“CHP şu an kendi içinde tutarlı bir politika izliyor” – Orhan Bursalı ile söyleşi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet gazetesi yazarı Orhan Bursalı, muhalefetin milletvekilleri konusunda gösterdiği tutumu, adalet yürüyüşlerini ve gazetecilerin gözaltına alınmasını Engin Deniz İpek’e değerlendirdi.

Koronavirüs gündemi sürerken Türkiye siyasetinde iktidar ve muhalefet blokları arasında sıcak günler yaşanıyor. Geçen hafta CHP’den Enis Berberoğlu ile birlikte HDP’den Leyla Güven ve Musa Farisoğlulları’nın milletvekillikleri düşürüldü. Karardan sonra üç isim gözaltına alınıp tutuklanırken, CHP’li Enis Berberoğlu daha sonra tahliye edildi. 

Milletvekilleri hakkında verilen kararlar ve sonrasında da tutuklanmaları, muhalefet tarafından yoğun bir tepkiyle karşılandı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da, dün bu konu hakkında önemli açıklamalar yaptı. Kılıçdaroğlu, milletvekilleri hakkında alınan kararları Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “gerilim yaratma politikasının bir sonucu” olarak yorumladı ve nihai hedefin muhalefeti sokağa dökmek olduğunu söyleyerek “Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz” dedi.

Enis Berberoğlu 2017 yılında tutuklandığında, CHP, Ankara’dan İstanbul’a büyük bir Adalet Yürüşü başlatmıştı. Geçen hafta milletvekilleriyle ilgili verilen kararlardan sonra “yeni bir Adalet yürüyüşü gelir mi?” şeklinde düşünceler kamuoyuna yansıdı. Ancak Kılıçdaroğlu, “Bu koşullarda böyle bir yürüyüşü yanlış buluyorum” diyerek yeni bir yürüyüşe kapıyı kapatmış oldu. Milletvekilleri tutuklanan diğer muhalefet partisi HDP ise, 15 Haziran’da iki farklı noktadan Ankara’ya adalet ve özgürlük yürüyüşü başlatma kararı aldı.

Pazartesi günü (bugün) ise TELE1 Ankara Temsilcisi İsmail Dükel ve OdaTV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız sabah saatlerinde gözaltına alındı.

Üç ismin milletvekilliğinin düşürülmesini “gözdağı” olarak yorumlayan Bursalı,  muhalefet partilerinin işlemez hale getirilerek gündem dışına itilmeye çalışıldığını söyledi.

İktidarın karşısındaki Millet İttifakı’ndan rahatsızlık duyduğunu söyleyen Orhan Bursalı, alınan kararların CHP ve İYİ Parti arasındaki işbirliğini bitirmeye yönelik olduğunu ancak bunun gerçekleşeceğini düşünmediğini belirtti.

Kılıçdaroğlu’nun milletvekilleri hakkında alınan karara ilişkin sözlerini de değerlendiren Bursalı, CHP’nin 2019’daki yerel seçimlerle birlikte farklı bir politika benimsemeye başladığını ve CHP liderinin adalet yürüyüşü düzenleme konusundaki negatif tavrının bu politikayla uyumlu olduğunu söyledi. 

HDP’nin 15 Haziran’da düzenlemeyi planladığı adalet ve özgürlük yürüyüşü hakkında konuşan Bursalı, CHP’nin yürüyüş düzenlemeyecek olmasına rağmen HDP’nin yürüyüşüne katılacağını ve bunun da en temel demokratik haklarından biri olduğunu belirtti.

Son olarak gözaltına alınan gazeteciler hakkında görüşlerini paylaşan Bursalı, “Bunlar aslında siyasi baskının bir parçası” diyerek seçime doğru medya ve gazeteciler üzerindeki baskıların artabileceğinin altını çizdi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus