Meral Akşener’den Erdoğan’a: “ABD’ye gittiğinde o mektubu suratlarına çarp”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle: 

“İki gün önce cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’i özlemle, şükranla, saygıyla bir kez daha andık. Büyük bir Türk milliyetçisini, 81 yıl sonra bir kez daha rahmetle ve saygıyla andık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ortak değerimizdir. Sayın Erdoğan ve Diyanet İşleri kendisine bir fatihayı çok görseler bile bu ülkenin has evlatları onu hayırla anmaktan vazgeçmeyecek.” 

“Osmanlı da bizim cumhuriyet de bizim”

“Memlekette işler yine kötü. Bu nedenle Sayın Erdoğan 10 Kasım konuşmasında cumhuriyet ile Osmanlı’yı karşı karşıya koymaya gayret etti. İnsanımızı birbirine düşürmeye çalışmaktan bıkmadın mı? Osmanlı da bizim cumhuriyet de bizim.”

13 Kasım’da dostum dediğin Trump’la görüşmeye gidiyorsun. Cebine koy da git o mektubu suratlarına çarp. Oturduğun koltuğu sana bahşeden o beğenmediğin cumhuriyetin milletimize verdiği haktır.”

“Petrol aramaya gemi gönderiyormuşuz, bulursak yaşayacakmışız” 

“Geçen hafta İstanbul ve Antalya’da istikbalden umudunu kesmiş vatandaşlarımızın intiharı yüreklerimizi dağladı. Damat beyin kendisine göre, ekonomide işler iyi gitmiyor diyenler de bir nevi teröristmiş. Tek bir vatandaşımızı, işçimizi, çalışanımızı, akademisyenimizi, kalan az sayıda gazetecimizi gerçekleri dile getiriyor diye ‘terörist’ ilan eden bu nobranlığa geçit vermeyeceğiz. Ya bir yol bulun ya da yoldan çekilin. Pırıl pırıl aileler yok oluyor, ocaklar sönüyor. İnsana ölmek yaşamaktan daha cazip gelebilir mi?” 

“2001 krizinden sonra iktidar neden değişmiş, onu bir öğrenin. Millet sizi o krizi bir daha yaşatmayın diye o koltuğa oturttu. 17 yıl sonra 2001 yılına geri döndürdüler. İsraf içinde sefa sürmeyi bırakın, işinizi yapın.”

“Damat bey haddini bil haddini. Kayınpeder torpiliyle oturduğun o makamı yeteri kadar yeteri kadar işgal ettin. Bundan sonra milletimize terörist demek senin haddin değildir. Haddini bil damat! Çarşıda pazarda etiketlerde canın yanınca neler oluyor diye soran vatandaşıma ‘terörist’ diyemezsin. Tencereyi kaynatamıyorum, yarım kilo kıymayla dört çeşit yemek yapıp kahrolan analara terörist diyemezsin.”

“Damat bey ay sonunu getiremiyor vatandaş. Dalgacıların şahı da ekonominin başında oturuyor, damat bey. Geçen gün damat beye sokakta soruyorlar ne olacak bu halimiz. O da diyor ki ‘Petrol araştırsın diye gemiler gönderdik. Hele bir şu petrolü bulalım siz Türkiye’yi o zaman görün’ diyor. Gel de Nasrettin Hoca’yı anma. Karikatür karakterine ekonomiyi teslim ederseniz olacak budur. Petrol aramaya gemi gönderiyormuş, bulursak yaşayacakmışız. Geçen sene ‘Berat harikalar diyarında’ filmini izlemiştik böyle giderse seneye de Titanik’le kapanışı yapar artık.”

“Boşanmanın yükü ağırlıklı olarak kadının üstündedir”

“Alman kadınları bilimden sanayiye her alanda ülkelerinin gelişmesine katkı sağlarken bizim kadınlarımız hayata tutunabilmek için mücadele ediyorlar. Önlerine konulan bariyerlerle uğraşıyorlar. Türkiye’nin kadınları genç ama hayalleri yaşlı. Kızlarımızın en büyük hayali evlenebilmek. Evlenenlerin ise ailesi dağılıyor. Boşanan çiftlerin sayısı 2018 yılında yüzde 11 artmış. Ruhu yaşlanmış umutsuz kadınlar ülkesi Türkiye. Türkiye’de boşanmanın asıl mağduru kadınlardır. Boşanmış kadınlar hem ekmeğinin peşinde hem çocuklarının geleceği için didinirler. Boşanmanın yükü ağırlıklı olarak kadının üstündedir. Boşanmaların özellikle ekonomik mağduru olan kadınların hak ve hukukuna dikkat edin. Güçlü Türkiye, güçlü kadınlarla mümkündür.” 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus