Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon oranı beklentisi yüzde 9,4

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Naci Ağbal, 2021 yılının ilk enflasyon raporunu açıkladı. Temel amacı “fiyat istikrarını sağlamak” olan TCMB, 2020 yılının son enflasyon raporunda 2021 yılı sonu için yüzde 9,4 olarak öngördüğü enflasyon oranı tahminini değiştirmedi. Ancak önceki raporda yüzde 10,5 olan gıda enflasyonu oranı tahmini, yüzde 11,5’e yükseltildi. Ağbal, para politikasındaki sıkılığı yüzde 5 enflasyonu yakalayana kadar kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek, “Mevcut politika seti altında yüzde 5 hedefine 2023’te ulaşabileceğimizi tahmin ediyoruz” dedi. Raporda öne çıkan açıklama ve değerlendirmeler şöyle:

“Türk Lirası cinsinden ithalat fiyatları, petrol ve gıda fiyatlarına ilişkin varsayımlarda yapılan güncellemeler ile enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun enflasyon görünümüne etkileri çerçevesinde enflasyon tahminleri değisştirilmemiştir. Bu çerçevede, enflasyonun 2021 yılı sonunda yüzde 9,4 olarak gerçekleşeceği, 2022 yıl sonunda yüzde 7’ye ve 2023 yıl sonunda ise orta vadeli hedef olan yüzde 5 seviyesine gerileyerek istikrar kazanacağı tahmin edilmektedir. Enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2021 yılı sonunda orta noktası yüzde 9,4 olmak üzere, yüzde 7,3 ile yüzde 11,5 aralığında; 2022 yılı sonunda orta noktası yüzde 7,0 olmak üzere yüzde 4,6 ile yüzde 9,4 aralığında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.

Yüzde 5 enflasyon hedefine ulaşma yolunda parasal duruşun sıkılık düzeyi şu şekilde belirlenecektir: Yüzde 5 hedefine varıncaya kadar gerçekleşen/beklenen enflasyon oranı patikası ile para politikası faiz oranı patikası arasındaki düzey güçlü bir dezenflasyonist denge gözetilerek oluşturulacak ve bu denge sürekli korunacaktır. Mevcut verilerin yanı sıra, elde edilecek her türlü yeni verinin enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarında orta vadeli hedef patikasından sapma riskine işaret etmesi durumunda ilave sıkılaşma önden yapılacaktır.

Tahminler, küresel büyüme ve dış talep görünümünde salgın kaynaklı olumsuz bir şokun yaşanmayacağı, küresel risk iştahında yaşanan olumlu gelişmeler ile birlikte Türkiye’ye özgü risk algılarında iyileşmenin devam edeceği bir görünümü esas almaktadır. COVID-19 salgınına ilişkin aşı çalışmalarının hızlanması ve gelişmiş ülkelerin genişleyici mali ve parasal politikaları sürdüreceği beklentileri küresel risk iştahının 2020 yılının son çeyreğinde yükselmesini sağlamıştır. Bununla birlikte gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde düşük faiz ortamının uzun bir süre devam edeceği öngörülmektedir. Para politikasındaki sıkı duruşun sade bir çerçevede enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar sürdürülecek olmasının, ülke risk primindeki iyileşmeye katkı sağlamaya devam edeceği bir görünüm esas alınmıştır.

Tüketici enflasyonu 2020 yılını yüzde 14,6 ile Ekim Enflasyon Raporunda sunulan tahmin bandı üst sınırının üzerinde tamamlamıştır. Enflasyondaki yükselişte hem talep hem de maliyet yönlü unsurlar etkili olmuştur. Bu dönemde iç talep koşulları, döviz kuru başta olmak üzere birikimli maliyet etkileri, uluslararası gıda ve diğer emtia fiyatlarındaki yükseliş ile enflasyon beklentilerindeki bozulma kaynaklı olarak tüketici enflasyonu öngörülenden yüksek bir seyir izlemiştir. Üretici fiyatları, Türk Lirası’ndaki değer kaybı ve emtia fiyatlarındaki yukarı yönlü seyrin yanı sıra güçlü talep koşulları ve bazı sektörlerde belirginleşen arz kısıtları neticesinde hızlı bir şekilde yükselmiş; böylelikle tüketici enflasyonu üzerindeki maliyet baskıları güçlenmiştir.

Tüketici enflasyonunun 2020 yılı Eylül ayındaki yüzde 11,75 seviyesinden yüzde 14,60’a yükselmesinde temel mal ve gıda grupları belirleyici olmuştur. Bu dönemde temel mal grubunun yıllık enflasyona katkısı 1,46 puan artışla 4,71 puana ulaşırken, gıda grubunun katkısı 1,33 puanlık yükselişle 4,69 puan olmuştur. 2020 yılında altın fiyatları da sepet içindeki düşük payına rağmen enflasyona 0,96 puanlık yüksek bir katkı yapmıştır. Öte yandan, enerji ile alkollü içecek ve tütün grupları toplam 0,73 puanlık katkıyla tüketici enflasyonunu önemli ölçüde sınırlamıştır. Giyim, konaklama, eğitim, eğlence ve kültür hizmetleri gibi salgın nedeniyle talep koşullarının zayıf seyrettiği kalemlerde enflasyon nispeten düşük kalmıştır. Diğer taraftan, başta dayanıklı mallar olmak üzere uygulanan politika bileşiminin ve harcama kalıplarındaki değişimin etkisiyle talebi güçlenen bazı alt gruplarda enflasyon yüksek seyretmiştir.

Güçlü kredi ivmesine bağlı olarak sektörel talep koşullarında gözlenen ayrışma son çeyrekte de devam etmiş, döviz kuru gelişmeleri ve güçlü talep koşullarının etkisiyle dayanıklı mallarda enflasyon yüksek bir seviyeye ulaşmıştır. Diğer taraftan, faaliyeti salgından olumsuz etkilenen giyim grubunda fiyatlar Aralık ayında geçen seneki seviyesinin altına gerilemiştir. Bu gelişmelerle, 2020 yılının son çeyreğinde, tüketici fiyatlarında mevsimsellikten arındırılmış çeyreklik artış hızlanarak yüzde 4,76 olmuştur. Bu görünüm altında, çekirdek göstergelerin yıllık enflasyonu ve eğilimleri eylül ayına göre yükselmiştir. 2020 yılında bir önceki yıl sonuna kıyasla 2,76 puan artan tüketici enflasyonuna en yüksek katkı Türk lirasındaki değer kaybından gelirken, işlenmemiş gıda fiyatları ve reel birim işgücü maliyetleri de enflasyona artış yönünde katkı vermiştir.

Döviz kuru gelişmelerinin yanı sıra uluslararası tarımsal emtia fiyatlarındaki artış eğilimi ve mevsim geçişine bağlı arz yönlü unsurlar gıda görünümünü olumsuz etkilemiştir. Gıda enflasyonu alt gruplar genelinde yükselişini sürdürmüştür. Üçüncü çeyrekte bir miktar ivme kaybeden gıda ve alkolsüz içecekler grubu enflasyonunun mevsimsellikten arındırılmış çeyreklik artışı son çeyrekte yüzde 7,21 ile belirgin biçimde yükselmiştir. Gıda yıllık enflasyonundaki yükselişte hem işlenmemiş hem de işlenmiş gıda gruplarının etkisi hissedilirken, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki artış daha belirgin olmuştur. Mevsimsellikten arındırılmış veriler, işlenmemiş gıda fiyatlarında hem taze meyve ve sebze hem de diğer gruplarda oldukça yüksek bir çeyreklik artışa işaret etmiştir. Bu gelişmede mevsim geçişine bağlı arz yönlü unsurların yanı sıra döviz kurundaki birikimli değer kayıplarının ve uluslararası gıda fiyatları gelişmelerinin etkili olduğu değerlendirilmektedir. Bu dönemde gerek Türk Lirası’ndaki zayıf seyir gerekse soya gibi temel ithal girdilerin uluslararası fiyatlarındaki keskin artışlarla beraber özellikle yumurta ve beyaz et fiyatlarında belirgin yükselişler izlenmiştir. İşlenmiş gıda grubunda ise uluslararası buğday ve yağ fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra döviz kuru etkileri öne çıkmıştır. Bu dönemde uluslararası emtia fiyatlarındaki artışların yurt içi fiyatlara yansımasını sınırlamaya yönelik olarak buğday, mısır, arpa ürünlerinde gümrük vergisi indirimlerinin süresi uzatılırken, bazı ürünlerde (pirinç, çeltik, kırmızı mercimek, ayçiçeği) vergi indirimine gidilmiştir. Ancak tarımsal emtialarda süregelen artışlar gıda grubunda enflasyon baskılarını canlı tutmaktadır. Buna ek olarak, 2021 yılı ilk çeyreğinde çiğ süt referans fiyatındaki ayarlamaya bağlı olarak tüketici fiyatlarında süt ve süt ürünleri fiyatlarında artışlar izlenecektir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus