Afganistan’da yaşananların etkisi: ABD Başkanı Joe Biden’in görev onayı başkanlık döneminin en düşük seviyesinde

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’in görev onayı başkanlık döneminin şimdiye kadarki en düşük seviyesine indi. Biden’ın görev onayı, bir önceki ankete oranla yedi puanlık bir düşüş yaşadı. Amerikan kamuoyunda ABD’nin Afganistan’dan geri çekilmesi büyük oranda kabul görmüş olsa da ABD’nin çekilme operasyonunu organize etme şekli eleştirildi. ABD Kongresi’nin bazı üyeleri, çekilme operasyonunun neden bu kadar başarısız bir şekilde yürütüldüğünü öğrenmek için bir soruşturma başlatmak istiyor. Öte yandan, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile görüşen Biden, Afganistan konusunda sanal bir G7 toplantısı yapılmasını kabul etti. BBC’nin Kuzey Amerika editörü Jon Sopel ise Afganistan konusunda Biden’i eleştirdi.

Reuters/Ipsos tarafından yapılan bir ankete göre, Amerika Birleşik Devletleri’nin Afganistan’dan çekilme kararı almasından sonra ABD destekli Afgan hükümeti ve ordusunun Taliban karşısında hızla erimesi ile birlikte Başkan Joe Biden’in görev onayı yüzde 7 oranında düştü. Bu oran, Biden’in yedi aylık başkanlık döneminin en düşük oy oranı olarak kaydedildi.

Pazartesi günü (16 Ağustos) sonuçları açıklanan kamuoyu yoklamasında, ABD’li yetişkinlerin yüzde 46’sının Biden’in görevdeki performansını onayladığı ortaya çıktı. 

Normal şartlar altında ABD kamuoyunun büyük bir kısmı Biden’in Afganistan’dan çekilme kararını onaylıyordu. Ancak Taliban’ın ülkenin başkenti Kabil’e girmesi nedeniyle Biden’in popülaritesi düşmüş görünüyor.

Öte yandan birçok Cumhuriyetçi ve Demokrat seçmen, ABD’nin tahliye operasyonu sırasında yaşanan kaosun Biden’in Afganistan’dan çekilme kararının ne kadar isabetli olduğunu gösterdiğini düşünüyor. Bu düşüncede ABD destekli Afgan hükümeti ve ordusunun performansının yarattığı hayal kırıklığı da önemli bir etken olarak göze çarpıyor.

Biden, Afganistan’a müdahaleyi başlatan Bush’un bile gerisinde kaldı

Yine pazartesi günü sonuçları açıklanan bir Ipsos anketinde ABD vatandaşları, ülkelerinin Afganistan’daki 20 yıllık en uzun savaşı sırasında görev yapmış başkanların performansını değerlendirdi. 

Bu değerlendirmeye göre ABD’lilerin yüzde 44’ü Biden’ın Afganistan’da iyi bir iş çıkardığını söyledi. Aynı değerlendirmede Afganistan’a müdahaleyi başlatan 43. Başkan George W. Bush yüzde 47, Bush sonrasında göreve gelen Barack Obama yüzde 51 ve bir önceki Başkan Donald Trump yüzde 51 oranına ulaştı.

Biden’ın Afganistan politikasını ele alış biçiminin onayının, Afganistan müdahalesini başlatan ve ABD’yi 20 yıllık bir savaşa sokan eski Başkan George W. Bush’unkinden bile daha düşük kalmasına dikkat çekildi.

Biden’in bir ay öncesine kadar Afgan güçlerinin gayet iyi donanımlı olduğunu söylemesi ve ABD istihbaratının da henüz geçen hafta Taliban’ın ancak birkaç ayda ülkede kontrolü ele geçirebileceği tahmininde bulunmasına rağmen Taliban’ın hızla Afganistan’ı kontrolü altına almasının bu onay oranının düşük çıkmasındaki en büyük sebep olarak öne çıktı.

Ankette öne çıkan diğer veriler

Ipsos anketi, Amerikalılar’ın yüzde 75’inin, Biden’in geri çekilme tamamlanana kadar Afganistan’daki kilit tesislerin güvenliğini sağlamak için ek birlikler gönderme kararını desteklediğini ve neredeyse aynı oranda kişinin ülkedeki ABD kuvvetlerine yardım eden Afganlar’ın tahliyesini desteklediğini ortaya koydu.

Katılımcılara “ABD ne zaman çekilirse çekilsin, Afganistan’daki savaş kötü bitecekti” ifadesine verdikleri destek sorulduğunda, katılımcıların yüzde 68’i bu ifadeyi onayladıklarını bildirdi. 

ABD’nin geri çekilme işlemini zamanında tamamlaması gerektiğini düşünenlerin oranı ise yüzde 61 oldu. Buna karşın, ABD’nin bir yıl daha Afganistan’da asker bırakmasına değip değmeyeceği sorulduğunda katılımcıların yüzde 51’i ABD askerinin bir yıl daha ülkede kalabileceğini belirtti. 

Aynı ankette katılımcılara “ABD’nin Afganistan’a Taliban ile savaşmak üzere birliklerini geri göndermesine destek veriyor musunuz” diye sorulduğunda katılımcıların yüzde 50’si bunu desteklediğini ifade etti.

Taliban’ın Afganistan’ı ele geçirmesi Biden’i nasıl etkiler?

Uzmanlar, Taliban’ın Afganistan’daki hızlı ilerleyişinin Biden’i nasıl etkileyeceğini tahmin edebilmek için henüz çok erken olduğunu ve ortaya konan anketlerin sadece bir haftalık bir düşüşü gösterebileceğini söylüyor.

Öte yandan, Reuters/Ipsos anketinde kayıtlı seçmenlerin yüzde 40’ı gelecek yıl yapılacak kongre seçimlerinde Demokratlar’a oy vereceğini söylerken, yüzde 37’si Cumhuriyetçilere destek vereceğini söyledi.

Kongre üyeleri çekilme operasyonunu soruşturmak istiyor

ABD Kongresi üyeleri, Afganistan’da hayal kırıklığı yaratan olaylardan sonra neyin yanlış gittiğini araştırmak istiyor.

ABD Senatosu İstihbarat Komitesi’nin Demokrat Başkanı Senatör Mark Warner, pazartesi günkü (16 Ağustos) açıklamasında, ABD’nin Afgan hükümetinin çöküşüne neden daha iyi hazırlanmadığına dair “zor ama gerekli soruları sormak” için diğer komitelerle birlikte çalışmayı planladığını söyledi.

Diğer yandan Cumhuriyetçiler, Biden’ın politikalarına yönelik sert eleştirilerini sürdürdüler. ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’ndeki Cumhuriyetçiler’in, dün (17 Ağustos) Beyaz Saray’a yazdıkları mektupta, “Eğer herhangi bir planlama yapsaydınız Afganistan’da şu anda ortaya çıkan güvenlik krizi ve insani kriz önlenebilirdi” denildi.

Bush pişman olduğunu açıkladı

“Teröre karşı savaş” doktrinin ortaya koyan ve 11 Eylül’den sonra Afganistan ve Irak müdahalelerini başlatan dönemin ABD Başkanı George W. Bush, Afganistan’da yaşanan acı verici gelişmelerden dolayı üzüntüsünü dile getirdi.

Eşi Laura Bush ile birlikte yayınladığı bildiride eski Başkan Bush, “Hem çok acı çeken Afgan halkı hem de bu kadar çok fedakarlık yapan Amerikalılar ve NATO müttefikleri için üzgünüz” diyerek düşüncelerini açıkladı.

Bush ayrıca Afganistan’da 20 yıldır sağlanan ilerlemelere öncülük eden insanların büyük risk altında olduğunu ancak onlara yardım edilebileceğini vurgularken, tahliye çalışmalarının yürütülmesi noktasında ABD ordusuna güvendiğini belirtti.

Biden ve Johnson görüştü

Öte yandan Joe Biden ile İngiltere Başbakanı Boris Johnson, dün (17 Ağustos) Afganistan konusunu görüştü. İki lider, ortak bir strateji ve yaklaşımı tartışmak üzere gelecek hafta sanal bir G7 liderleri toplantısı düzenlemeyi kabul ettiklerini söyledi.

Beyaz Saray’dan yayımlanan açıklamada, iki liderin “küresel toplumun mültecilere ve diğer savunmasız Afganlar’a daha fazla insani yardım ve destek sağlayabileceği yollar da dahil olmak üzere, ileriye dönük Afganistan politikasında müttefikler ve demokrat ortaklar arasında sürekli yakın koordinasyonun gerekliliğini tartıştıkları” belirtildi.

Downing Street’ten bir sözcü ise Johnson’ın Biden ile yaptığı görüşmede, “Son 20 yılda Afganistan’da elde edilen kazanımları kaybetmemenin, kendimizi terörizmden kaynaklanan herhangi bir tehdide karşı korumanın ve Afganistan halkını desteklemeye devam etmenin önemli olduğunu” dile getirdiğini açıkladı.

İngiltere yeni mülteci planı ile binlerce Afganı ağırlamayı planlıyor

İngiltere, dün (17 Ağustos) itibariyle Afganlar’a yönelik yeni bir yerleşim planı uygulanacağını açıkladı.

İngiltere bu plan doğrultusunda, kadınlara, kız çocuklarına, dini ve diğer azınlıklara öncelik verecek yeni bir yeniden yerleştirme programının ilk yılında Taliban’dan kaçan 5 bin Afgan’ı ağırlamayı planladığını duyurdu.

İçişleri Bakanı Priti Patel, “Bir ulus olarak Afganistan’dan kaçan en savunmasız kişilere destek sağlamak için mümkün olan her şeyi yaptığımızdan emin olmak istiyorum, böylece İngiltere’de güvenli bir şekilde yeni bir hayata başlayabilirler” açıklamasında bulundu. Patel, “Afgan Vatandaşlarının Yeniden Yerleşim Planı hayat kurtaracak” diye konuştu.

Muhalefet ise Afganlar’a nasıl yardım edileceğinin ayrıntılarının ortaya konması gerektiğini söylüyor.

İçişleri Bakanlığı, uzun vadede programın 20 bin kişiye kadar yardım etmeyi hedeflediğini söyledi.

Patel ayrıca, The Telegraph Gazetesi’nde yayımlanan makalesinde, diğer ülkeleri de Afgan mültecileri kabul etmeye çağırarak, “İngiltere ayrıca diğer ülkeleri yardım etmeye teşvik etmek için elinden geleni yapıyor. Sadece örnek olarak liderlik etmek istemiyoruz, bunu tek başımıza yapamayız” diye yazdı.

Öte yandan, son birkaç gün içinde durumun hızla değişmesinden dolayı Afganistan’ın bir havaalanına veya üçüncü bir ülkeye erişimi olmayan diğer bölgelerinde mahsur kalan insanları tahliye etmek zorlaştı.

İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Sahadaki karmaşık tablo, planın uygulanmasında önemli zorlukların olacağı anlamına geliyor ancak hükümet bu engelleri çözmek için hızla çalışıyor” dedi.

“Joe Biden hiçbir zaman liberal demokrasinin Baltimore Limanı’ndan konteynırlarda gönderilebilecek ve dünyaya ihraç edilebilecek bir şey olduğunu düşünen bir ‘liberal müdahaleci’ olmadı”

BBC’nin Kuzey Amerika editörü Jon Sopel, Afganistan’da yaşanan krizin Biden’a nasıl zarar verebileceğini değerlendirdi.

Sopel, ABD’nin Afganistan’dan çekilirken yetkililerin ve diğer dünya ülkelerinin uyarılarını dikkate almadığını, istihbaratın tamamen yetersiz olduğunu ve yürütülen geri çekilme operasyonunun iyi icra edilmediğini ifade etti.

Jon Sopel

Sopel, Biden’in mevcut pozisyonunu 1961 yılında ABD’nin Fidel Castro rejimini devirmek amacıyla sürgündeki Kübalılar’a verdiği destek ile yürütülen Domuzlar Körfezi Çıkarması’nın bir fiyasko ile sonuçlanmasının ardından John F. Kennedy’nin düştüğü pozisyona benzetti.

Sopel, Kennedy’nin bu fiyaskodan sonra üzüntüyle zaferin yüz babası olduğunu ancak başarısızlığın bir yetim olduğunu belirttiğini hatırlatarak Biden’in şu anda bir “yetim” olduğunu vurguladı. Deneyimli kalem, Afganistan’da yaşananların Biden’in başkanlığı üzerinde etki edebileceğini ancak bundan da önemlisinin dünyanın ABD’yi Afganistan’dan çekilme operasyonu sonrasında nasıl göreceği olduğunu söyledi.

Biden’ın “Amerika Geri Döndü” sloganına atıfta bulunan Sopel, “Ve son birkaç gündeki şaşırtıcı olaylardan sonra, Amerika tam olarak nasıl geri döndü?” diye sordu. Sopel, pek çok kişinin Biden’ın Afganistan politikasını ele alış şeklinin Trump dönemindeki “Önce Amerika” düsturu ile daha uyumlu olduğunu düşündüğünü ve bunun iyi organize edilmediğini öne sürdü.

Sopel bu durumun Biden’e zarar verebileceğine dikkat çekerken Biden’ın dış politika konusundaki tavrını eleştirdi ve “Sorgulanmaktan hoşlanmaz ve birçok dış politika meselesinde kendi doğruluğuna inanır” dedi.

Biden’ın hiçbir zaman “liberal demokrasinin Baltimore Limanı’ndan konteynırlarda gönderilebilecek ve dünyaya ihraç edilebilecek bir şey olduğunu düşünen bir ‘liberal müdahaleci’ olmadığını” dile getiren Sopel, Biden’ın Amerikan kamuoyu ile hemfikir olarak ABD birlikleri için “eve dönüş” zamanının geldiğini düşündüğünü söyledi.

Amerikan kamuoyu ve Biden’ın aynı fikirleri paylaşmasında garipsenecek bir yön olmadığını olmadığını ancak bunun aynı zamanda ABD için büyük bir tehlike doğurduğuna dikkat çeken Sopel, “Peki ya Taliban zaferiyle cesaretlenen terör grupları, yurtdışındaki Amerikalılar’a veya ülke içindeki Amerikalılar’a kendi saldırılarını başlatmaya karar verirse? O zaman politik olarak felaket olabilir” ifadelerini kullandı. 

Sopel son olarak ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinin ardından asıl kazananın kim olduğu konusundaki düşüncelerini de paylaşarak, Taliban dışında en çok kazanan üç ülkenin Rusya, İran ve Çin olduğunu söyledi ve “Joe Biden’ın göreve başlamasından sonra ‘Amerika geri döndü’ derken aklından geçenin bu olduğundan emin değilim” dedi.

Derleyen: Gökalp Badak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus