Türk Tabipleri Birliği’nden salgın açıklaması: “Kötü yönetim ve ‘her şeyi ben bilirim’ anlayışının ürünü olan bu tablonun sorumluluğu Sağlık Bakanlığı’ndadır”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Tabipleri Birliği (TTB), salgının kötü yönetilmesinden dolayı sağlık çalışanlarının “nefes alamayacak” duruma geldiğini duyurdu. TTB’den bugün yapılan açıklamada, bu durumun sorumlusunun Sağlık Bakanlığı olduğu belirtildi.

İstanbul Tabip Odası (İTO) Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, İTO Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu ve İTO Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu‘nun bugün İstanbul’da düzenledikleri basın toplantısında okudukları açıklamada, Sağlık Bakanlığı’ndan sağlık çalışanlarının maaşların artırılması da talep edildi.

Açıklama şöyle:

“Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının görevi hastaları tedavi etmek, toplumu ise hastalıklardan korumaktır. Toplumu ve sağlık sistemini esastan etkileyen COVID-19 gibi yoğun ve riskli dönemlerde hastalıkla mücadele etmek, bedeli ne olursa olsun toplumsal, mesleki ve hepsinden önemlisi etik sorumluluğumuzdur. Hekimlik mesleğine adım attığımız ilk andan itibaren bırakmadığımız bu sorumluluk bilinci, üzerimizden çıkarmadığımız beyaz önlüğümüz gibi varlık sebebimizi oluşturur.

Ancak olağan sağlık hizmetleri dönemindeki performans baskısı, gerekli olmayan sağlık hizmeti tüketimi ve hekim emeği üzerinden yaratılmaya çalışılan ‘hasta/müşteri memnuniyeti’, SABİM-CİMER şikayet hatları ve yönetici baskılarının üzerine şimdi de çığ gibi büyüyen vaka sayıları ile pandeminin ‘virüs yükü’ bindirilmiştir. TTB ve tabip odaları olarak COVID-19 pandemisinin zayıflatılamadığı ve yaygınlaşma eğiliminin arttığı bu
dönemde öncelikli ve ısrarlı talebimiz; hekimlerin ve sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu boğucu ortamın görülmesi ve artık nefes alamayacak hale gelip tükendiklerinin farkına varılmasıdır.

COVID-19 pandemisi ile mücadele her şeyin normal, olağan kabul edildiği ve Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere ülkeyi yönetenlerin hekimleri ve sağlık çalışanlarını görmezden geldiği bir anlayışla sürdürülemez. Hekimler için alkışların yerini uzun süredir hüzün almıştır. Hemen her gün onlarca meslektaşımızın hastalık haberini alıyoruz, birileri televizyonlardan, twitter mesajlarından başarı hikayeleri anlatırken bizler ölüyoruz! Koşulların pandemiye uygun olarak iyileştirilmediği; eşitlik, adalet anlayışından uzak görevlendirmelerle mağduriyetlerin yaratıldığı; hekimlerin yakın geleceğe dair kaygılarının arttığı bugünlerde, sesini duyuramayan, umudunu yitiren hekimlerin emeklilik ya da istifa sayısındaki artış ciddiye alınmalıdır.

Kötü yönetim ve her şeyi ben bilirim anlayışının ürünü olan bu tablonun sorumluluğu Sağlık Bakalığı’ndadır.

Aylardır özveri ile çalışan hekimleri emeklilik ya da istifa noktasına getiren etmen yöneticilerin beceri ve empatiden yoksun, çözüm üretmeyen dayatmaları ve vurdumduymazlıklarıdır. TTB ve tabip odaları olarak, meslektaşlarımızı görevlerinden uzaklaşmamaya, Sağlık Bakanlığı’nı ve ülkeyi yönetenleri ise yasaklama, kısıtlama ya da cezalandırmayı akıllarına bile getirmeden hekimlerdeki bu sıkışmışlığın ve tükenmişliğin farkına varmaya davet ediyoruz. Öncelikle bilinmelidir ki, her dönemde ama özellikle COVID-19 pandemisi döneminde sağlık hizmeti için sunulan emeğin maddi karşılığı yoktur. Evde çocuğunu bırakarak yavda hastalığı anne babasına bulaştırma endişesini her gün taşıyarak günlerce COVID-19 polikliniklerinde hasta bakmanın maddi bedeli ölçülemez.

Pandemi ile mücadele sürecinin toplumsal ayağını iyi yönetemeyen, toplumda günlük hayata yansıyan bir pandemi bilinci oluşturamayan, ‘başarı hikayesi’ yaratma çabasından kaynaklı, gerçekler yerine sanal rakam ve beklentiler ile pandemide kontrolü kaybettiği anlaşılan yöneticilerin; hekimlerin ve sağlık
çalışanlarının sesine, haykırışına kulak vermesini istiyoruz. Hekimler ve sağlık çalışanlarında manevi olarak yaşanmakta olan çöküş ve tükenmişliğin, düşük temel maaşlar, komik düzeydeki performans ödemeleri ile iç içe geçerek pandemi sürecinde yaratabileceği moralsizlik ve zaaflar konusunda yetkilileri uyarıyoruz.

Bütün çalışanların ekonomik kriz ve pandemi dikkate alınarak maaşlarında artış yapılması talebiyle beraber, ama öncelikle hekimlerin ve sağlık çalışanlarının performans dahil hiçbir ön koşul ve sınırlamaya tabi kılınmadan, emekliliğe yansıyan, örgütümüzün talepleri doğrultusunda temel maaş alabilmelerinin sağlanmasını; bu gerçekleşinceye kadar mevcut döner sermaye ödemelerinin salgın bitinceye kadar tavandan ödenmesini, bu iyileştirmenin Aile Sağlığı Merkezi, Toplum Sağlığı Merkezi ve İlçe Sağlık
Müdürlüklerinde çalışanlara da yansıtılmasını istiyoruz.

Bizler bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da işimizi severek ve onurla yapmaya devam edeceğiz. Ülkemizin yaşadığı her olağandışı durumda mesleğimizin doğasında yer alan fedakarlığı göstermiş sağlık emekçileriyiz. Bu doğrultuda öneri ve taleplerimizin dikkate alınmasını umuyor, hekimlerde ve sağlık çalışanlarında biriken ve patlama noktasına gelen kaygı ve tepkileri ülkeyi yönetenlerin dikkatine sunuyoruz.

TTB ve tabip odaları olarak pandeminin ilk günlerinde yaptığımız uyarıyı bir kez daha tekrarlıyoruz:

Hekimleri ve sağlık çalışanlarını korumayı başaramaz, maddi ve manevi desteği sağlayamazsanız, toplumu hiç koruyamazsınız.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus