KKTC’de cumhurbaşkanlığı seçimine beş gün kala gelen “Maraş açılımı” hükümeti dağıttı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) 11 Ekim Pazar günü yapılacak cumhurbaşkanlı ğıseçimi öncesinde, yarışın adayları arasında yer alan Başbakan Ersin Tatar’ın Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte “Maraş açılımı” yapması üzerine, koalisyon hükümeti dağıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ankara’da dün ortak basın toplantısı düzenleyen Tatar, 1974’ten beri iskâna kapalı tutulan Maraş bölgesinin sahil kısmının perşembe günü (8 Ekim) açılacağını duyurdu. Bu açıklama üzerine koalisyon ortaklarından Halkın Partisi (HP), Tatar’ın Ulusal Birlik Partisi (UBP) ile oluşturduğu koalisyon hükümetinden çekildiğini açıkladı. HP’nin çekilme gerekçesi, Maraş’ın açılması konusunun kendileriyle paylaşılmaması. Başbakan Tatar ise karar kesinleştiğinde Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’a bilgi verildiğini söyledi.

Kuzey Kıbrıs’ta cumhurbaşkanlığı yarışı, adaylardan biri salt çoğunluğa erişemezse ikinci tura kalıyor. İkinci tur genellikle, sol ve sağ çizgideki en güçlü iki aday arasında geçiyor.

Maraş bölgesi 1974’ten bu yana sivillere kapalı.

Seçime müdahale ve seçim yatırımı suçlamaları

Pazar günkü seçimin adayları arasında yer alan, koalisyon hükümetinin Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ise karardan sadece birkaç saat önce haberdar olduğunu belirterek, “Daha önce defalarca ‘Kapalı Maraş’ta seçime sayılı günler kala atılacak herhangi bir adım ancak ve ancak bu kadar önemli bir projenin seçim malzemesi yapılması ve zarar görmesi sonucunu doğurur’ demiştim. Şimdi tam da öyle bir noktadayız” dedi.

Pazar günkü seçimlerde yeniden aday olan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da karara tepki gösterdi ve seçime müdahale olarak yorumladı. Akıncı’nın KKTC Cumhurbaşkanlığı İletişim Koordinatörü Ali Bizden tarafından yayımlanan mesajı şöyle:

“Maraş açılımı”na cumhurbaşkanlığı seçiminin iddialı adaylarından Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) lideri Tufan Erhürman da tepki gösterdi. Yapılanların doğrudan doğruya seçime yönelik bir müdahale olduğunu savunan Erhürman, “Seçime beş gün kala, ülkenin kurumları devre dışı bırakılarak ve Yüksek Seçim Kurulu kararları görmezden gelinerek yapılanların doğrudan doğruya seçime yönelik bir müdahale olduğu ve bunun ülkemiz demokrasisi açısından kabul edilemeyeceği açıktır” diye konuştu.

KKTC’deki cumhurbaşkanlığı yarışında Kıbrıs sorununun çözümüne dair politikalar ve Türkiye’yle nasıl bir ilişki kurulacağı önemli kampanya başlıkları. Akıncı ve Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) parametrelerinde fedaratif çözüm ve Türkiye’den daha bağımsız bir yönetimi savunurken; Tatar ve Özersay Ankara ile ortaklığı geliştirmeyi ve federasyonda ısrar etmenin gerekli olmadığını savunuyor.

Karara Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan, BM ve AB’den de tepki var

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis, Maraş konusunda alınan kararın “tüm BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ettiğini ve kabul edilemez olduğunu” söyledi. Hükümet sözcüsü Kiryakos Kusiyos da KKTC Başbakanı Ersin Tatar’ı Ankara’nın “kuklası” olmakla suçlayarak, bu adımın seçim yatırımı olduğunu savundu.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı da Maraş’ın açılmasını BM Güvenlik Konseyi kararlarının “büyük bir ihlali” olarak değerlendirdi.

Kararla ilgili olarak kaygı duyulduğuna dair açıklama yapan BM, tek taraflı eylemlerin gerginliğe neden olabileceği ve Ada’nın bölünmüşlüğünü gidermek için diyalog oluşturulması çabalarına darbe vuracağı uyarısında bulundu.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de, KKTC’nin kapalı Maraş’ın sahil şeridini halka açma kararından endişe duyduklarını açıkladı. Borrell, bunun Kıbrıs müzakerelerini yeniden başlatma çabalarını daha karmaşıklaştırabileceğini söyledi.

Maraş’ta açılacak kısımda özel mülk bulunmuyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salı günü (6 Ekim) Tatar’la birlikte düzenlediği basın toplantısında konuyla ilgili şöyle konuşmuştu: “Maraş’ın KKTC toprağı olduğu tartışmasız bir gerçek, açılması birçok yeri rahatsız edecek. Perşembe sabahından itibaren kapalı bölgeye girebilecek olmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu, KKTC ekonomisini şaha kaldıracak bir fırsattır. Mülkiyet hakkına saygı gösterilip Maraş’ın tümü açılmalı.”

Maraş, Türkiye’nin 1974’teki Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ardından Birleşmiş Milletler tarafından denetlenen Yeşil Hat bölgesinde yer alıyor. BM 1974 ve öncesindeki yasal sahipleri dışında kimsenin bölgeye yerleşemeyeceği kararı almış durumda ve bölgeye 46 yıldır Türk askeri ve BM askeri dışında kimse giremiyor. İçeride kullanımda olan sadece BM’ye ait bir bina ve Türk askerine ait bir orduevi bulunuyor.

Salı günkü duyuruda perşembe günü Maraş’ın sahilindeki iki caddenin açılacağı belirtilmiş, bölgede hiçbir özel mülk bulunmadığı ve “mülkiyet hakkına saygı gösterildiğini” bildirilmişti.   

Maraş’ta taşınmazları olan Kıbrıslı Rumlar, Türkiye’nin AİHM’nin yargı yetkisini 1990’dan itibaren tanımaya başlamasıyla o tarihlerden itibaren Strasbourg Mahkemesi’ne dava başvurusunda bulunmaya başlamıştı. AİHM bu başvurular arasında pilot dava olarak seçtiği Loizidou davasında 1996’da açıkladığı kararında, Türkiye’nin, 1974 sonrası adanın kuzeyinde taşınmazı kalan Rumlar’ın mülkiyet haklarını ihlal ettiğine hükmetmişti.  Kıbrıs’ta da bu sorunun çözümü için bir Taşınmaz Mal Komisyonu kurulmuştu.

Kıbrıs müzakerelerinde Rumlar, eski mal sahiplerinin bölgeye dönmesini isterken Türk tarafı, yönetimin Türk tarafında kalmasını ve turistik işletmelerin vergilerinden yararlanmayı talep etmişti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus