Akşener’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a: “Yandaşlara akıttığın milyonlara rağmen batmayan bütçe, millete para akıtınca mı batacak?”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Akşener’in konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

“Sen gittin, yine boynumuzu büktün”

“Milli olabilmek için yüreğin millet için atması gerekir. Milleti unutan milletin onurunu da unutur. Bu aziz milletin cumhurbaşkanı gider, dünyanın öbür ucunda 3-5 senatöre ifade verir. İstediği ve hakkı olan hiçbir şeyi alamadığı halde bir FETÖ’cüyü serbest bırakır. Başını öne eğip geri döner. Sayın Erdoğan, bu millet sana ‘Git ve gereğini yap’ dedi. ‘Git ve milli güvenliğimizin ihtiyaçlarını al ve gel’ dedi. Sen gittin, yine boynumuzu büktün. (Nihal) Atsız’ın dizeleri hislerimize tercüman oluyor. ‘Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü, bin cihana değişmem bu öksüz Türklüğüm’ü’.”

Erdoğan’a: “ABD’den Türkiye’ye neden bu kadar mutlu döndün?”

“Sayın Erdoğan F-35 ve S-400 krizlerini aşmaya gitti. Aşabildi mi? Hayır. Suriye’de verilen sözlerin tutulması için gitti. Tatmin edici bir şey alabildi mi? Hayır alamadı. İstediği hiçbir şeyi alamadığı halde Sayın Erdoğan niçin Türkiye’ye bu kadar mutlu döndü? Buradan Sayın Erdoğan’a soruyorum: Milletimizin bekası için mi, şahsi bekan için mi gittin kardeşim? Hiçbir şey alamamışken, milletin hakkını savunamamışken neden bu kadar mutlusun?

“Nedir bu Trabzon ile alıp veremediğiniz?”

ABD’de bunlar olurken içeride saçmalayan AKP kadrolarının cüretine bakın, AKP’li bir belediye başkanı Trabzonlu bir kardeşimize ‘Sizi biz Müslüman yaptık’ dedi. Nedir bu Trabzon ile alıp veremediğiniz? 31 Mart’a giderken Ekrem İmamoğlu’na Pontus benzetmesi yapmaktan utanmadınız. Şimdi de ‘Sizi biz Müslüman yaptık’ diyorsunuz. Siz kimsiniz? Ağzından çıkanı kulağın duysun, haddini bil haddini, cahil adam! Sultan Süleyman’ın doğduğu topraklardan bahsediyorsun. Tarihine ve milletine yabancılaşmış bir kadrodan millete fayda gelmez.”

Rabia Naz davası: “Geciken adalet, adalet değildir”

“Rabia Naz’ın anası ve babası adalet arıyor. Adalet, olaydan 1,5 yıl sonra doku örneği istiyor… Bir baba, bir anne adalet geciktikçe isyan ediyor. Duyan var mı? Yok. Evladını kaybetmiş bir babanın önce vicdanımızda dokunulmazlığı olacak. Analar, babalar konuşacak. Siz de başınızı öne eğip dinleyeceksiniz. 1,5 yıl geçmiş, bir arpa boyu yol alınamamış. İddialar yenilir yutulur gibi değil. Rabia Naz’ın babası adalet istedi mi vermezler. Adalet, oyuncak değildir. Oyun hamuru gibi şekil veremezsiniz. Geciken adalet, adalet değildir.” 

“12 bin yıl hiçbir insanın aklına gelmedi, 12 bin yıl sonra gölün dibi göründü”

12 bin yıllık gölü kuruttular. Adı üstünde Dipsiz Göl. Ama bunlar define peşinde olunca dibini buldular. O göl, kaç medeniyet gördü, yaşadı. 12 bin yıl hiçbir insanın aklına gelmedi, 12 bin yıl sonra gölün dibi göründü. 11 Kasım günü şov yapıp ‘Milyon ağaç diktik’ dediler. Aynı gün para bulmak için insanlık tarihinin güzelim mirasını yıktılar. Bunların fıtratı, karakteri bu.

Saray yancısına her türlü imkan sağlanırken gençlerimize ‘Olsa dükkan senin’ deniyor”

“Bu iktidar asıl anaların, babaların, gençlerin umutlarını kuruttu. Her üç gencimizden biri işsiz. Sayın Erdoğan’ın Türkiyesi’nin elinin tersiyle ittiği işsizlerimiz… Ankara’nın nüfusundan fazla gencimiz ne okuyor ne de çalışıyor. Seçilmiş bir grup saray yancısına her türlü imkan sağlanırken, gençlerimize ‘Olsa dükkan senin’ deniyor. Sayın Erdoğan, EYT’lilere ‘O yaşta emekli olunmaz, İskandinav ülkeleri bu yüzden battı’ dedi. Devletin hazinesini teslim ettiğiniz insanlar utanmadan yalan söyleyip aklımızla alay ediyor. Yandaşlara akıttığın milyonlara rağmen batmayan bütçe millete para akıtınca mı batacak? Battı dediği Norveç’te kişi başına milli gelir 77 bin dolar, Danimarka’da 56 bin dolar, İsveç’de 54 bin dolar. Sayın Erdoğan’ın ve damadının uçtu dediği Türkiye’nin kişi başına milli geliri 8 bin 857 dolar. Battı dediği Norveç’in vatandaşı, benim milletimden 10 kat daha zengin. Damat beyin çöktüğü Merkez Bankası’nın nakit akçesini saymazsak bütçenin 100 milyar lira borcu var.

Bu kadar kötü bir tablodan bile çıkış yok değil. Yeter ki niyet, vizyon olsun. Türkiye’nin gücü ve imkanları var. Milletin parasını millete harcarsanız işler düzelir. Geçilmeyen köprü, gidilmeyen yol, uçulmayan havalimanları için israf edilen milyarlarca lirayı milletimiz için harcarsanız bu girdaptan çıkılır.

“Bir ülkede gençler, büyüklerden farklı düşünüyorsa o zaman umut var demektir”

Aranızda ben dahil, pek çoğumuz orta ya da ortanın altında ekonomik düzeyi olan ailelerden geliyoruz. Eğer o beğenmedikleri cumhuriyet, 24 saat itiraz edip çemkirdikleri cumhuriyetin ortaya koyduğu eğitimdeki sosyal adalet olmasaydı, sınıflar arası geçirgenliği sağlayan o eğitim sistemindeki bizim gibilere yol açacak o sistem olmasaydı, bugün ben buradan size hitap ediyor olmazdım. Köyümde oturuyor olacaktım. Aranızda bulunan pek çok arkadaşımız kimi mühendis, kimi doktor bugün siyasetçi ve parlamenter olarak aramızdalar. 

Öyle bir kul hakkı yiyorsunuz ki, bugün fakirin çocuğunun elde ettiği şanslara vâkıf olması elde etmesi mümkün değil. Günahtır, günah. Onun için öğretmenlerimizin çalışma koşullarını iyileştirin, saygınlıklarını arttırın. Öğretmensiz çocuk kalmasın. Her öğretmeni kadrolu olarak istihdam edin. 

Eğitimi, o sıradaki bakanın günlük kararlarına bırakmaktan vazgeçin. Sürdürülebilir bir milli eğitim stratejisi oluşturun. Bir ülkede gençler, büyüklerden farklı düşünüyorsa o zaman umut var demektir. Çünkü değişime ayak uyduramayan toplumlar gelişemezler.” 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus