İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener: “Posta koymakta uzman dünya lideri Erdoğan gitmiş, pek minnoş Mistır Erdogan gelmiş”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında alınan üç haftalık tam kapanma kararına değinen Akşener, “Lebaleb kongreler yapana kadar kısmi kapanma kararı bile almadılar. Kongreler bitti kısmi kapanmaya geçtiler. Tam kapanma dediler ama tam mı yarım mı kapanıyoruz belli değil. Gecikmiş olsa da bu kararı önemli buluyoruz. Ama sadece ‘kapanıyoruz’ demekle olmaz, vatandaşın yanında olacaksın” dedi. Akşener, ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarını “soykırım” olarak tanımlaması hakkında ise “Sözde soykırım açıklaması vatandaşlarımızı derinden yaraladı. Herkesin gözü Erdoğan’a çevrildi. Ama bir baktık ki posta koymakta uzman dünya lideri gitmiş. pek minnoş Mistır (bay) Erdogan gelmiş” diye konuştu.  

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle: 

“Posta koymakta uzman dünya lideri Erdoğan gitmiş, pek minnoş Mistır Erdogan gelmiş”

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarını “soykırım” olarak tanımlamasının ardından Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerekli ve yeterli tepkiyi göstermediğini belirten Akşener şöyle konuştu: “İktidarın sergilediği bu cahillik yüzünden Türkiye sürekli kaybediyor. Nitekim Joe Biden’ın 24 Nisan açıklaması sonrasında da böyle oldu. Sözde soykırım açıklaması vatandaşlarımızı derinden yaraladı. Herkesin gözü Erdoğan’a çevrildi. Ama bir baktık ki posta koymakta uzman dünya lideri gitmiş, pek minnoş Mistır Erdogan gelmiş. Rüzgâr esse atarlanan Sayın Erdoğan, çıkıp da ‘Ey Biden, sen kimsin!’ çekmek yerine, ‘Sayın Biden’ demekle yetinmekle kalmış. Oysa Türk milleti tarihine atılan bu çamura karşı devletin başından dirayetli bir duruş bekliyor. Ülkeyi karanlık bir cendereye soktu, bir çift laf edecek yüz bulamadı. Türk milleti senden bir adım bekliyor. Makamına yakışan bir şekilde cevap vermeni bekliyor. AKP iktidarı Türkiye’yi yönetemiyor. Türkiye bu ucube sistemi taşıyamıyor. Ermenistan bu yalanı, 100 yıldır söylüyor. Üstelik Erivan’la zaten bir ilişkin yok. Ayrıca o sözü de Paşinyan değil, ailecek evinde görüştüğün kadim dostun, Joe Biden söyledi. Konuyu sektirip, işin içinden sıyrılmanın, kaçıp saklanmanın manası yok. Sen, 5000 yıllık Türk devletini temsil ediyorsun. Korkma. Cesaretini topla ve çık, milletimizin beklentisine göre iki çift laf et, iki adım at.”  

“Memleket meselesini toplasaydın, bugün Mistır Erdogan olmak zorunda kalmazdın”

İYİ Parti lideri Erdoğan’a yönelik eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Geçen sene Kurban Bayramı’nda benzer bir krizde ‘Ülkenin cumhurbaşkanı olarak muhalefeti de dahil ettiğin bir memleket masası topla, sorunları ortaya koy, bilgileri atar. Muhalefet lideri de görüşlerini bildirsinler ve ortaya bir karar çıksın. Ondan sonra da Türkiye’nin birliği içinde bir tablo ortaya çıksın’ demiştim. O gün memleket masasını toplasaydın, bugün Mistır Erdogan olmak zorunda kalmazdın. Keşke yapabilse ama yapamaz. Türkiye’yi ekonomik ve diplomatik alanda öyle karanlık bir cendereye soktu ki bir çift laf edecek cesareti bile bulamıyor. 

“Türkiye, kabile devleti değildir”

Türkiye, kabile devleti değildir. Damadını sevdiğin kadar Türkiye’yi de seveceksin. Rıza Zarrab’ı koruduğun kadar devletini de kollayacaksın. O beş müteahhittin kesesini dert ettiğin kadar, milletin kesesini de dert edeceksin. Öyle kürsüden tarihi nutukları atıp, bildiğimizi bize anlatarak konuyu geçiştirmek yok. Kuyruğu kıstırıp milleti hazirandaki görüşmeyle oyalanmak yok. Türk milleti senden adım bekliyor.”

“Tam mı yarım mı kapanıyoruz belli değil”

Üç haftalık tam kapanma kararının yerinde ancak yetersiz olduğunu vurgulayan Akşener, önerilerini şöyle sıraladı: “Salgının başından beri herkes uyardı. Üç haftalık tam kapanmayı herkes söyledi. Öneriler getirdik, kulak asmadılar. 2021’in başından beri vaka sayıları patladı, umursamadılar. Yoğun bakım yatakları doldu, umursamadılar. Lebaleb kongreler yapana kadar kısmi kapanma kararı bile almadılar. Kongreler bitti kısmi kapanmaya geçtiler. Tam kapanma dediler ama tam mı yarım mı kapanıyoruz belli değil. Sayın Erdoğan gecikmiş olsa da bu kararı önemli buluyoruz. Ama sadece kapanıyoruz demekle olmaz, vatandaşın yanında olacaksın. Makamının sorumluluğu bunu gerektirir. Bu nedenle bir an önce çıkıp destek paketi açıklayın. Kapanma mücbir sebep sayılsın.  Esnaf için kira stopajlarını sıfırlayın. Çek ve senetler mayıs ayına kadar yazılmasın.” 

“Kapanma sürecinde milletin yanında olun, devlet ciddiyetinde hareket edin”

Kapanma sürecinde bir destek paketinin açıklanması gerektiğini vurgulayan Akşener, “Düşük gelirli vatandaşlarımızın evleri ile küçük esnafın elektrik faturalarını tahsil edin. Hane halkına kişi başı 500 lira hibe desteği verin. Gelin önerilerimize bu kez kulak verin. Bari kapanma sürecinde milletin yanında olun, devlet ciddiyetinde hareket edin. Salgının başında her akşam alkışlattıkları sağlık ordumuz artık tek başına. Sağlık çalışanlarımızın sağlığı risk altında. Çalışma saatleri belli değil. Bu büyük mücadeledeki özverilerini ek göstergeyle alkışlayın. Sosyal haklarını tek çatı altında toplayın. Bir an önce sağlık çalışanlarımızın için gerekli adımları atın” dedi. 

“Öğretmenine çok gördüğünü, müteahhidine yağdırmaktan çekinmiyor”

Akşener konuşmasını şöyle sonlandırdı: “İktidar, evlatlarımızı emanet ettiğimiz, 100 bin eğitim neferine, bir yıl için 2 milyar 760 milyon lirayı çok görüyor. Ama aynı iktidar, sadece İstanbul havalimanını işleten şirkete, 2020 yılı için, 2 milyar 300 milyon lira, garanti ücreti ödemekten geri durmuyor. Yani uçmayan uçağın, o uçağa binmeyen yolcunun parasını ödemekten gocunmuyor. Öğretmenine çok gördüğünü, müteahhidine yağdırmaktan çekinmiyor. İşte size, AK Parti’nin adalet anlayışı. İşte size, AK Parti’nin eğitime bakışı.

“İşte size, dünün mücahidi, bugünün müteahhidi Sayın Erdoğan’ın, millet sevgisi”

İşte size, dünün mücahidi, bugünün müteahhidi Sayın Erdoğan’ın, millet sevgisi. 100 bin öğretmenin devlete maliyeti, sadece 8 milyar lira. Bunun 2 milyarını da vergi olarak geri alıyor, yani 100 bin öğretmenin, devlete net maliyeti, 6 milyar lira. Bindiği uçağı satsa 50 bin öğretmene iş olur.” 

Gidenler öyle çok büyük beklentilerle gitmiyor, istedikleri alt tarafı düzgün bir iş, itilip kakılmadıkları mutlu ve huzurlu bir hayat”

Türkiye’de genç işsizlik oranının yüzde 26,9 olduğunu ve Türkiye’nin 2019 yılında genç göçünde rekor kırdığını vurgulayan Akşener, “TÜİK’in açıkladığı genç işsizlik oranı yüzde 26,9. Geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 44 düzeyinde. Gençlerimizin yüzde 27’si, ne bir eğitim kurumuna devam ediyor, ne de çalışıyor. Son 10 yıl içinde ne okuyan ne de çalışan genç kadınların oranı yüzde 32,8’den yüzde 41’e yükseldi. Bu düzen böyle gitmez. Bugün, gençlerimizin büyük bir çoğunluğu Türkiye’den gitmek istiyor. Türkiye, 2019 yılında genç göçünde rekor kırdı. Bu arada altını çizmek istiyorum: Gidenler öyle çok büyük beklentilerle gitmiyor. İstedikleri, alt tarafı düzgün bir iş, itilip kakılmadıkları, mutlu ve huzurlu bir hayat. Bu kadar basit. Aralarında, Amerika’ya, Almanya’ya, Kanada’ya, İngiltere’ye giden çok. Ama asıl acı olanı ne biliyor musunuz? Ukrayna’ya, Romanya’ya, Polonya’ya, Çin’e, Tayvan’a, hatta Vietnam’a gidenler var. Söyler misiniz, bir ülke için daha büyük bir utanç olabilir mi? Gençlerimizi, iş bulup, mutlu, huzurlu bir hayat kurabilmek için, daha dünün demir perde ülkelerine gitmek zorunda bırakmak kadar, utanç verici bir şey olabilir mi?” ifadelerini kullandı. 

“Bu günlere hallerinden pek bir memnun siyaset baronlarının sinirlerini boza boza geldik”

Akşener sözlerini şu şekilde sonlandırdı: 

Biz bu günlere, engelleri aşa aşa, duvarları yıka yıka geldik. Milletimizin karşısındaki herkese, kafa tuta tuta geldik. Hallerinden pek bir memnun siyaset baronlarının, sinirlerini boza boza geldik. İktidarı ve muhtelif boyutlardaki ortaklarını, kendi oyunlarında, yene yene geldik. Ellerinden geleni, artlarına koymasınlar. Dün yendik, yarın da yeneriz. Çünkü bizim yolumuz, hak yoludur” 

Derleyen: Meryem Zelal Direkçi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus