İstanbul Tabip Odası: “İstanbul’da 200’ün üzerinde hasta yoğun bakım ünitesinde, enfekte olan sağlık çalışanı sayısı 100’ü geçti”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye’de 29 Mart itibarıyla yapılan test sayısı 65 bin 446, vaka sayısı 9 bin 217, can kaybı ise 131. İstanbul Tabip Odası, bugün yaptığı açıklamada asıl problemin organizasyon eksikliğini olduğunu duyururken, enfekte olan sağlık çalışanı sayısının 100’ü geçtiğini, 200’ün üzerinde hastanın yoğun bakım ünitelerinde tedavi edildiğini ve yatak sıkıntısı yaşanabileceğini belirtti.

İstanbul Tabip Odası, son iki hafta içerisinde İstanbul’daki kamu hastaneleriyle ilgili derledikleri bilgi ve tespitleri paylaştı. Odanın açıkladığı rakamlara göre,

  • İstanbul’da 2 binin üzerinde hasta kamu hastanelerinde tedavi görüyor, izleniyor.
  • Yoğun bakım ünitelerinde yatırılan vaka sayısı 200’ün üzerinde,
  • Bugüne kadar İstanbul’daki kamu hastanelerinde enfekte olan hekim ve sağlık çalışanı sayısı 100’ün üzerinde.

“Pandemi bu hızla devam ederse önümüzdeki günlerde/haftalarda İstanbul’daki kamu hastanelerinde ciddi yatak sıkıntısı yaşanabileceği görülmektedir” uyarısı yapılan açıklamada şu tespitlere yer verildi:

  • Yeni tip koronavirüs hastalığının ilk ortaya çıkışından hastaların görülmeye başlamasına kadar geçen iki buçuk aylık süreçte İstanbul’daki kamu hastanelerinde ciddi bir hazırlık çalışması yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle hastaneler koronavirüs pandemisi sürecine büyük ölçüde hazırlıksız yakalanmıştır.
  • Hastanelerde görülen ve halen devam etmekte olan maske, önlük, eldiven, gözlük vb. kişisel koruyucu malzeme eksikliği bu hazırlıksızlık durumunu açık olarak göstermektedir.
  • Ancak “malzeme eksikliği” durumu tablonun sadece görünen yüzüdür; asıl problem organizasyon eksikliğidir.
  • Durum böyle olmasına karşın koronavirüs hastasıyla korunmasız olarak temas eden, semptom gösteren hekimlere, sağlık çalışanlarına yapılması gereken testlerde ciddi eksiklikler yaşanmaktadır.  
  • İstanbul’daki kamu hastanelerinin çoğunda pandemi planları tam olarak uygulan(a)mamakta, başta klinik dışı branşlardan görevlendirilenler olmak üzere hekimlere, sağlık çalışanlarına pandemi önlemleri çerçevesinde yeterli eğitim verilmemiştir.
  • Gerek hastalar gerekse koronavirüs hastalarıyla korunmasız olarak temas eden yüksek riskli sağlık çalışanları için önerilen hidroksiklorokinin temininde hastanelerde ciddi zorluklar yaşanmaktadır.
  • Koronavirüs hastalarının karşılanması/muayenesi/yatışı/tedavisi için gerekli algoritma hâlâ İstanbul’daki kamu hastanelerinin tümünde uygulan(a)mamaktadır.
  • Hastanelerin birçoğunda koronavirüs şüpheli hastalarla diğer hastaların temasını önleyecek triyaj sistemi ve kesin ya da şüpheli/olası koronavirüs tanılı hastaların diğer hastalardan ayrı servislerde yatırılması hâlâ hastanelerin tümünde uygulan(a)mamaktadır.
  • MHRS sistemi eskisi gibi çalışmakta, yapılan çağrılara ve hasta sayılarında düşüşe rağmen birçok hastaneye ertelenebilir sağlık hizmeti talebiyle müracaatlar devam etmektedir.
  • Öte yandan, bu süreçte hastanelerde tıbbi hizmet gereksinimi devam eden hastalarla ilgili gerekli düzenlemelerin yapılmaması da ciddi problemler yaratmaktadır.

İstanbul Tabip Odası, testlerin hekimlere ulaşması ve yalancı negatifliğin yüksekliğine dair de uyarılarda bulundu:

  • Hastalardan istenen PCR test sonuçları hastayı takip eden hekime çok geç ulaşmakta, çoğu kez hekimler yazılı olarak bildirilmeyen sonuçlara ancak telefonla ulaşabilmekte, bu durum tedavilerde ciddi aksaklıklara yol açmaktadır.
  • PCR testlerinin gecikmesi ve yalancı negatifliğinin yüksek olması nedeniyle birçok hasta için özellikle akciğer BT sonucuna göre koronavirüs tedavisi başlanmakta, ancak bu hastalar resmi açıklamada yer almamaktadır.
  • “Hızlı koronavirüs testi” konusunda toplumda yaratılan yanlış beklenti özellikle bazı hastanelere gereksiz başvurulara neden olmuştur.

İstanbul Tabip Odası, yaşananları “İstanbul’daki kamu hastanelerinde koronavirüs pandemisiyle mücadelede büyük bir kaos yaşanmaktadır” diye özetlerken, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:  

1- Pandemiye karşı mücadele için öncelikle hekimlerin, sağlık çalışanlarının sağlığı korunmalıdır. 

2- İstanbul’daki kamu hastanelerinde hekimlerin, sağlık çalışanlarının kişisel koruyucu ekipman ihtiyacı hızla giderilmeli, ihtiyaç duyulan her türlü ekipman bütün kamu hastanelerinde düzenli ve yeterli miktarda sağlanmalıdır. 

3- Koronavirüs hastasıyla korunmasız olarak temas eden, semptom gösteren bütün hekimlere, sağlık çalışanlarına gerekli testler yapılmalı, testleri pozitif çıkanların karantina süresi boyunca çalışmamaları sağlanmalıdır.

4- Sağlık kurumlarında yaygın olarak Koronavirüsle karşılaşan hekimlerin, sağlık çalışanlarının bu enfeksiyonu evlerine, ailelerine taşımaması için, başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere yerel yönetimler ve diğer kamu kurumlarıyla yakın işbirliği yapılarak sağlık kurumlarına yakın yerlerde konaklama imkanı sağlanmalıdır. Bu konaklama yerleri mümkün olduğunca hastaneye yürüme mesafesinde olmalı, değilse de çalışanların özel araçlarla taşınması sağlanmalıdır.

5- Bu dönemde İstanbul’daki kamu hastanelerinde çalışan hekimlerin, sağlık çalışanlarının ve hastaların sağlıklı ve yeterli beslenmesi başta olmak üzere her türlü ihtiyaçlarının giderilmesi için gerekli önlemler hızla alınmalıdır.

6- İstanbul’daki kamu hastanelerinde önümüzdeki günlerde, haftalarda daha da artacak olan yatak ihtiyacı göz önünde bulundurulmalı, bir an önce yatak sayısını artırmak için gerekli çalışmalara başlanmalıdır (Başakşehir’deki yapımı tamamlanmakta olan “Şehir Hastanesi”, Kamu-Özel Ortaklığı modelinden vazgeçilerek bu amaçla bir an önce hizmete açılmalıdır).

7- İstanbul’daki bütün kamu hastaneleri hızla pandemi planlarını eksiksiz olarak uygulamalı ve bütün çalışanlara gerekli eğitim verilmeli, ilgili branşlar dışından görevlendirilen hekimlerin eğitimine özellikle önem gösterilmeli, bu eğitimler düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır.

8- Bütün hastanelerde hızla etkin triyaj sistemi kurulmalı, koronavirüs şüpheli hastaların diğer hastalarla aynı ortamda bulunmaları ve temasları önlenmelidir.

9- Bu süreçte diğer hastaların akut, kronik hastalıkları için sağlık hizmeti talebi göz ardı edilmemeli, bu amaçla pandemi dışın hastaneler belirlenmeli, kalp damar cerrahisi, kadın doğum, psikiyatri gibi özel dal hastaneleri bu çerçevede değerlendirilmelidir.

10- Hastaların ve hekimlerin, sağlık çalışanlarının gerekli mesafeyi koruyabilmesini de sağlamak için hasta randevuları 20 dakikada bir hasta olacak şekilde düzenlenmelidir.

11- Koronavirüslü hastalarla çalışan hekimlerin, sağlık çalışanlarının nöbetler de dahil olmak üzere günlük çalışma süreleri 12 saati geçmemelidir.

12- İl Sağlık Müdürlüğü İstanbul’daki kamu hastanelerinin her türlü ihtiyacını hızla karşılayabilmek için başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere yerel yönetimler ve diğer kamu kurumlarıyla sıkı işbirliği içinde olmalıdır.

13- İçinde tabip odaları, sağlık meslek örgütleri ve sendikaların olmadığı “İl Pandemi Kurulu” bilimsel olarak anlamsız, pratik olarak hükümsüzdür. Koronavirüs pandemisiyle boğuştuğumuz bugünlerde bütün siyasi yöneticiler ideolojik-politik ön yargılarını bir kenara bırakmalı; “görüntüyü kurtaran” değil, gerçekten durumu ve ihtiyaçları saptayıp süreci yönetebilecek bir “İl Pandemi Kurulu” oluşturulmalıdır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus