Trump, protestolardaki şiddetten sorumlu tuttuğu Antifa oluşumunu “terör örgütü” ilan edeceğini söyledi, uzmanlar karşı çıktı: “Yerel oluşumları terörist ilan edebilecek yasal bir otorite yok”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD), 46 yaşındaki siyah vatandaş George Floyd’un öldürülmesi üzerine başlayan protestolar ülkenin dört bir yanına yayılmış durumda. ABD Başkanı Donald Trump, George Floyd’un ölümüyle başlayan protestoların şiddete dönüşmesinin suçlusu olarak aşırı sol bir oluşum olan Antifa‘yı hedef gösterdi ve Antifa’nın terör örgütü olarak ilan edileceğini duyurdu. Washington Post gazetesi ise uzman görüşlerine dayandırdığı haberde, Trump yönetiminin elinde Antifa’yı terör örgütü ilan edebilecek yasal dayanağın olmadığını ve Trump’ın, gösterilerin arkasındaki gerçeklikleri gizlemeye çalıştığını öne sürdü.

“İddialar, Antifa’yı bilenler için oldukça komik”

2017 tarihli “Antifa” kitabının yazarı ve tarihçi Mark Bray, gazeteye verdiği demeçte, “Antifa hakkında bir şeyler bilen insanlar için olayları Antifa’nın başlattığının öne sürülmesi oldukça komik” diye konuştu. Bray, federal hükümetin ve destekçilerinin gittikçe şiddetlenen protesto gösterilerini kendiliğinden oluşan bir öfke patlaması olarak değil, yukarıdan aşağıya doğru organize edilmiş bir plan olarak göstermeye çalıştıklarını belirtti. 

Tam açılımı “Anti-faşist” olan Antifa grubunun Trump’ın ifade ettiği şekilde bir “örgüt” olmadığını, aşırı sağ ideolojinin karşısında aşırı sol bir ideolojiyle hareket eden bir “oluşum” olduğunu belirten Bray, ülkenin her yerinde oldukça iyi örgütlenmiş Antifa gruplarının olduğunu ve bazı Antifa oluşumlarının birbiriyle koordineli olarak hareket ettiğini söyledi. Antifa oluşumlarının içindeki rollerin gizli bir şekilde dağıtıldığını belirten Bray, bu nedenle Antifa’ların kapsam alanlarını takip etmenin zor olduğunu ancak genellikle her şehirde üye sayılarının 5 ile 15 arasında değiştiğini söyledi. Bray, “Antifa polis karakollarını yakma ve alışveriş merkezlerine zarar verme gibi eylemler yapacak olsaydı bunu yıllar önce yapardı. Bu tür eylemleri meşru görüyorlar ama Antifa’nın bu eylemlerine dahil olan insan sayısı çok az” diye konuştu.

Vaşington Eyalet Üniversitesi’nde çalışan ve uzmanlık alanı protestolar ve sosyal hareketler olan T.V. Reed, muhafazakâr politikacıların yıllardır protesto gösterilerine dahil olan küçük grupların önemini abartmak konusunda girişimlerde bulunduğunu ve bunu sık sık tekrarladıklarını söyledi. Reed’e göre, aşırı sağ yanlıları bu küçük grupların eylemleriyle birlikte protestoları itibarsızlaştırma fırsatı buluyor. “Gelinen noktada tüm unsurları ayırmanın hiçbir yolu yok” diye konuşan Reed, devam eden George Floyd protestolarının tek kalbinin meşru bir öfkeyle birlikte sokağa çıkan ancak barışçıl yollarla protesto yapan ve kendini mağdur hisseden insanlar olduğunu söyledi.

Protestolarla ilgili farklı iddialar da var

New York Polis Departmanı’ndan İstihbarat ve Terörle Mücadele Komiser Yardımcısı John Miller, 31 Mayıs Pazar gecesi yaptığı açıklamada, protestolar başlamadan önce bazı anarşist grupların protesto gösterilerinde tutuklanacak kişilerin serbest bırakılmalarını sağlayacak kefalet ücretleri toplamaya başladıklarını öne sürdü. Miller ayrıca, anarşist grupların polisin konuşlanacağı yerleri önceden tespit ederek protestocuları polisin az olduğu yerlere gönderdiklerini ve böylece polis araçlarını yakıp molotofkokteyli kullanarak protestoların şiddetini artırmayı planladıklarını söyledi.

Minnesota Valisi Tim Walz ise protestoların ateşini yükselten grupların içinde beyaz üstünlükçülerin ve uyuşturucu kartellerinin olduğunu ileri sürdü. Polis yetkilileri, Walz’un beyaz üstünlükçülerle ilgili iddiasının internette bazı aşırı sağ gruplar tarafından yapılan paylaşımlara dayandığını ancak protestolar boyunca uyuşturucu kartellerinin izine rastlanmadığını belirtti. 

Minnesota Eyalet Başsavcısı Keith Ellison da Fox News’a verdiği röportajda, ellerinde şehirdeki protestolarda dışarıdan gelen bazı yabancıların büyük rol oynadıklarına ve bazı yerlerde şiddeti arttıran hareketleri onların başlattıklarına dair güçlü kanıtların olduğunu söyledi. 

Minneapolis’te olayların en sert yaşandığı bölgelerden biri olan Hennepin bölgesinin idari sözcülerinden Jeremy Zoss, bölgede tutuklanan 52 kişiden 11’inin kimlik kayıtlarının Minnesota eyaletinde olmadığını, sokağa çıkma yasağını ihlal eden 73 kişiden de 23’ünün Minnesota ehliyetine sahip olmadığını belirtti. 

“Yerel oluşumları terörist ilan edebilecek yasal bir otorite yok”

Trump’ın hafta sonu yaptığı açıklamalarda Antifa’nın terör örgütü olarak ilan edileceğini söylemesine rağmen birçok uzman, Antifa gibi oluşumlar için böyle bir uygulama yapılamayacağını belirtiyor. Uzmanlara göre, Trump’ın Antifa gibi aşırı sol oluşumlara gösterdiği reaksiyon ile daha önce çeşitli şiddet eylemlerine imza atan Atomwaffen ve Base gibi aşırı sağ oluşumlara gösterdiği reaksiyon arasında da büyük farklılıklar var.

Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği’nin (ACLU) Ulusal Güvenlik Proje Direktörü Hina Shahmsi, “Trump’ın tweeti, terörizmin siyasi bir etiket olduğunu ve kolayca kötüye kullanılabileceğini gösteriyor. Yerel oluşumları terörist ilan edebilecek yasal bir otorite yoktur. Trump’ın gösterdiği bu yaklaşım, protestolardaki süreç ve ABD Anayasası’nın ifade özgürlüğü ve protesto düzenleme hakkına dair olan 1. ek maddesi için endişe verici” dedi.

Antifa kitabının yazarı ve tarihçi Mark Bray, Trump’ın ideolojik bir oluşumu terör örgütü olarak ilan edebilmesi imkansız olmasına rağmen bunu yapmayı denemesinin rahatsız edici olduğunu söyledi. Bray, “Eğer ABD’deki aşırı sol ve antikapitalist bütün siyasi faaliyetleri terörist olarak nitelendirirseniz, Demokrat Parti’den daha sol görünümde olan her hareketi susturmak için bir bahaneniz olabilir” diye konuştu.

Beyaz Saray’ın eski terörle mücadele uzmanlarından Javed Ali de “İnsanlar Trump’a Antifa’ya gösterdiği muameleyi niye Atomwaffen ve Base gibi aşırı sağ gruplara karşı göstermediğini soracaktır” dedi.

Trump yönetiminin Antifa’ya karşı başlattığı savaş yeni değil. Geçen yıl, Cumhuriyetçi senatörler Ted Cruz ve Bill Cassidy, Trump’ın geçmişte de bazı protesto eylemlerinden sorumlu tuttuğu Antifa’nın “yerel bir terörist oluşum” olarak ilan edilmesine dair önerge vermişlerdi. Önerge, bazı sivil gruplarının çabalarıyla kaldırılmıştı. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus