DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Sadece endişeli modernlerin veya endişeli muhafazakârların değil, tek bir insanın dahi endişeli olmaması için çalışmayı taahhüt ediyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ankara’da partisinin altıncı il başkanları toplantısında konuştu. Babacan’ın gündeminde anayasa değişikliği, siyasi partiler arasındaki görüşmeler ve siyasi şiddet tartışmaları vardı. “Sadece endişeli modernlerin veya endişeli muhafazakârların değil, tek bir insanın dahi endişeli olmaması için çalışmayı taahhüt ediyoruz” diyen Babacan, muhalefet partileri arasındaki görüşmelerde hedeflerinin en azından ilkeler bazında mutabakat sağlayabilmek olduğunu söyledi. Siyasi şiddet tartışmalarına da değinen Babacan, “Sayın Erdoğan’dan, derhal siyasal şiddete karşı açık bir duruş ortaya koymasını talep ediyorum” dedi.

Türkiye’yi yeni bir toplumsal sözleşmeye davet ediyoruz”

“Kimliği, inancı, ideolojisi her ne olursa olsun, tüm demokratları DEVA çatısı altına davet ediyoruz” diyen DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, şunları söyledi:

Fikirlerden kaçmayan, konuşmaktan korkmayan bir ülkeye davet ediyoruz. Cesur, özgür ve zengin bir Türkiye’ye davet ediyoruz. Türkiye’yi, özgürlük, hak, adalet ve demokrasi ilkeleri etrafında yeni bir toplumsal sözleşmeye davet ediyoruz. Tüm travmaları, korkuları, geride bırakacağımız yeni bir sistem inşa etmeyi hedefliyoruz. İnsan onuruna yakışır bir siyasal düzen için, akılcı politikalarla harekete geçmek için sabırsızlanıyoruz. Bu ülkede, sadece endişeli modernlerin veya endişeli muhafazakârların değil, tek bir insanın dahi endişeli olmaması için çalışmayı taahhüt ediyoruz.”

“Seçim günü yaklaşıyor”

Ekonomik kriz ve parlamenter sitem tartışmalarına da değinen Babacan, “Tarihi belli olmasa da adı konmasa da seçim günü yaklaşıyor. Kriz üzerine kriz üreten mevcut iktidar, uzun süredir bu ülkeyi yönetemiyor. Ekonomiden hukuka, dış politikadan tarıma her alanda kriz büyüyor. Daha evvel söylediğim gibi ülkemiz çoklu bir sistem krizinden geçiyor. Tıbbi tabirle ‘çoklu organ yetmezliği’ gibi bir durumla şu anda ülkemiz karşı karşıya. Biz önümüzdeki seçimleri, sadece mevcut iktidar ortaklarını uğurlayacağımız bir tarih olarak görmüyoruz. Türkiye, aynı zamanda çok kritik bir karar alacak bu seçimle birlikte. Aslında önümüzdeki seçimlerde sandıkta, ‘taraflı cumhurbaşkanı sistemine tamam mı devam mı’ kararını vatandaşlarımız vermiş olacak. Önümüzdeki seçim, güçlendirilmiş parlamenter sistemine geçişin bir onayı anlamına gelecek. Güçlendirilmiş parlamenter sistemle ilgili hazırlıklarımızı çoktan tamamlamış durumdayız” dedi .

“Bazı maddelerde mutabakat sağlanmalı”

Babacan, altı muhalefet partisinin görüşmeleriyle ilgili ise şöyle konuştu:

Anayasanın bazı maddelerinin değişmesi gerekiyor, bunları detaylıca çalıştık. Önerdiğimiz sistem değişikliği, demokratik anayasa yolunun ilk adımıdır. Önerdiğimiz sistem değişikliği, bu ülkedeki herkesin insana yaraşır bir hayat yaşamasının yolundaki ilk adımdır. Parlamenter sistem konusunda irade beyan eden siyasi partilerle çoklu görüşmelere başlamış olduk. Bu altı siyasi partinin aynı masada oturup sistem üzerinde çalışması gerçekten önemli bir adımdı. Bu görüşmelerde hedef, en azından ilkeler bazında bir mutabakat sağlayabilmek. Hangi anayasa değişikliğinden bahsedersek bahsedelim, ülkemizde yaşayan her bir vatandaşımızı ilgilendiren bir çalışmadan bahsediyoruz. Böyle bir çalışmanın, ancak geniş bir siyasi mutabakatla ve çok geniş bir toplumsal mutabakat arayışıyla yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu mutabakatın erken bir aşamada sağlanmasının önemli olduğu görüşündeyiz.

“Cumhurbaşkanı siyasal şiddete karşı açık duruş ortaya koymalı”

Siyasi şiddet tartışmalarıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Babacan, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘a şu çağrıyı yaptı:

 “Sayın Erdoğan’dan, derhal siyasal şiddete karşı açık bir duruş ortaya koymasını talep ediyorum. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak talep ediyorum. Olan biteni sadece izleyen, ‘Bunlar daha iyi günleriniz’ diyen, muhalefeti ülke yönetimine talip olmamaya davet eden bu tutum, ülkemiz adına son derece tehlikeli bir ortama zemin hazırlamaktadır. Cumhurbaşkanı siyasal şiddete karşı açık bir tutum ortaya koymazsa bu ortamdan cesaret alacaklar olacaktır. Ortaya çıkabilecek olayların da sorumlusu Sayın Erdoğan olacaktır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus