Demirtaş’a acil şifa dileyen Kılıçdaroğlu: “Seni başkan yaptırmayacağız’ dedi diye hapis yatıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın sağlık durumuna değinirken şöyle konuştu:

“Selahattin Demirtaş’ı seversiniz sevmezsiniz, bir siyasal partinin genel başkanlığını yaptı. Haksız ve hukuksuz yere hapiste yatıyor. Yatmasının nedeni ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ demesidir. ‘Vay sen misin beni başkan yaptırmayan, o zaman ben seni hapiste çürüteceğim’ diyor.

Demokrasiyi savunduk, insan haklarını, adaleti savunduk; hepimiz için savunduk. Adalet ve hukuk sadece benim için değil, benim gibi düşünmeyenler için de geçerli olmak zorundadır. Benim rakibim olan partilere haksızlık yapıldığında benim buna karşı çıkmam insanlık görevimdir. Biz iktidarın kendi belediye başkanlarını zorla istifa ettirdiğinde buna karşı çıktıysak, bu demokrasi adınadır. Demirtaş beraat ediyor, başka bir davadan alelacele yargılayıp mahkûm ediliyorlar. Niçin? Hapiste kalsın diye. Ondan sonra dünyaya dönüp diyeceksiniz ki ‘Türkiye Cumhuriyeti’nde yargı bağımsızdır.’ Onu benim külahıma anlatın, kimse de inanmıyor zaten.”

CHP lideri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kılıçdaroğlu, Man Adası konusuyla ilgili mahkemeye gitmişti, tazminata mahkûm oldu” sözlerine de tepki gösterdi:

“Man Adası’nda 1 sterline kurulan şirketin 15 milyon dolara ulaşan para trafiği vardı. Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan’ın, kardeşi Mustafa Erdoğan’ın, eniştesi Ziya İlgen’in, dünürü Osman Ketenci’nin aldığı paralar vardı. Bunların tamamını belgeleriyle açıkladım. Erdoğan hakkımda dava açtı. Davayı düşüren hâkimleri görevden aldı. Yerine militan hâkimleri atadı ve beni cumhuriyet tarihinde görülmemiş tazminata mahkum ettirdi. Ama ben haklıyım, Allah’ın huzurunda da insanların vicdanında da ben haklıyım.

Bir daha söylüyorum, yeniden söylüyorum; söylediğim her cümle, kullandığım her belge yüzde yüz doğrudur. Zaten hiç kimse de bu belgeleri yalanlamadı. Hiç kimse! 82 milyonun huzurunda bir kez daha soruyorum: Ailenin 15 milyon dolarlık servet elde etmesine sebep olan şirket hangi şirket? Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne vergi ödememek için Man Adası’nda bir şirket kuruluyor ve para Türkiye’ye vergisiz geliyor! Esnaf, çiftçi vergi ödüyor. Erdoğan ailesi Man Adası’ndaki kumpas dolayısıyla beş kuruş vergi ödemiyor. Ben bunları söyleyince, yeniden tazminat davası açacağız diyorlar. Açmazsanız namertsiniz! Ben bütün davaları kazanacağım.

Hem cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturacaksın hem de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne vergi vermemek için dolaplar çevireceksin. Kimseden korkmuyorum. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını sonuna kadar savunacağım. Man Adası’nı tekrar hatırlattığı için Erdoğan’a teşekkür ederim.”

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

“15 Temmuz şehit ve gazileri için toplanan 309 milyon lira nereye gitti?”

15 Temmuz şehit ve gazileri için 309 milyon lira para topladılar. Paranın nereye gittiği belli değil. Hâlâ açıklayamadılar. Bu para nereye gitti? 2016 yılında Beşiktaş’ta meydana gelen patlamada 46 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bağış kampanyası düzenlendi. 52 milyon lira para toplandı. Bu para nereye gitti? Çocuğunu terör saldırısında kaybetmiş aileye bağlanan aylık ise 121 lira 96 kuruş. Sizde hiç vicdan yok mu, sizde hiç ahlak yok mu? Aile boyu malı götürüyorlar! Açlık, yoksulluk, sefalet nedir bilmiyorlar. Diyorlar ki bunu sorma. Ben sorunca kızıyorlar. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını soracağım!”

“Erdoğan ailesinin devletten nasıl beslendiğini herkese anlatacağım”

“Tank Palet fabrikasını da sormuştum. 20 milyon dolar. Bunu da Katar’a ve Erdoğan’ın akrabalarına verdiler. Kim bu Talip Öztürk? Erdoğan ailesi Türk savunma sanayisini ele geçirmeye çalışıyor. Erdoğan ailesinin devletten nasıl beslendiğini herkese anlatacağım. Talip Öztürk kim dedim, dut yemiş bülbüle döndü. Cevap versene. Ethem Sancak çantacıdır, Tank Palet fabrikasında esas iş Talip Öztürk’te. Siyasetçi halka değil de ailesine hizmet ediyorsa, devletin en büyük fabrikalarını kendi ailesine beş kuruş para almadan veriyorsa bunun adı peşkeş çekmektir!

“Beşli çeteye para var da işçiye mi yok?”

“Asgari ücret 2020 lira. Son bir yılda gıdaya yüzde 54, elektriğe yüzde 71, doğalgaza yüzde 58 zam geldi. Yıllık enflasyon da 22,58. Asgari ücretin 2 bin 600 lira civarında olması gerekiyor. 39 yıl sonra üç işçi sendikası konfederasyonu bir araya gelerek asgari ücret ile ilgili ortak tutum sergiledi. Bu çok değerli. Bu sendikalar 6,5 milyon işçinin asgari ücret hakkını savunuyor. Sendikalara şunu söyleyecekler: ‘İstiyorsunuz ama bütçede para yok’ diyecekler. İşçiye gelince mi para yok? Beşli çeteye sınırsız para var ama!”

“Devlette 14 bin engelli kadrosu boş”

Kılıçdaroğlu, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla engelli bireylerin sorunlarına da değindi. CHP lideri, “Devlette 14 bin engelli kadrosu boş. Halkı koruduğunu söyleyen saray iktidarı neden 14 bin engelli kadrosunu boş tutuyor? Diğer ülkeler gibi biz de engelliler için kanun çıkardık ama yasaya rağmen engelli kadroları doldurulmuyor” dedi.

“Akıllarını saraya kiralamışlar”

Erdoğan’ın veto ettiği termik santraller düzenlemesiyle ilgili de konuşan Kılıçdaroğlu şunları kaydetti: “Meclis’te görüşülen torba yasada termik santrallerle ilgili düzenlemeye biz itiraz ettik. Kanun görüşülürken bizim önerilerimizi dinlemediler. Şimdi Erdoğan bunu veto etti. Bunun için teşekkür ediyorum. Ama burada el kaldırıp bu illa geçsin diyenler, birdenbire döndüler. Akıllarını saraya kiralamış kişiler var. Bir milletvekilinin iradesini parlamentoda özgürce kullanması temel kuraldır.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus