Uluslararası Çalışma Örgütü’nden “Küresel Salgının Türkiye’de Çalışma Saatlerine Etkisi” raporu: “Milyonlarca işçinin mevcudiyeti gizleniyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs salgınının başladığı Mart 2020’den bu yana birçok ülke istihdamı korumak için çeşitli önlemlere başvurdu. Bu önlemler arasında, işletmelerin işçilerini ücretsiz izinde tutması için kolaylaştırılmış prosedürlerin yanı sıra işten çıkarmaların yasaklanması da yer aldı. Ancak tüm bu önlemlerin alınmasına rağmen Türkiye ve diğer ülkelerde ekonomik faaliyet ve dolayısıyla işgücü piyasasında ciddi aksamalar yaşandı. Düşük talep ve işyerlerinin kapatılması, çalışan kişi sayısında ve dolayısıyla hanehalklarının gelirinde ciddi bir düşüşe yol açtı.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO), 19 Ocak Salı günü yayımladığı “İşsizliğin Ötesinde: Küresel salgının Türkiye’de çalışma saatlerine etkisi” raporunda, küresel bir salgının çalışma saatlerine genel etkisini tahmin etmek amacıyla, “toplam istihdam, “işe gelmeyen kişi sayısı” ve “haftalık çalışma saatleriolarak üç değişken kullanılarak, Türkiye’de salgının çalışma saatlerine etkisi hesaplandı.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 19 Ocak Salı günü, “İşsizliğin Ötesinde: Küresel salgının Türkiye’de çalışma saatlerine etkisi” raporunu yayımladı. Raporun hazırlanma sürecinde, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri kullanılarak Türkiye’de 2020 yılı başlarında salgın olmadığı takdirde gerçekleşecek çalışma saatleri hesaplandı ve koronavirüs salgınının etkisi altında Türkiye’deki yeni çalışma saatleri ile karşılaştırıldı.

ILO’nun raporuna göre, salgının başlangıcından bu yana Türkiye tarafından uygulanan istihdamı koruma önlemleri kayıtlı çalışanlar arasında küresel salgının neden olduğu zararı sınırlandırdı ve istihdam düzeylerini, krizin ekonomik faaliyete gerçek etkisine ilişkin güvenilmez bir gösterge haline getirdi. Bu sorunu daha iyi anlamak ve aşmak amacıyla ILO, yayımladığı araştırma raporunda, istihdam düzeyleri ile çalışma saatlerine ve işe gelmeyenlerin sayısına (çalışmayan ancak istihdam edilen kişiler) ilişkin verileri kullandı.

“Çalışmayan milyonlarca işçinin mevcudiyeti gizleniyor”

Koronavirüs salgını başladığında birçok ülke farklı istihdam önlemleri aldı. İtalya, Fransa ve İspanya’da uygulanan istihdamı koruma yöntemlerinin benzeri Türkiye’de de uygulandı. Kasım 2020’de işten çıkarmalar “ilk kez” yasaklandı ve bazı kanunlar mevcut istihdam ilişkilerinin devamını sağlayacak bir dizi alternatif yönteme işverenlerin erişimini kolaylaştıracak biçimde değiştirildi. Rapora göre, Türkiye’nin uyguladığı bu istihdam modeli başarılı sayılabilir ancak öte yandan bu model, Türkiye’de çalışmayan milyonlarca işçinin mevcudiyetini gizliyor.

TÜİK verilerine göre, Nisan 2020’de toplam istihdam rakamı 25,61 milyona ulaşmış olsa da aynı ayda gerçekte 20,45 milyon kişi çalıştı. Ayrıca ILO’nun raporuna göre çalışmaya devam edenlerin haftalık çalışma saatlerinde büyük bir düşüş yaşandı. Bu, koronavirüs salgınının işgücü piyasasına etkisi hesaplanırken dikkat edilmesi gereken bir durum.

ILO’nun raporunda, TÜİK verileri kullanılarak Türkiye’de uygulanan istihdamı koruma önlemleri sonucunda küresel salgının çalışma saatlerine etkileri tahmin edilmeye çalışıldı. Çalışmaya devam edenler arasında çalışma süresindeki düşüşlerden ve işe gelmeyenlerin (yani küresel salgın olmasaydı izinde olmayacak olan, ücretli/ücretsiz izindeki işçiler) sayısındaki fazlalıktan kaynaklanan kayıplar dikkate alındı.

“Toplam istihdam, işe gelmeyen kişi sayısı ve haftalık çalışma saatleri”

Raporda, koronavirüs salgınının çalışma saatlerine etkisi, ‘Toplam istihdam, işe gelmeyen kişi sayısı ve haftalık çalışma saatleri’ değişkenlerinin Ocak 2020’ye kadar olan mevcut bilgileri kullanarak ortaya koyuldu.

ILO raporuna göre, genel olarak küresel salgın Türkiye’de haftalık çalışma saatlerini Nisan 2020’de 1 milyar 243 milyondan 808 milyona, Mayıs 2020’de 1 milyar 250 milyondan 828 milyona düşürdü.

Nisan ve mayıs aylarından sonra Haziran 2020’de koronavirüs önlemlerinin kaldırılmasıyla birlikte çalışma saatlerindeki kayıp büyük ölçüde ortadan kalktı ancak 2020 boyunca toparlanması beklenen çoğu faaliyet ekonomiyle birlikte toparlanmış görünse de aslında tamamlanamadı.

“Kadınlar işgücü piyasasından daha fazla etkilendi”

ILO raporuna göre, Türkiye’de de küresel salgının başından itibaren kadınlar daha güçlü bir etkiye maruz kaldı ve buna ek olarak kadınların çalışma saatlerine ilişkin toparlanma Eylül 2020 itibarıyla durgunlaştı.

Rapora göre salgının başlangıcından bugüne kadar kadınların çalışma süresindeki kayıp gerçekte yüzde 10,9’dan 11,3’e yükseldi.

“Koronavirüsün istihdama etkisi”

Türkiye’deki gençler (15-24 yaş), nisan ve mayıs aylarında yüzde 20’yi aşan istihdam kayıpları ile en çok etkilenen gruplar arasında yer aldı. ILO raporunda genç işsizliği ile ilgili iki sorun ortaya koyuldu. İlk sorun kısa vadeli işsizliğin gelir kaybı yaratması, ikinci sorun ise daha uzun vadeli kaygı olan ‘Ne Eğitimde Ne İstihdamda’ (NEET) sorununun ortaya çıkması. Gençlerin NEET’ten çıkma olasılıkları ise erkekler için yüzde 50,6, kadınlar için yüzde 23,5.

Raporda küresel salgından en çok etkilenenler arasında konaklama sektöründeki işçiler gösterildi. Koronavirüs salgını nedeniyle kapatılan restoran, bar ve otellerde çalışan işçiler sadece Türkiye’de değil, başta Kanada olmak üzere birçok ülkede en çok etkilenenler konumunda.

ILO İşsizliğin ötesinde: Küresel salgının Türkiye’de çalışma saatlerine etkisi raporunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Derleyen: Zelal Direkçi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus