Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Av. Aslı Pasinli ile söyleşi: “Emniyet’in KADES uygulamasında Kürtçe’ye yer verilmeyerek ayrımcılık yapılmıştır”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Dünya 8 Mart Kadınlar Günü’nü kutlarken, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Kadın Acil Destek Uygulaması (KADES)’te Kürtçe dil uygulamasına yer verilmemesi tepkilere neden oldu. Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukat Aslı Pasinli, Muş’ta Kürtçe bilmediği için gittiği karakolda derdini anlatamayan ve daha sonra eşi tarafından öldürülen Fatma Altınmakas’ı örnek vererek, bu uygulama ile ayrımcılık yapıldığını söyledi. Kadına yönelik yaşanan ve her geçen gün artan şiddeti artık cins kırımı olarak değerlendirdiklerini söyleyen Pasinli, yasal düzenlemeye gerek olmadığını, zihniyet değişikliğinin yaşanması gerektiğini ifade etti.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün sosyal medya hesabından Kadın Acil Destek Uygulaması (KADES) ile ilgili yapılan paylaşımda, “KADES uygulaması artık altı dilde” denilerek bundan böyle Türkçe, Arapça, Farsça, İngilizce, Rusça ve Fransızca hizmet sunulacağının belirtilmesi tepkilere neden oldu. Türkiye’de Türkçe’den sonra en fazla konuşulan dil olan Kürtçe’nin uygulamada yer almaması sosyal medyada günden olurken, Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukat Aslı Pasinli de uygulamaya tepki gösterdi. Pasinli, Muş’ta kayınbiraderinin tecavüzüne uğradıktan sonra gittiği karakolda Türkçe bilmediği ve tercüman getirilmediği için yaşadıklarını anlatamayan ve daha sonra eşi tarafından öldürülen Fatma Altınmakas olayını örnek göstererek, yapılan uygulamanın ayrımcılık olduğunu söyledi.

Pasinli, özellikle salgın döneminde kadınların aile içi şiddete uğradıklarını ve bu sayının artığını ifade ederek, “Günde en az üç kadın katlediliyor. Biz bu artan şiddet nedeniyle artık buna ‘cins kırımı’ diyoruz. Türkiye’de kadınların önemli kazanımlarından biri İstanbul Sözleşmesi’dir. Ancak zihniyet değişmediği için yaşanan şiddet ve ayrımcılığın önüne geçilemiyor. Yeni yasalara gerek yok, mevcut yasaların eşitlik ilkesi göz önüne alınarak ve bunu benimsenerek uygulanması gerekir. Tek tek adalet değil, toplumda köklü bir dönüşüm yaratmak gerekir. Yasal mevzuat etkili şekilde uygulanmıyor. Kadınların inandırıcılığı sorgulanıyor. Sosyal medyada yer alan görüntüler ve haberler sadece buz dağının görünen kısmıdır. Kadına yönelik şiddette adli pasiflik söz konusudur” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus