Etiyopya’nın Tigray bölgesinde tecavüz bir savaş silahı olarak kullanılıyor – Uluslararası Af Örgütü Genel Direktörü Agnès Callamard: “İnsanlığı var eden temel ilkelerle alay ediliyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Etiyopya ordusu ve Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasında Kasım 2020’den beri devam eden savaş, yeni insani dramlara sahne oluyor. Uluslararası Af Örgütü’nün açıkladığı rapora göre, Etiyopya hükümetine bağlı güçler ile hükümet güçleriyle birlikte hareket eden çeşitli paramiliter gruplar, çatışma bölgelerinde yüzlerce kadın ve kız çocuğuna sistematik olarak tecavüz ediyor. Uluslararası Af Örgütü Genel Direktörü Agnès Callamard, “İnsanlığı var eden temel ilkelerle alay ediliyor” dedi.

Uluslararası Af Örgütü’nün açıkladığı yeni rapora göre, Etiyopya hükümetine bağlı güçler ile hükümet güçleriyle birlikte hareket eden çeşitli paramiliter gruplar, Tigray bölgesindeki mevcut çatışmalarda yüzlerce kadın ve kız çocuğuna sistematik olarak tecavüz ediyor veya tacizde bulunuyor.

Uluslararası Af Örgütü’nün araştırması, Etiyopya federal hükümetinin yetkilileri tarafından dış dünyayla olan iletişim kanalları kesilmiş durumda olan Tigray’da tecavüzün, bir savaş silahı olarak kullanıldığı belgeliyor.

“Eli silah tutan tüm Etiyopyalılar cepheye”

Rapor, Etiyopya hükümetinin haziran ayında tek taraflı bir şekilde ilan ettiği ateşkesi terk ederek, bu hafta “eli silah tutan tüm Etiyopyalılar’ı” orduya katılmaya çağırmasından sonra açıklandı.

63 Tigraylı kadın ve tıp uzmanının ifadelerine dayanarak hazırlanan raporda, kadınların Etiyopya ordusu, Etiyopya Ulusal Savunma Güçleri, Eritre Savunma Güçleri ve Abiy Ahmed Ali hükümetiyle birlikte hareket eden Amharalı milis grupları tarafından sakatlama, toplu tecavüz, kölelik ve diğer işkence biçimlerine nasıl maruz kaldıkları anlatılıyor.

Belçika’daki Ghent Üniversitesi’nin araştırmacılarına göre, şu ana dek en az 10 bin ölüm ve 230 katliam rapor edilmiş durumda. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre de binlerce kişi korkunç suistimallere maruz bırakıldı.

“İnsanlığı var eden temel ilkelerle alay ediliyor”

Agnès Callamard

Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, Tigray’da yaşananlar için şöyle konuştu:

Tecavüz ve cinsel şiddetin, Tigray’daki kadın ve kız çocuklarına kalıcı fiziksel ve psikolojik zarar vermek için bir savaş silahı olarak kullanıldığı ayan beyan ortada. Yüzlerce kişi, onları aşağılamayı ve insanlıktan çıkarmayı amaç edinen muameleye maruz bırakıldı. İşlenen cinsel suçların şiddeti ve ölçeği, savaş suçları ve olası insanlığa karşı suçlar düşünüldüğünde şok edici bir hal almış durumda. İnsanlığı var eden temel ilkelerle alay ediliyor.”

Callamard, Afrika Birliği ile BM’yi çatışmalara bir son vermeye yardımcı olmaya çağırdı ve Etiyopya hükümetinin derhal harekete geçmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca Callamard, faaliyetleri bir süredir kısıtlanan insan hakları gruplarının ve yardım kuruluşlarının bölgeye erişimine izni verilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

“Bir insan olduğumu fark edip etmediklerini bilmiyorum”

Uluslararası Af Örgütü’nün görüştüğü kadınlardan 12’si, aralarında çocukların da bulunduğu aile üyelerinin gözleri önünde askerler tarafından tecavüze uğradıklarını anlattı. Dahası, bu kadınlardan beşi, tecavüze uğradıkları zaman hamile olduklarını söyledi.

Af Örgütü’ne konuşan ve kendisini Lena olarak tanıtan bir kadın, geçen kasım ayında evinde, Amharca konuşan ve yarı sivil, yarı askeri giyimli üç adamın tecavüzüne uğradığını aktardı.

Lena, “Çığlık atmadım çünkü bana ses çıkarmamamı işaret etmişlerdi, yoksa beni öldürürlerdi. Bana peş peşe tecavüz ettiler. O esnada dört aylık hamileydim. Hamile olduğumu fark edip etmediklerini ya da bir insan olduğumu fark edip etmediklerini bilmiyorum” dedi.

Nigist kod adıyla tanıtılan ve iki çocuğu olan 35 yaşındaki bir başka kadın da 21 Kasım’da Sheraro’da kendisinin ve diğer dört kadının Eritreli askerler tarafından tecavüze uğradığını söyledi. Nigist, “Üç adam, bana çocuklarımın önünde tecavüz etti. Aramızda sekiz aylık hamile bir kadın vardı ve ona da tecavüz edip kocasını da katlettiler” diye konuştu.

Mayıs ayında Guardian’a konuşan bir rahibe, savaş bölgesinde güvenlik güçleri tarafından tecavüzün sistematik bir şekilde yapıldığını belirtmişti. Rahibe, “Tecavüze uğrayanların yaşları 8 ile 72 arasında değişiyor. O kadar yaygın ki binlercesine denk gelmeniz işten bile değil. Bu tecavüz alenen ailelerin, kocaların, herkesin gözleri önünde işleniyor” demişti.

Uluslararası Af Örgütü, Tigray’daki sağlık tesislerinde Şubat ve Nisan 2021 arasında bin 288 cinsel şiddet vakası kaydedildiğini belirtti. Rapor için görüşülen kadınların çoğunun, sağlık kurumlarını ziyaret etmediklerine de değinildi.

TPLF güçleri, bölgede potansiyel savaş suçları işlemekle suçlanıyor. Başbakan Abiy Ahmed daha önce yaptığı açıklamalarda, işlenen her bir suçun soruşturulacağını söylemişti.

Ne olmuştu?

Bölgede 1977 yılında Mengistu Haile Mariam liderliğinde, yüzyıllardır devam eden monarşiye son verilip sosyalist bir devlet inşasına girişildi. Bu dönemde Mariam’ın muhaliflerini etkisiz hale getirmek için yaptığı bir dizi operasyon “kızıl terör” olarak adlandırıldı.

Bu karışıklık içinde pek çok irili ufaklı silahlı direniş grubu oluştu. Onlardan biri de TPLF idi. Zaman içinde diğer silahlı yapılarla, en başta da Eritre Halk Kurtuluş Cephesi (EPLF) ile ortaklık kuran TPLF, 1991 yılında Mengistu Haile Mariam’ın sosyalist hükümetini devirdi.

Etiyopya’daki sosyalist hükümetin çöküşünü takip eden birkaç gün içinde EPLF kontrolünde olan Eritre, Etiyopya’dan bağımsızlığı ilan etti. Bu durum iki ülkeyi on yıllar sürecek bir savaşa sürükledi. 

Etiyopya’da, çok sayıda etnik grup birlikte yaşıyor. Tigraylılar ise tüm nüfusun ancak yüzde 5’ine karşılık geliyor. Buna rağmen TPLF, kurduğu ittifaklarla 2018 yılına kadar bir şekilde iktidarda tutunmayı başardı.

2018 yılındaki seçimlerini ise “Oromo” etnik grubuna mensup Abiy Ahmed kazandı. Ahmed, devlet içinde TPLF’ye bağlı hareket edenleri tasfiye etmeye çalıştı. Başbakan Ahmed pek çok farklı etnisitenin bir araya gelmesiyle Refah Partisi adında yeni bir parti kurdu. Abiy Ahmed partiye TPLF’yi de davet etti fakat teklif geri çevrildi.

Ağustos 2020’de yapılması planlanan bölgesel seçimler ertelenince, TPLF ve Etiyopya hükümeti arasında zaten gergin olan ilişkiler giderek kötüleşti. TPLF’nin Etiyopya hükümetinin meşruiyetini sorgulaması da bu döneme rastladı.

Kasım 2020 ise iki taraf arasında sıcak çatışmaların başladığı tarih oldu. Etiyopya hükümetine göre çatışmalar TPLF’nin hükümet güçlerine ait noktalara ateş açması üzerine meydana geldi. Çatışmalarda şu ana kadar binlerce kişi öldürüldü, 2 milyonu aşkın kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldı. Çatışma, 400 binden fazla insanın kıtlık koşullarıyla karşı karşıya kaldığı bir açlık krizine de neden oldu. Bölge, büyük bir insanlık trajedisine sahne olmaya devam ediyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus