Türk Tabipleri Birliği, Sağlık Bakanlığı’na çağrı yaptı: “Salgın döneminde toplumu yanılttınız, en azından aşı uygulamalarında şeffaf olun”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık Bakanlığı’na koronavirüs aşı sürecinde şeffaflık çağrısı yaptı. TTB tarafından yapılan açıklamada, “Salgın döneminde şeffaf olmayan Sağlık Bakanlığı’nın, en azından aşı uygulamalarında şeffaf olması gerekliliğinin hayati önem taşıdığını bir kez daha vurgulamak isteriz” denildi. TTB bakanlıktan, aşıların ruhsatlandırma süreçlerine ve etkilerine dair belgeleri kamuoyuyla paylaşmasını da istedi.

“Aşının toplumun tüm kesimlerinin ulaşabildiği ücretsiz bir hak olduğu unutulmamalıdır”

TTB, Sağlık Bakanlığı’na aşı sürecinin şeffaf yürütülmesi için uyarılarda bulundu. Sağlık Bakanlığı, Çin kökenli Sinovac aşısından 50 milyon adet  sipariş edildiğini, aşının Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu onayından sonra uygulanmaya başlanacağını açıklamıştı. TTB ise aşı süreciyle ilgili kamuoyunda belirsizliklerin sürdüğüne işaret etti. Açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Mevcut iktidarın tamamen işlevsiz hale getirdiği koruyucu sağlık hizmetlerinin temel araçlarından olan aşının, ne kadar sürede, kaç doz, öncelikle kimlere yapılacağı; aşılama ile ilgili programlarının olup olmadığı hızla toplumla paylaşılmalıdır. Salgınla baş etmek isteniyorsa aşının toplumun tüm kesimlerinin ulaşabildiği ücretsiz bir hak olduğu unutulmamalıdır. Koronavirüs aşısının süreci, influenza aşısındaki gibi kötü yönetilmemelidir. Koronavirüs salgınında verileri şeffaflıkla paylaşmadınız ve kamuoyunu yanılttınız. Bu nedenle aşılamanın yaygınlaşması bundan sonra verileri şeffaflıkla paylaşmanıza ve toplumda sarsılan güveni onarmanıza bağlıdır.”

“Aşıların hangi ülkede üretildiğinin bir önemi yok”

Koronavirüs aşılarının güvenirliğine dair kamuoyundaki tartışmalara da değinen TTB, “Aşıların hangi ülkede üretildiğinin, üreten firmanın hangisi olduğunun bir önem taşımadığını kamuoyuna buradan bildiririz. Koronavirüs aşısının bizler için önem taşıyan yanı bilimsel ve etik kurallara uygun ruhsatlandırılmış olması; tüm dünyada ve Türkiye’de toplumun tüm kesimlerine eşit ve adil bir şekilde ulaştırılmasıdır” dedi.

“Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu üzerinde siyasi baskı olmamalı”

Sağlık Bakanlığı tarafından sözleşme ile alınan aşıların Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu üzerinde bir siyasi baskıya dönüştürülmemesi gerektiği belirtilen açıklamada şöyle devam edildi: “Aşının araştırma ve geliştirme çalışmalarından ruhsatlandırılıp sunulmasına, soğuk zincirle taşınmasından dağıtımı yapılarak uygulanmasına kadar her basamağı gündelik politikanın, rekabetin ve ticaretin konusu dışında tutulmalıdır. Bu bağlamda, Sağlık Bakanlığı’nın herhangi bir koronavirüs aşısı için önceden anlaşma/sözleşme imzalaması, bir kamu kurumu olan Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu üzerinde de siyasi baskı nedeni olmamalıdır.”

“Türkiye’de uygulanacak olan her aşıyı toplum sağlığı adına inceleyeceğiz”

TTB, Türkiye’de uygulanacak olan her aşıyı inceleyeceklerini de açıkladı: “Dünya Sağlık Örgütü’nün listesinde yer alan 219 koronavirüs aşısı adayının, araştırma ve geliştirme çalışmalarını, klinik deneme aşamasına geçenlerin faz çalışmalarını ve ruhsatlandırma aşamalarını büyük bir titizlikle takip ediyoruz. Bazı ülkelerde Acil Durum Kullanım İzni ile aşının uygulanmasını da bilimsel ve etik yönüyle takip etmekteyiz. Türkiye’de uygulanacak olan her aşıyı da toplum sağlığı adına inceleyeceğimizin ve toplumu bilgilendireceğimizin altını bir kez daha çizmek isteriz. Toplum sağlığı bizim birinci önceliğimiz ve sorumluluğumuzdur.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus