İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener: “Bu tablonun sorumlusu, salgını yönetemeyen, aşıyı getiremeyen, milleti yokluğa mahkûm eden sizsiniz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. Yaz sezonunun koronavirüs salgını gölgesinde başlayacağını söyleyen ve artan vakalar nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sert sözlerle eleştiren Akşener, “Ülkeler birer birer Türkiye’ye uçuşları durduruyor. Türkiye’nin en önemli gelir kaynağı olan turizm sezonu yaklaşırken, milyonlarca çalışanın ekmeğiyle oynadın, mutlu musun?” dedi. İstanbul Sözleşmesi’nin feshini de eleştiren Akşener, “İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıp Türkiye’yi dünya âleme rezil ederseniz, turizm de rezil olur” diye konuştu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle: 

“Türkiye’nin salgında en kötü dönemi yaşıyor olması büyük bir beceriksizliğin sonucudur”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Vaka artışında 84 milyon sorumludur” açıklamasını eleştiren Akşener, şunları söyledi: “Biz bu tabloyu hak etmedik. Ama, özveriyle çalışan doktorlarımızın, sağlık ordumuzun uyarılarını dinlemeyenler, aklın ve bilimin yolundan sapanlar, Türkiye’yi maalesef bu korkunç tabloyla baş başa bıraktı. Salgını ciddiye alıp, üzerine düşeni yapmaya çalışan ülkeler, birer ikişer normale dönerken, Türkiye’nin, en kötü dönemini yaşıyor olması, bir büyük basiretsizliğin, bir büyük ciddiyetsizliğin, bir büyük beceriksizliğin sonucudur. Bu tablo milletimizin değil, iktidarın eseridir. Bu kürsüden, daha önce de Bilim Kurulu’na seslenip, uyarmıştım: ‘Ya çıkın gerçekleri anlatın ya da sizi susturuyorlarsa istifa edin’ demiştim.” 

“Bilim Kurulu’nun çözüm planı, bir tavsiye muamelesi gördü, kaybedecek tek bir saatimizin bile olmadığı bir zamanda, 24 saat daha heba edildi”

Koronavirüs vakalarındaki artış nedeniyle hükümeti eleştiren İYİ Parti lideri, “Bilim Kurulu, pazartesi günü yine toplandı. Bilimin ışığında, neler yapılması gerektiğini, Sağlık Bakanı’na anlattılar. Peki sonra ne oldu? Bilim Kurulu’nun çözüm planı, bir tavsiye muamelesi gördü, kaybedecek tek bir saatimizin bile olmadığı bir zamanda, 24 saat daha heba edildi. Neden? Sayın Erdoğan inceleyip karar verecekmiş. Hangi bilgiyle, hangi birikimle belli değil. Sen doktor musun? Sen enfeksiyon uzmanı mısın? Böylesine uzmanlık isteyen bir konuda, kararı niye sen veriyorsun? Kararı niye bilim insanlarına bırakmıyorsun? Bu nasıl bir hırs? Bu nasıl bir nobranlık? Böyle devlet yönetilmez. Yazıktır, günahtır. Aylardır, ‘Acilen üç haftalık tam kapanmaya geçin’ diyoruz” dedi.

“Bu tablonun sorumlusu, salgını yönetemeyen, aşıyı getiremeyenmilleti yokluğa mahkûm eden sizsiniz”

Akşener konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ülkeler birer birer Türkiye’ye uçuşları durduruyor. Türkiye’nin en önemli gelir kaynağı olan turizm sezonu yaklaşırken, milyonlarca çalışanın ekmeğiyle oynadın, mutlu musun? Vatandaşlarımız hastanelerde yatak bulamıyor, mutlu musun? Milletimiz aşı beklerken, Libya’ya 150 bin aşı gönderip, caka satmaya utanmıyor musun? Hiç mi Allah’tan korkmuyorsun? Yazıklar olsun! Hadi bizi duymazlıktan geliyorsunuz, onu anladık. Ama Türk Tabipleri Birliği çıktı, ‘Üçüncü ve en yüksek zirvedeyiz’ dedi. Onu da mı duymadınız? İstanbul Tabip Odası, ‘Hastaneler doldu. Hastalar sıra bekliyor’ dedi. Onu da mı duymadınız? Ankara Tabip Odası seslendi; ’12 saat sedyede bekleyen hastalarımız var’ dedi. Onu da mı duymadınız? Bu tablonun sorumlusu milletimiz değil. Bu tablonun sorumlusu, salgını yönetemeyen, aşıyı getiremeyen, milleti yokluğa mahkûm eden sizsiniz.

“Onlar, iktidarlarını nasıl sürdüreceklerinin hesabındalar, biz, milletimizi nasıl düze çıkaracağımızın hesabındayız”

Onlar, iktidarlarını nasıl sürdüreceklerinin hesabındalar, biz, milletimizi nasıl düze çıkaracağımızın hesabındayız. Onlar, eşi dostu, müteahhidi zengin etme peşindeler, biz, EYT’linin, polisin, sağlıkçının derdini çözme peşindeyiz. Onlar, yalanlarla koltuklarını korumanın derdindeler, biz, zengin, güçlü ve mutlu bir Türkiye derdindeyiz. Biz inatla, önce millet, önce memleket diyeceğiz. Biz inatla, milletin dertlerini konuşacağız. Biz, dün olduğu gibi, bugün de yarın da milletimizin sesi olmaya devam edeceğiz.”

“Böyle beceriksiz bir tarım bakanı varken, buna da şükür”

Tarım Bakanlığı’nın vatandaşa patates, soğan dağıtması hakkında da konuşan Akşener, “Bu iktidar vatandaşının sesini duymuyor. Aylardır, ‘Patatesler, soğanlar depolarda çürüyor, üretici perişan’ diyoruz. İktidardan ‘tık’ yok. Mecburen Millet İttifakı belediyeleri kendi imkanlarınca, üreticimizin elindeki ürünü satın alıp, vatandaşımıza dağıttı. Bunu gören Tarım Bakanlığı da baktı kendi işini Millet İttifakı belediyeleri yapıyor, sonunda harekete geçti. Depolardaki ürünü, simsar hesabıyla alıyorlar ama olsun. Nihayet iyi bir adım attılar. Böyle beceriksiz bir tarım bakanı varken, buna da şükür. Ama sıkıntı sadece patates ve soğanla sınırlı değil. Elma üreticilerinin de derdi var. Ürünlerini, soğuk hava depolarından meyve suyu fabrikalarına götürüyorlar, kayıpları oluyor. İktidardan beklentileri açık: Kilo başına 30 kuruş destek istiyorlar” dedi. 

“Sayın Erdoğan ve damadının el birliğiyle zora soktukları Türkiye ekonomisi, pandemiyle birlikte çok daha ağır sorunlarla karşı karşıya”

Akşener, Merkez Bankası rezervleri ve ekonomik sorunlara ilişkin olarak da şunları söyledi: “Sayın Erdoğan ve damadının el birliğiyle zora soktukları Türkiye ekonomisi, pandemiyle birlikte çok daha ağır sorunlarla karşı karşıya. Milletimiz bu zorlukları, işyerinden tarlaya, pazardan sofraya kadar, hayatın her alanında derinden hissediyor. Merkez Bankası rezervlerini buharlaştıran beceriksizlik, şimdi nereden nasıl para bulabilirim diye çırpınıyor. Bu zor şartlarda, ekonomimize nefes aldırabilecek alanlardan biri de Türkiye’nin en bereketli sektörlerinin başında gelen turizm sektörü. Turizm, tek başına dış ticaret açığımızı kapatacak potansiyele sahip. Çünkü, direkt olarak döviz girdisi sağlıyor. Çünkü, hizmet ağırlıklı bir sektör ve ithalata bağımlı değil. Çünkü, istihdam sağlıyor. Bunun yanında, esnafı da kalkındırıyor. İşte o nedenle, iktidarı haftalardır uyarıyoruz. ‘Hazırlıklı olun, önlemlerinizi alın, Türk turizmi bu sezonu kaçırırsa bedeli ağır olur’ diyoruz. TÜRSAB, uzunca bir süredir alarm veriyor. Hatta kendi bakanlığı bile iktidarı uyarıyor, ‘Bu sezonu kaçırırsak felaket olur’ diyor. Ama muhteremler uyumaya devam ediyor. Bu hafta Turizm Haftası. Lafa geldiğinde, ‘Turizm istihdam sağlar, turizm barıştır, dostluktur’ diyorlar. Turizmin ekonomi için ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyorlar. Ama sektörün içinde bulunduğu sıkıntıları nedense hatırlamıyorlar. Hatta, yok konaklama vergisi, yok tanıtım ajansı katkı payı diye, ek vergiler, ödemeler çıkarıyorlar.”

“Projeleriyle, çözümleriyle, vizyonuyla İYİ’ler geliyor”

Meral Akşener sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Millet bizi çağırıyor! Endişeye mahal yok. Az kaldı. Projeleriyle, çözümleriyle, vizyonuyla İYİ’ler geliyor. Biz varız, kimse merak etmesin. Bu zor günler geçecek. Biz geleceğiz ve Türkiye nefes alacak. İYİ Parti iktidarında demokrasi, hukuk, ekonomi işleyecek. Çarklar dönecek. Ve şuna inanın: Türkiye İYİ olacak! Bu kutlu yolda, Allah yar ve yardımcımız olsun. Mübarek ramazan ayı ülkemize, milletimize hayırlara vesile olsun.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus