaşlarıyla eşitleyen Abdül Mehdi, milislere ayrılan bütçeyi de ikiye katlayarak 2 milyar dolara yükseltti.

ABD destekli Irak Terörle Mücadele Servisi’nde kıdemli bir komutan, Abdül Mehdi’nin hareketlerinin Irak’ın ulusal güvenliğini baltalarken, milisleri cesaretlendirdiğini söyledi. Milis liderliği ile ilişkilerini korumak için ismini vermeyen komutan, Halk Seferberliği Gücü birliklerinin sıradan Irak kuvvetleri kadar iyi eğitilmediğini, sınırları korumak ve şehirlerde asayişi sağlamak için donanımlı olmadıklarını belirtti. Komutan ayrıca, Irak’taki en güçlü milis örgütlerinin Irak merkezi hükümetinden çok İran’a bağlı olduklarını da söyleyerek milisleri kimsenin kontrol edemeyeceğini sözlerine ekledi.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar