Işın Eliçin ile Dünyanın Gidişi (70): Kovid-19’la küresel savaş – İngiltere’nin koruyucu ekipman sıkıntısı ve Türkiye’de durum

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yayın metni:

Merhaba, bugün 23 Nisan 2020. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 100. yıldönümü ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. Bu yayında İngiltere’de, sağlık çalışanları için hayati önemdeki koruyucu ekipman sıkıntısına ilişkin, Türkiye’den gecikmeli olarak tedarik edilen malzemeler nedeniyle yaşanan tartışmaları aktaracağım size. Önce Türkiye ile karşılaştırmalı veri paylaşımı yapacağım:

İngiltere’de 18 binden fazlası ölümle sonuçlanan yaklaşık 133 bin 500 Kovid-19 vakası bulunuyor. Türkiye ise dün açıklanan son istatistiklere göre 2376’sı ölümle sonuçlanan 98 bin 674 doğrulanmış vaka var. Her iki ülkede de açıkladığım bu rakamlar PCR tabir edilen laboratuvar testleri ile Kovid-19 tanısı konmuş kişileri kapsıyor. Yani test yapılmadan tanı konmuş hastalar ve böyle hastaların ölümleri bu rakamlara dahil değil.

İngiltere’nin nüfusu yaklaşık 68 milyon, Türkiye’nin 83 milyon. Dünya sıralamasında İngiltere en çok doğrulanmış Kovid-19 vakası bulunan altıncı ülke konumunda, Türkiye onu izliyor, yedinci sırada. Doğrulanmış Kovid-19 ölümleri bakımındansa İngiltere yine altıncı sırada, Türkiye 11. sırada.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dünkü basın toplantısında, vaka sayısına oranla hayatını kaybedenlerin sayısının düşük olmasını sağlık çalışanlarımızın başarısı olarak değerlendirdi ve tedavide dünyadan farklı bir yaklaşım izlediğimizi söyleyerek, “Hekimlerimiz destan yazıyor” dedi. Gerçekten de fedakârca çalışan tüm hekimlerimize, sağlık çalışanlarımıza bu vesileyle ben de teşekkür etmek isterim.

Bakan Koca dün Türkiye’deki sağlık çalışanlarının toplam sayısını 1 milyon 100 bin olarak verdi. İngiltere’nin Ulusal Sağlık Hizmetleri Kurumu NHS’e bağlı olarak full time kadrolu olarak çalışan sağlıkçılarının sayısı da ben vereyim: 1 milyon 227 bin.

Gelelim İngiltere’deki tıbbi ekipman sıkıntısına. Yayına ve ülkede tartışmalara konu olan bir numaralı ihtiyaç, sağlık çalışanlarının kullanacağı koruyucu ekipmanlarla ilgili. İkinci sırada ise halkın geneline sağlanacak maskeler var.

İngiltere hükümeti Almanya, İtalya ya da Türkiye gibi kamusal alanda maske takılmasını henüz zorunlu kılmış değil ama bilim insanları salgının yayılma hızını yavaşlatmak için -hele de karantina uygulamaları kaldırılmak, ara verilen ekonomik faaliyetlere geri dönülmek isteniyorsa- fiziksel mesafe önlemlerinin yanı sıra işyerlerinde, toplu ulaşımda ve diğer sosyal etkinlikler sırasında maske takılmasının şart olduğunu vurguluyorlar. Fakat bu uygulamayı zorunlu hale getirince, sosyal devlet olmanın gereği halka da bu maskeleri ücretsiz tedarik etmek lazım.

Bizde de dağıtılmaya başlanan tek kullanımlık cerrahi maskelerden söz ediyorum. Bu maskeler iki-üç saatlik koruma sağlıyor. Dolayısıyla İngiltere hükümeti, maske kullanımını zorunlu hale getirdiğinde, ayrım yapmaksızın 60 milyonluk nüfusunun tamamına, kişi başına günde en az 3 ya da 4 adet maske temin etmesi gerektiğini hesaplıyor. Bu da aşağı yukarı haftada 900 milyon ila 1 milyar maske demek. Türkiye’de 20-65 yaş arası nüfusa haftada 5 adet verildiğini, bunun da haftada yaklaşık 250 milyon maskeye tekabül ettiğini hatırlatalım.

Bizimkinden haftada dört kat daha fazla maskeye ihtiyacı olduğunu hesaplayan İngiltere hükümeti, şimdilik karantina uygulamasına 3-4 haftada daha devam edip, önce sağlık çalışanlarının acil ihtiyaçlarını karşılamaya yönelmiş görünüyor. Halka dağıtılacak tek kullanımlık maskelerle ilgili ihtiyaç belirlerken olduğu gibi, sağlık çalışanlarının ihtiyaçlarını belirlerken de, İngiltere’nin Türkiye’den daha farklı kriterler gözettiğini, tedarik edilmeye çalışılan malzeme miktarının da yine çok daha fazla olduğunu belirtmeliyim.

25 Şubat – 18 Nisan arasındaki 53 günde, İngiltere’de sağlık çalışanlarına dağıtılan maske miktarı 132 milyon, önlük miktarı 145 milyon ve şu sıralar en çok sıkıntısı çekilen koruyucu tulum miktarı ise 1 milyon 200 bin adet olmuş.

Yani bu üç malzemeyi birlikte düşünürsek, haftada beş buçuk milyon adet koruyucu malzeme dağıtılmış sağlık çalışanlarına, 25 Şubat’tan bu yana. Oysa BBC bu üç malzeme için ihtiyaç duyulan haftalık toplam miktarın yedi buçuk ila 12 milyon adet arasında olduğunu hesaplıyor.  Bu haftada en az 2 milyon açık demek. İşte bu nedenle İngiltere’de sağlık çalışanlarından, onları temsil eden sendikalardan ve meslek örgütlerinden şikayetler geliyordu.

İngiltere hükümetinin açığı kapamak için Türkiye’yi de tedarikçi ülke olarak seçtiği anlaşılıyor. Anadolu Ajansı’nın haberine göre Türkiye Sağlık Bakanlığınca hazırlanan, cerrahi maske, N-95 filtreli maske ve koruyucu tulumdan oluşan yardım malzemesini 10 Nisan’da İngiltere’ye göndermişti. Haberde miktar belirtilmemişti.

Bunun dışında İngiltere hükümetinin Türkiye’den ayrıca 84 tonluk, yine maske ve tulum da içeren kişisel koruma ekipmanı satın aldığını da öğrendik hafta sonunda. İngiltere Yerel Yönetim ve İskan Bakanı Robert Jenrick, geçen cumartesi günü düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’den alınan malzemelerin pazar günü ülkeye geleceğini söyledi. Özellikle bu kargo ile ulaşacağı söylenen 400 bin adet koruyucu önlüğe acil ihtiyaç olduğu anlaşılıyor. Guardian’a göre bu önlükler için günlük ihtiyaç 150 bin adet. Bu durumda Türkiye’den gönderilen önlükler üç günlük ihtiyacı anca karşılıyor.

Kargo gecikince ülkede olay çıktı. Gecikme nedeninin ise ihracaat izniyle ile ilgili olduğu anlaşıldı. Derken nihayetinde kargo dün İngiltere’ye ulaştı. Fakat anlaşılan henüz siparişin üçte biri teslim edilmiş. Bu arada cumartesiden çarşambaya üç günde İngiliz medyası hükümetin ekipman temini konusundaki tabiri caizse kirli çamaşırlarını döktü ortaya.

Neler öğrendik: Birincisi Avrupa Birliği de şubat ayında bu tür malzeme için ihaleye çıkmış ama zaten AB’yle bağları bir an evvel koparmak isteyen bir iktidar var Londra’da, ilgilenmemiş hükümet bu ihaleyle. Bu eleştirildi. Yine ülkede ihtiyaç duyulan malzemeleri tedarik edebilecek, hatta bunun için hükümetle temas kurmaya da çalışmış birçok firma olduğu haberleştirildi ve hükümetin neden tedarik zinciri için bu firmalarla ilişkiye girmediği sorgulandı. Başbakan Boris Johnson Kovid-19 olduğu için yerine vekalet eden Dışişleri Bakanı Dominic Raab, İngiliz firmalarla ilgili dün parlamentoda soru sorulması üzerine, “Burada üretiliyorlar diye ürünlerin aradığımız yüksek standartlara uygun olduğunu sanmak yanlış olur” dedi. Demek ki Türkiye’den gönderilen malzeme yüksek kalitede diye düşünebiliriz. Bir gazete İngiltere’den bazı firmaların Almanya, İtalya ve Fransa’ya yakın zamanda maske sattığını yazdı; böyle büyük sıkıntı varken ihracat izni verilmesini eleştirdi, bir diğeri yine tıbbi malzeme üreten bir şirketin birkaç hafta önce ABD’ye satıldığını ortaya çıkardı. Tartışmalar sürüyor çünkü en başında hükümet işi sıkı tutmadı, salgını ciddiye almadı, önlem almakta gecikti.

Burada Sağlık Bakanlığı ise, işi başından sıkı tuttuklarını söylüyor. Bakan Koca dün yine ellerindeki verilerin salgının kontrolleri altında olduğunu gösterdiğini söyledi. Dileriz öyle olsun, fakat bilim insanları bir yıl, iki yıl daha dönem denem hafiflese de virüsün yeni dalgalarla salgınlara yol açabileceği uyarısı yapıyor. O nedenle uzun vadeli planlamalar yapılmasında fayda var. Türkiye’de sağlık çalışanlarının da aslında halihazırda koruyucu ekipman sıkıntısı çekmekte olduğuna dair açıklamalar var. Türk Tabipleri Birliği dün yeni bir açıklama yaptı. Buna göre, “Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu’nun yaşamını yitirdiği 1 Nisan 2020 tarihinden bugüne kadar, Kovid-19 nedeniyle 14’ü hekim 24 sağlık çalışanının yaşamını yitirdiğini, yüzde 38’ini hekimlerin oluşturduğu 3474 sağlık çalışanının Kovid-19 tanısı aldığı” açıklandı. Bu açıklama ile birlikte sunulan raporda Adana, Ankara, Eskişehir, Istanbul ve İzmir’de cerrahi ve N95 maskelerine erişimde sıkıntı yaşandığına dair verilere de yer verdi. Keza sadece hastanelerde değil aile hekimlerinin görev yaptığı kliniklerde de benzer sıkıntı olduğu haberleri var. Dileriz, bu uyarılar dikkate alınır. Zira İngiltere’nin yaşandığı sıkıntıları bizim de tecrübe etme ihtimalimiz var.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus