Afgan kadınlar eşit haklar talebiyle eylemde: “Önemli olan sesimizi yükseltmemiz, korkmuyorum, eyleme devam edeceğim”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Afgan kadınlar çarşamba günü (8 Eylül) ,kadınlar için eşit hak ve yeni kurulan hükümette kadınlara yer verilmesi” talebiyle başkent Kabil caddelerinde protesto yürüyüşü düzenledi. Taliban militanları, hakları için sokağa dökülen kadınlara sert tepki gösterdi.

Taliban, salı günü (7 Eylül) geçici kabinesini açıkladı. Kabinede kadınlara yer verilmedi ve Kadın İşleri Bakanlığı’nın kaldırıldığını bildirildi.

Güvenlik nedenleri ile Sara takma ismi ile BBC’ye konuşan protestocu, “Bu durumu kesinlikle kabul etmiyoruz ve bu yüzden sokaklardayız” dedi. Jia ismini kullanan bir başka protestocu, “Protestomuzu barış içinde yürütüyorduk. Daha sonra her birinde yaklaşık 10 Taliban üyesi olan dört-beş araç gördüm. Ardından durdurulduk, kırbaçla dövüldük, elektrik şoku veren coplarla şiddet gördük ve hakarete uğradık” diye konuştu.

Geçici hükümet kurulmadan önce Taliban yetkilileri, kadın haklarına bağlı olduklarını ve kadınların eğitim görmesine ve iş sahibi olmasına karşı olmadıklarını söylemişti. Ancak 15 Ağustos’ta kontrolü ele geçirdikten sonra kadınların halk sağlığı dışındaki tüm alanlardan güvenlik gerekçesi nedeniyle uzak durmaları istenmişti. Güvenlik gerekçesi, örgütün 1990’larda iktidardayken kadınların çalışmasını engellemek için öne sürdüğü nedenlerden biriydi. Sara gibi pek çok kişi bu sefer de durumun farklı olmayacağından korkuyor.

“Taliban birkaç günlüğüne gelmedi, gelecek nesil için de haklarımızı talep etmeliyiz”

Taliban iktidarı ele geçirmeden önce devlet dairesinde danışman olarak çalışan Sara, ailesinin endişelerine rağmen protestolara devam edeceğini söyledi: “Önemli olan sesimizi yükseltmemiz. Korkmuyorum. Yine devam edeceğim. Onlar bizi öldürene kadar tekrar tekrar orada olacağım.

Ailesinin desteği ile gösterilere katılan Jia, protestoların yalnızca bugünü ilgilendirmediğini belirterek, “Taliban birkaç günlüğüne gelmedi. Sadece kendimiz için değil, gelecek nesil ve çocuklarımız için de haklarımızı talep etmeliyiz” dedi.

Bu hafta başında Taliban’ın kalabalığı dağıtmak için havaya ateş açtığı Herat’taki protestolarda üç kişi hayatını kaybetmişti. Taliban militanlarının protestocuları kırbaçla darp ettiği birçok video da sosyal medyada yer aldı.

“Taliban, saldırılarında gazetecileri de hedef alıyor”

Taliban, protestoları takip eden gazetecilere de saldırdı. Afgan haber kuruluşu Etilaatroz, çarşamba günü (8 Eylül) beş muhabirinin gözaltına alındığını açıkladı. Gazetecilerden ikisinin kablolarla dövülerek hastanelik edildiği belirtildi.

Afganistan’daki Birleşmiş Milletler (BM) Yardım Misyonu, protestoculara ve gazetecilere yönelik saldırılara dikkat çekerek, “Geçici hükümet yetkilileri tüm Afganlar’ın haklarını şiddete başvurmadan korumakla yükümlü olduğunu unutmamalı” açıklamasını yaptı.

Taliban ise bu talebe protestoları yasaklayarak karşılık verdi. Göstericilere protestodan önce Adalet Bakanlığı’ndan izin alma, güvenlik güçlerine eylemin yeri ve zamanını bildirme, kullanılacak pankartlar ve sloganlar hakkında bilgi verilme zorunluluğu getirildi.

“Kadınlar yalnızca siyasetten değil sosyal alandan da soyutlanıyor”

Taliban tarafından kurulan geçici hükümette kadınlara yer verilmedi. Bunun yanı sıra Afgan kadınlar “güvenlik” gerekçesi ile işlerinden uzaklaştırılmaya başladı. Geçici Taliban hükümetinin Kültür Komisyonu Başkanı Ahmadullah Wasiq’e göre Afgan kadınların yeni Taliban hükümeti altında spor yapmaları da yasaklanacak.

The Guardian’ın haberine göre Wasiq kadınların spor yapmasının “uygun ya da gerekli bulunmadığını” söyledi ve ekledi: “Kadınlar krikette yüzlerinin ve vücutlarının kapatılamayacağı bir durumla karşılaşabilirler. İslam, kadınların bu şekilde görülmesine izin vermez.”

İçinde yaşadığımız çağın “medya çağı” olduğunu belirten yetkili, spor müsabakalarının video ve fotoğraf yoluyla birçok insana ulaştığını, dolayısıyla İslam’ın ve bir İslam emirliği olan Afganistan’ın kriket gibi diğer sporların da kadınlar tarafından oynanmasına izin vermeyeceğini belirtti.

“Kadın hakları, uluslararası toplumun Taliban rejimini nasıl karşılayacağını belirleyecek”

Kadın hakları konusu, uluslararası toplumun yeni rejime karşı tavrını belirlemede anahtar rol oynayacağa benziyor. Öte yandan sporun kadınlar için yasaklanması ve tamamı erkeklerden oluşan geçici bir hükümetin kurulması bu konuda iyi işaret olarak yorumlanmıyor. Ayrıca kabinenin yeni politikalarına dair üç sayfalık açıklamasında kadınlardan ve kadın haklarından bir kez bile söz edilmemiş olması endişeye yol açıyor.

Spor yapma yasağı, Taliban’ın kadın haklarına yönelik tutumunun en son iktidarda oldukları 1990’lı yıllardan bu neredeyse değişmediğini kanıtlar nitelikte.

“Eski Taliban neyse yeni Taliban da o”

Taliban, yakın zamanda iktidar oldukları dönemdeki yönetimlerinden daha ılımlı yönetim sözü vermişti ancak uluslararası toplum bu iddiaları inandırıcı bulmuyor. ABD merkezli Long War Journal’ın Genel Yayın Yönetmeni Bill Roggio, “yeni Taliban ile eski Taliban arasında bir fark görmediğini” belirten bir tweet attı.

Woodrow Wilson Uluslararası Akademi Merkezi’nden Güney Asya uzmanı Michael Kugelman da “Taliban yönetimi kesinlikle kapsayıcı değil ve bunda şaşıracak bir şey yok” diye konuştu.

“Taliban’ın iktidarının sorumlusu, ABD destekli eski Kabil hükümetidir”

Temmuz ayında görevinden ayrılan Afganistan’ın ABD’deki ilk kadın büyükelçisi Roya Rahmani, Reuters’a verdiği demeçte Taliban’ın ülkesini ele geçirmesi nedeniyle dehşete düştüğünü ancak bu duruma şaşırmadığını söyledi.

Rahmani’ye göre Taliban’ın iktidarı ele geçirmesinin nedeni Kabil’deki ABD destekli hükümetin ülkeyi yönetememesi ve hükümetteki yaygın yolsuzluk: “Bir Afgan olarak Taliban’ın Afganistan’ı bu şekilde ve bu kadar çabuk ele geçirmesine şaşırmadım. Eski hükümetin liderlik ve yönetim becerilerinden yoksun olması nedeniyle bunu bekliyordum.

“Eski hükümetteki geniş çaplı yolsuzluk Afgan kamuoyunu Taliban’ı desteklemeye itti”

Rahmani’ye göre Afgan güçleri, özgürlükleri ve halklarının korunması için savaşmaya istekli değildi. Ülkedeki sorun liderlerin yolsuzluğa bulaşmasıydı. Rahmani, “Eski hükümetin liderleri yolsuzlukları yüzünden ülkeyi Taliban’a teslim ettiler” diye konuştu. 

Rahmani, özellikle eski Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani‘nin 15 Ağustos’ta cumhurbaşkanlığını bırakma ve Afganistan’dan ayrılma kararından “hayal kırıklığına uğradığını” ve bu kararın “son derece utanç verici” olduğunu söyledi.

“Afganistan’ın cesur kadınlarını selamlıyorum”

“Afganistan’ın cesur kadınlarını selamlıyorum. Onların yaptıklarını yapmak çok tehlikeli” diyen Rahmani’ye göre Afgan kadınların direnişi tüm dünyaya “kaybedeceklerinin ne kadar büyük olduğunu gösteren” bir mesaj niteliğinde.

Ne olmuştu?

Mayıs ayından bu yana Afganistan’da hızlı bir şekilde ilerleyen Taliban örgütü, Afgan hükümetine bağlı güvenlik güçlerini mağlup etmiş, Afgan askerlerinin büyük oranda geri çekilmesinden sonra önemli vilayet merkezlerinde kontrolü ele geçirmişti. Kısa zaman içinde başkent Kabil’i de ele geçireceği tahmin edilen örgüt, hesaplanandan çok daha önce, 15 Ağustos 2021’de başkent Kabil’e girerek yönetimi devraldı.

Afganistan’da 1996’dan 2001’e kadar iktidarda kalan Taliban, beş yıllık yönetimi boyunca şeriatın katı bir yorumunu uygulamıştı. Ülkede kadınlar ağırlıklı olarak çalışma ve eğitim hayatından men edilmiş, halka açık infazlar ve kırbaçlama yaygın hale gelmişti. Taliban, bu yılın başlarında Afganistan’da kültürel gelenekler ve dini kurallar doğrultusunda kadın ve azınlık hakları için hükümler sağlayacak “gerçek bir İslami sistem” uygulayacağını açıklamıştı.

Derleyen: Ayşen Yaman

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus