Almanya’da Bertelsmann Vakfı tarafından yapılan araştırma, Alman toplumunda dini inanışlara toleransın arttığını ancak İslam’a yönelik bakış açısının sertleştiğini ortaya koydu. Almanya’da İslam’a bakış açısı zamanla daha da olumsuzlaşıyor. Geçtiğimiz gün açıklanan araştırmaya göre, her iki Alman’dan biri İslam’ı tehdit olarak görüyor.
Almanya’da İslam’a bakış açısı
Araştırma, vakfın “Din Gözlemi” programı kapsamında “Dünya görüşü çeşitliliği ve demokrasi” başlığı ile gerçekleştirildi. Araştırma için görüşülen insanların yüzde 87’si farklı dünya görüşlerine hoşgörülü olduğunu söylese de her iki kişiden biri İslam’ı tehdit olarak gördüğünü belirtti. Araştırmanın sonuçlarına göre ülkenin doğusunda İslam karşıtlığı daha yaygın: Almanya’nın batısında yaşayanlar arasında İslam’ı tehdit olarak görenlerin oranının yüzde 50 iken, doğuda bu oran yüzde 57. Üstelik doğuda yaşayanların yüzde 30’u ve batıda yaşayanların yüzde 16’si Müslüman komşu da istemiyor.

Araştırmaya göre, her iki kişiden biri göç sebebiyle dini çeşitliliğin artmasını bir zenginlik olduğunu düşünse de bu olumlu yaklaşımın İslam’ı dışlıyor. Sadece üç kişiden biri İslam’ın toplumu zenginleştirdiğini düşünüyor.
Araştırmanın direktörü Yasemin El-Menouar, Alman toplumunda İslam’ın bir dinden ziyade siyasi bir görüş olarak değerlendirildiğinin, bu sebeple dini hoşgörü kapsamının dışında tutulduğunu söylüyor. Medyadaki İslam ile ilgili olumsuz haberlerin, toplumda İslam hakkındaki olumsuz yargıların oluşmasına katkıda bulunduğunu ifade etti.
- Alman medyasında Fethullah Gülen hakkındaki fikir dönüşümü
- Müslümanlar neden geri kaldı? Prof. Ahmet Kuru ile söyleşi
- Trump’ın “Sıfır Hoşgörü” politikasına tepkiler devam ediyor: “Durum insanlık dışı”
- Hamid Dabashi: “İstanbul Geçmişimizdi, İstanbul Geleceğimiz”
- Melania Trump eşinin göçmen politikasına kafa tuttu: “ABD kalple yönetilmeli”
El-Menouar, araştırmada İslam’a yönelik gözlemlenen olumsuz toplumsal tavrın İslam düşmanlığı olarak tanımlanmamasını, tavrın bir önyargı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, İslam’a karşı önyargı bildiren bireylerin sayısı azımsanmayacak kadar olsa da, bu bireylerin arasından sadece yüzde 13’lük bir kesimin İslam karşıtı siyasi talepleri olduğunu belirtti. Bu taleplerin arasında en sık rastlanılanın ülkeye Müslüman göçünün engellenmesi olduğunu açıklayan El-Menouar, İslam karşıtı siyasi tutumlara önceki yıllara göre daha az rastlandığını ifade etti. Bertelsmann Vakfı’nın 2017’de yaptığı araştırmada da bu ve benzeri siyasi tutumları olanların oranı yüzde 20 iken, bu seneki araştırmanın verilerine göre yüzde 13’e gerilemiş.








