Tamer Tuna’nın Bursaspor ile imtihanı

Yazar Muzaffer Ayhan Kara, teknik direktörlük kariyerine Bursaspor’da devam eden Tamer Tuna’nın zorlu sınavını yazdı.

Tamer Tuna’nın Bursaspor ile imtihanı

Çok eskilere gitmeden Tamer Tuna’nın dününe ve bugününe mercek tutacağım. Tuna, Şenol Güneş’in yardımcısıyken Beşiktaş ile üst üste iki yıl şampiyonluk yaşadı. Siyah-beyazlıların başarısında Güneş’in yanında onun gibi modern futbolun yeniliklerine açık genç bir dimağın yardımcı rolü hep konuşuldu. Nitekim, konuşulanlar Tuna’yı Süper Lig’e 14 yıl aradan sonra çıkan Göztepe’nin teknik direktörlüğüne getirdi. Göztepe Başkanı Mehmet Sepil’in genç teknik direktöre güvenerek Süper Lig’deki ilk deneyiminin kapılarını ona açması önemliydi. Tuna da Sepil’i mahcup etmedi ve ligin en yaşlı takımını uzun aradan sonra çıktığı Süper Lig’de tehlike bölgesinden uzak tuttuğu gibi altıncı yapmayı başardı. 

Tuna’nın Göztepe’deki ikinci döneminde de takım küme düşmekten kurtuldu. Üçüncü hoca olarak “kurtarıcı” misyonuyla geldi ve olağanüstü bir performansla Göztepe’yi kümede tutmayı başardı. 

Bursaspor’dan önce Süper Lig’de arada 4 aylık Sivasspor ve 9,5 aylık Antalyaspor deneyimlerini yaşayan Tuna, seçici davranmak ve bir süre ligleri izlemek adına kenarda kalmayı tercih etti. 

Bu sezonun ikinci yarısında ise Bursaspor’a 1,5 sezon için imza attı. Bir futbol kenti olan ve en dolu tribünlerden biri önünde maçlarını oynayan Bursaspor, düştüğü TFF 1’de bu sezonun ilk yarısında alt sıralarda kaldı. Tuna, ikinci yarıda imza atıp takımı devralırken bu sezon ara transferde de takviyeler yaparak play-off’u zorlamak, olamasa bile gelecek sezon ipi göğüsleyerek takımını Süper Lig’e çıkarma hedefini koydu.

Fakat kulüpteki ilginç gelişmeler birbirini izlemeye başladı! Takım Antalya’da kamptayken yönetimde istifalar başladı, ikinci başkan ayrıldı, olağanüstü genel kurul çağrıları yapıldı. Transfer tahtası bir türlü açılamadığı gibi eldeki önemli yerli genç oyunculardan üçü de Trabzonspor’a gönderildi mali nedenlerle. 

Tamer Tuna ve ekibi Antalya kampında futbolcularıyla kenetlenip milli arada azami sahaya, maçlara konsantre olmaya çalıştı. Ancak Bursa’da işler iyi gitmiyor, saha dışı etkenler öne çıkıyordu. Tuna, işin kolayını seçmedi, sonuna kadar Bursaspor için şartlarını zorlayarak mücadele etmek istiyordu. Altınordu maçının oynanacağı cumartesiden bir gün önce bir basın toplantısı düzenleyerek Bursaspor’un içinde bulunduğu durumu egzajere etmeden, soğukkanlılıkla ve olabildiğince ölçülü bir şeffaflıkla basın aracılığıyla Bursaspor taraftarlarına, camiasına ve futbol kamuoyuna duyurdu.

Tuna, basın toplantısını yaparken Bursa’nın yöneticilerden çok kendisine odaklandığının farkındaydı. Nitekim bu bilinçle konuştu. Tuna’nın uzun açıklamalarındaki önemli bazı satırbaşları şöyleydi:

“Şu anda yapayalnızız”

“Biz, şu anda yapayalnızız. Yaşadığımız birkaç konu var ki kulüp içinde gerek özel konularıyla ilgili, gerek ailesel konularıyla ilgili çok yanlış pozisyonlara düşürüldük. Beyanlarda ya da açıklamalarda bazen tesis içi ihtiyaçlarda inanılmaz olaylarla karşılaşıyoruz. Sahipsiz bırakılan, kimsenin sahip çıkmadığından söz edilirken, çok basit konularda profesyonel anlayışın içten dışa kaybolduğu Bursaspor var. Tüm oyuncular, eleştirdiğimiz oyuncular, en az eleştiri yapılması gereken oyuncular. Belli şartlarda geliyoruz, belli koşulları paranın ötesinde tesis içi yapılanma, transferler, bu sene olmasa dahi seneye Süper Lig’de olması, Bursaspor‘da kalırsam seneye Süper Lig’de olacak. Bu profesyonel anlayışın, profesyonel anlamda sözleşmeli olan hepsini denetlemek zorunda. Oyuncuların kontrat içeriğindeki evlerinden arabalarına, yaşam şartlarına kadar hiçbir şekilde profesyonel olmayan bir yapının içerisindeyiz. Ben bu eleştiriyi yaparken iç denetimsel anlamda sezon başından bugüne gelişte bunlar yapılırken transfer edilen oyuncular dahil, sağlık şartları, bütçeleri, planlamaları hiç olmamakta ve Bursaspor’un her gelen yönetim ile birlikte devam eden borçlarına neden olmakta. Üzülerek söylüyorum; burada olma nedenim bu, bunları düzeltecek yetkinlikte ve vizyonda çok az insanla çalışıyoruz. Biz bu vizyonlu adamlar olsun istiyoruz Bursaspor’u yönetenlerin.

“Bursaspor menajerlere teslim edilmiş”

Maddi anlamda o kadar saygın siyasetçilere ve iş insanlara sahibiz ki ama sahip oldukları takımın, sahip oldukları gücün her türlü durumda para da verseler sahipsiz bırakıldığının farkına varamamışlar. Menajerlere teslim edilmiş, transfer döneminde oyuncular taraftarın önüne atılmış, performansları yanlış yansıtılmış. Oyuncular evet geç gelen oyuncular, transferde son güne kalındı, bu takımın istikrarından söz edilemez, oynadığımız dördüncü maçta kadro oluştururken bunlarla karşılaşıyoruz. Tesise geliyorsunuz, Avrupa’da kamp yapıyoruz, otellerin lüksünü, inanılmaz lüks şartlarda çalışıyoruz. Bursaspor’un tek sorunu da içerideki profesyonel dışı bakış açısı olduğunu fark ettik.

“Burada oluşumun cevabı”

Neden burada oluşumun en büyük cevabı gelmeden önceki konuşmalar ve bundan ders çıkarmış yönetimin oluşuydu. Bunu şartlara bağlamış teknik direktördüm, net belli planları koyuyoruz. Profesyonel anlayışın verilen sözlerin, yapılan planlamaların tam anlamıyla ortak noktada buluşulduğu bir imza ile başladık. Antalya’ya gittik. İstifalarla karşılaştık. Saygı duymak gerekir. Olabilecek her şeyi yaşamış bir teknik adamım ben. Hem iş hayatımla ilgili hem özel yaşamımla ilgili her türlü konuyu kişisel olarak yaşamış biriyim. Hatalarımdan ders çıkardığım tüm dönemlerde de neler yapabileceğimi fazlasıyla ortaya koyan bir teknik adamım. Şu andan itibaren bu konuya da hazırız. 

“Bursa gibi bir şehirde transfer konusu çoktan çözülmeliydi”

Çok zor bir fikstür var önümüzde. Bize sahip çıkanlara teker teker teşekkür ederim. Bu oyunculara, bizden de önce sahip çıkılması lazım. Onlarca oyuncuyu tekrar kampta izledik. Transferi açarsak, oyuncular dahil olabilir. Bursa gibi bir şehirde bugüne kadar bu konunun çözülememiş olması beni üzdü. Transfer yapılacak diye bir kaide yok, buna da hazırız. Çok eksiğiz evet, oyuncu satışları, giden oyuncuların yerine oyuncu koyamamış oluşumuz, altyapıdan gelen oyuncuların A Takım ile tecrübeyi yaşamamış oluşu, birçok örneği olduğu gibi önceki yıllarda bu süreçleri yaşayan takımların mali durumlarıyla ilgili, Bursaspor’un bu duruma düşmemesi için yarın inşallah bu taraftarın gücünü iyi biliyorum. En zor günlerde de takıma desteklerini çok iyi biliyorum. Burada olacaklardır. Bu yüzden onları da yanımızda göreceğimizi düşünüyorum. O sesi, o ruhu hissettirebileceklerine inanıyorum.

“En masum oyuncular”

Ben teknik direktörüm. Öyle konular var ki oyuncuların yüzde yüz sahada olduklarına inanın. Yüzde yüz olarak hiçbir anlamda burada değillerdi, biz burada olduğumuz sürece bunun iyi olacağını, mücadele vereceklerini göreceksiniz. Sezon sonuna kadar yürekleriyle bunu ortaya koyacak takım olduğunu biliyorum. Bütün destekleri için taraftarımızın mutluyum ama bu destek ne sonuca göre ne bir oyuncunun performansına göre, yuhalamayla, protesto ile olmayacak. Oyuncuların neler yaşadığını bilmiyorsunuz, buradaki en masumun futbol takımı oyuncuları olduğunu söylemek isterim.

Konuştuğumuz şartlar gerçekleşmedi

Yaşadığımız süreçte teknik adam olarak bize verilen sözler, oyuncu satışlarından sonra takımımıza verilen sözler, raporlar hazırladım. Takımın ihtiyaçları, takımın mevcut durumu, takımın transfer dönemindeki ihtiyaçları, bunları paylaştık ve bunlarla ilgili çok büyük bütçe yok, giden oyuncuların yerine konacak oyuncuların hiç aşmadığı, satılan oyuncular da dahil bunlarla ilgili de plan ve yapılanma vardı, bunların hiçbiri konuştuğumuz şartlarda gerçekleşmedi. Transfer tahtası kapalı değildi, kapalı olduğu süreçte de transfer sezonu başlamadan önce prensipte üç oyuncu ile anlaşmıştık, tahta açık olsaydı bizde devam edeceklerdi, hatta iki oyuncu ile kamp sürecinde anlaşmıştık. Bu planı yapıyoruz çünkü tahta kapalı değildi, 3-4 milyon olarak söylenmişti şu an 5 milyon küsur. Gelen anlaşılan oyuncuların rakamları bile tartışılırken, 5 milyon TL ile alakalı bütün sezonunun planlamasını nelere mal olabileceğini konuşuyoruz. 

“Takımı yüzüstü bırakıp gitmem”

Bursaspor, herkesin meselesi. Bugüne geliş noktasında gücün kullanımı adına oyuncuların kendi alacaklarıyla ilgili, kamp sürecinde yaşadığımız takımımızın yalnızlaştırılmasıyla ilgili, kampta yaşadığımız maddi olaylarla ilgili hepsi söylediğimiz bu konuydu, kimseyi yalancılıkla suçlamıyorum. Hiçbir şartta takımı yüzüstü bırakıp bir yere gitmem. Yeni gelen yönetim de tamam diyebilir hiç sorun değil, alacaklarımla ilgili feragat edebilirim. Oyuncularımı takımı yalnız bırakmam. Oyuncular bana inanıyor, onlarla tekrar karşılaştığımda Tamer Tuna olarak onlarla yüzleşemem. 

“Sözleşmeler bugün Bursaspor’a zarar veriyor”

Sezon başı yapılan sözleşmelerin hepsinin bunlarla ilgili denetim oluşması lazım. Transfer edilen oyuncuların tamamı, çoğu oyuncunun canlı scout ile transfer edildiğini düşünmüyorum. Risk konusu vardır, oyuncuların o günkü performansı, son zamanlardaki verileri, o kriterleri nasıl karşıladı ve takımınıza uygunluk bu da yetmiyor, takımı kurduğunuzda karakteri, dili her şeyi kaplıyor. Takımımız bunlardan tamamen bağımsız bir takım. Bursaspor’un sözleşmelerdeki tüm maddeleri, bugün Bursaspor’a zarar veriyor. Bu oyuncular iyi oyuncular oldukları için, burada o performansı göstermek zorunda oldukları için geliyor. Sözleşmelerdeki kontratlar içeriğinde oyuncular gidiyor, milyon liralar alacaklarıyla, kulübe inanılmaz yükle gelecek yıllara taşınıyor. Bursaspor’da 10 yıldan beridir bir sürü borç var. Gelen her teknik adam bu tablo ile karşılaşıyor. Öyle maddelerle ilgili oyunculara gidiyoruz ki, Bursaspor’a zarar verecek birçok hadise ile karşılaşıyoruz. Sezon başında bunu yapsak belki bunların hiçbiri olmayabilirdi, sonra menajerler niye kulüpte diye yazıyoruz, sokan bizleriz. Sonuçlar ortaya çıkınca eleştirmeye başlıyoruz. Otokontrolü hem kendimiz yapıyoruz hem de sorunları önsezi ile vizyoner adamların kulüpte olmasına izin vermiyoruz. Bursaspor’un bir oyuncuya 900 bin euro maliyet yaşatma lüksü yok. Ben alırım 500 bin euroluk oyuncu, ama fazlasını kazandıracağını bilerek getiririm. Bursaspor’a zarar verecek transfer yaptırmam. Şu an transfer yaparsak dahi bu böyle olacak. Bu seçimin Bursaspor’un lehine başlangıç olmasını istiyorum.”

Ya Tamer Hoca’ya kulak kabartılacak ya da…

Evet… Tamer Hoca’nın basın toplantısında dile getirdiği çarpıcı gerçeklere ya güçlü bir şekilde kulak kabartılacak anlaşılan yeni bir yönetimle Bursa’da, ya da … “ya da”sını yazmak içimden gelmiyor… Tuna’nınki bu şartlarda hakikaten “cengaverlik”. Ancak bu cengaverliği Bursa’nın, Bursaspor’a gönül veren iş insanı taraftarların da göstermesi ve takviye olmadığı gibi bir de eksilmeler olan takım için 5 milyonla transfer tahtasını açmakla işe başlayıp Tamer Hoca ile kafa kafaya vermesi gerekiyor. Transfer için son gün salı. Yani Bursaspor’un üzerindeki ellerin, pazartesi ve salı çok yoğun bir mesai harcayarak anlaşılan dört futbolcuyu takıma kazandırması ile sağlanacak yarar çok fazla. Bu transferlerle güçlenecek takımı benim bildiğim Tamer Hoca play-off yarışına sokar. 

Cumartesi günü Altınordu maçına takımı çok iyi hazırlayan ve iyi konsantre edip iyi de futbol oynatan Tamer Hoca az ama öz taraftarın da desteğini alarak, futbolcularıyla da kenetlenerek takımının sahadan galibiyetle ayrılmasında başrolü oynadı. Hem de dört sakat oyuncusuna ve altyapı ağırlıklı kulübeye karşın başardı bunu. Bursaspor’un bir de direkten dönen topu ve rakip kalecinin kurtarışları vardı. Maça ağırlığını koyup haklı bir galibiyet alan taraf oldu yeşil beyazlılar. 

Bursa, yanı başındaki Eskişehir’den ders çıkarmalı

Tabii bir çiçekle bahar gelmiyor. Altınordu galibiyetini bir kenara bırakıp yeniden Tamer Hoca’nın altını çizdiği Bursaspor gerçeklerine dönelim. Saha dışı sorunlar yoluna girmezse, mali-idari süreçler düzelmezse, tahta açılmazsa yarısı altyapı takviyeli kısıtlı kadro ile yapılabilecekler sınırlı kalır. Ayrıca, TFF 1’de bu sezon takımlar arasında fazla mesafe yok ve çoğu da kuvvetlendi. Şimdi artık top köklü ve önemli bir futbol kenti Bursa’da. Bursalılar saha dışı ev ödevini yerine getirmezse, Bursaspor’un akıbeti ülkemizin en köklü Anadolu futbol kentlerinin başlarında gelen ve Anadolu futbol devrimini yapan başlıca futbol kentlerinden Eskişehir’den farklı olmaz! Dost, acı söyler… Türkiye’nin dördüncü büyük kentinin takımının ayağa kalkması için süre iyice daraldı. Süper Lig’deki İstanbul takımlarının sayısının bu sezon yediye hatta sekize çıkma olasılığı varken Bursa’nın iki alt lige düşme iklimi oldukça can sıkıcı değil mi? 

Tamer Hoca, üzerine düşeni zor haftalarda fazlasıyla yaptı. Şimdi sıra Bursaspor’a candan gönül verenlerde… Bursaspor’u kucaklayacak yeni yöneticilerin ilk dersi ise Tamer Hoca’nın basın toplantısında söyledikleri olmalı.

Yazan: Muzaffer Ayhan Kara

Editör: Doğa Üründül

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus