TİHV, insan hakları savunucularının uğradığı zorluklara ilişkin raporunu yayımladı, İHD Başkanı, açıklamaları nedeniyle yargılanıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Türkiye’de insan hakları savunucularının karşılaştığı baskı ve zorluklara ilişkin hazırladığı raporu bugün kamuoyu ile paylaştı. TİHV, 2021 yılının son dört ayında en az bin 220 insan hakları savunucusunun engellemelerle karşılaştığını vurgulayarak, “İdari kararlarla işlerinden, faaliyetlerinden uzaklaştırıldılar” dedi. İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan da hakkında açılan üç ayrı davaya ilişkin bugün İHD Genel Merkezi’nde açıklama yaptı. Türkdoğan, İHD ve insan hakları mücadelesinin “yargı kıskacı” altına alınmak istendiğini belirterek, “AİHM içtihatları, siyasi iktidar ve savcılıklarca yok sayılmakta, yargı reformu ve insan hakları eylem planları göstermelik olmaktan öteye gidememektedir” diye konuştu.

TİHV’nin açıklamasında, 2021’in son dört ayında bin 220 insan hakları savunucusunun, “yargısal taciz, idari taciz, tehdit ve misilleme” müdahalelerine maruz kaldığını belirtilerek, “İnsan hakları savunucularına yönelik uygulanan bu ceza hukuku tedbirlerinin caydırıcı etkisi, savunuculuk iklimini bütünüyle baskı altına almakta ve sivil alanı daraltmaktadır” denildi. İnsan hakları savunucuları hakkında açılan soruşturmalarda “temelsiz, hukuka aykırı, keyfi gözaltı ev tutukluluk işlemlerinin” yapıldığını belirten TİHV, “Sivil toplum kurumlarına yapılan baskın ve aramalarla yargısal tacize uğruyor” dedi.

TİHV’nin açıklamasına göre 1 Eylül-31 Aralık 2021 tarihleri arasında 833 insan hakları savunucusu “yargısal tacize” uğradı, 519 insan hakları savunucusu hakkında ceza kovuşturması yürütüldü, 21 kişi ise hapis veya adli para cezasına çarptırıldı. İnsan hakları savunucularına yönelik yapılan suçlamalar arasında, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na aykırı davranmak, görevli memura mukavemet, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek, suçu ve suçluyu övmek, suç işlemeye tahrik etmek ve cumhurbaşkanına hakaret yer alıyor.

OHAL komisyonu kararları

Açıklamada ele alınan dönemlerde, 353 insan hakları savunucusunun idari denetim, soruşturma e yaptırımlara maruz bırakıldığı, 1 Eylül-31 Aralık 2021 tarihleri arasında ise Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) ihraç edilen 343 barış akademisyeninin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvurunun, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) beraat kararlarına rağmen reddedildiği vurgulandı. Açıklamada ayrıca sekiz insan hakları savunucusu kamu görevinden çıkarıldığı ve insan hakları temelli habercilik yapan bir haber ajansının web sitesine erişim engellendiği aktarıldı.

“46 barışçıl toplantı ve gösteri yapılamadı”

Eylül-Aralık 2021 döneminde 34 insan hakları savunucusunun tehdit, hedef gösterme ve misillemeye maruz bırakıldığını aktaran TİHV, “11 insan hakları savunucusu sivil toplum kurumu, aldıkları fonlar gerekçe gösterilerek idare tarafından tek tek sayılarak hedef gösterildi. Mülki idare amirlerinin yasak kararları ya da kolluk kuvvetlerinin müdahale ve engellemeleri sonucu, insan hakları savunucularının korunmasına ilişkin 46 barışçıl toplantı ve gösteri yapılamadı” dedi.

“Baskı ve engellemelere son verilmesi” çağrısında bulunan TİHV, “İnsan hakları savunucularına karşı şiddetin, nefretin, ayrımcılığın ve düşmanlığın beslendiği bir iklimin yaratılmasına sebep olmakta, insan haklarının toplum nezdinde meşruiyetinin zayıflamasına ve kriminalize edilmesine sebep olmaktadır” görüşünü dile getirdi.

“İnsan hakları mücadelesi, yargı kıskacı altına alınmak istenmektedir”

İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan da hakkında açılan üç ayrı davaya ilişkin İHD Genel Merkezi’nde açıklama yaptı. Türkdoğan, İHD ve insan hakları mücadelesinin “yargı kıskacı” altına alınmak istendiğini belirterek şöyle konuştu:

“1990’lı yıllardan sonra İHD, ilk kez derneğin genel başkanı şahsında bu kadar ağır bir yargı süreci ile karşı karşıya kalmaktadır. İHD ve insan hakları mücadelesi, yargı kıskacı altına alınmak istenmektedir. Açılan bu davalarla, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları, siyasi iktidar ve savcılıklarca yok sayılmakta, yargı reformu ve insan hakları eylem planları göstermelik olmaktan öteye gidememektedir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus