Rapçi Ezhel: “Sanat parmaklıklar ardına koyabileceğiniz bir şey değil”

Ünlü rapçi Ezhel, Mülkiyeliler Birliği’nin çevrimiçi düzenlediği “İs, Pas, Kir: Türkiye’de Müzik ve İfade Özgürlüğü” söyleşisine konuk oldu. İfade özgürlüğü olduğu anda Türkiye’ye döneceğini söyleyen Ezhel, “Sanat asla parmaklıklar ardına koyabileceğiniz bir şey değil, sanatın sızamayacağı hiçbir duvar yok. İktidarlar müzik çalınmasını, sanatçının ülkeye girmesini yasaklar ama sanatı yasaklayamaz” dedi.

Mülkiyeliler Birliği’nin çevrimiçi düzenlediği söyleşiye, Ezhel ismiyle tanınan Sercan İpekçioğlu konuk oldu. İki senedir yaşadığı Berlin’i Türkiye’nin 82. şehrine benzeten Ezhel, Almanya’da hayatta kalma mücadelesi verdiğini ve müziğini geliştirmeye çalıştığını söyledi. 

Sanatın bütün savaşlardan daha güçlü olduğunu belirten Ezhel, “Hangi iktidarı kurarsanız kurun, sanat asla parmaklıklar ardına koyabileceğiniz bir şey değil, sanatın sızamayacağı hiçbir duvar yok. 12.00’den sonra müzik çalınmasını, sanatçının ülkeye girmesini yasaklar ama o sanatı yasaklayamaz. O müziğin dinlenmesinin önüne geçemez” dedi.

14 yaşındayken hip-hopla tanışan Ezhel, şimdi olduğu yeri hayal edebilir miydi sorusunu, “Ankara Konur Sokak’tayken Mülkiyeliler lokalinde yemek yemek bile hayaldi. Tek istediğim, yaptığım müzikle geçinebilmekti. Şu an geldiğim yerden çok mutluyum” sözleriyle yanıtladı. 

“İfade özgürlüğü olduğu an Türkiye’deyiz”

Türkiye’ye gelirse tutuklanabileceğini söyleyen Ezhel, “Her şey geçtikten sonra sözüm olsun, Konur Sokak’ta bir oturmamız var. O günlerin yakın olduğunu biliyorum. Herkesi çok özledim. İfade özgürlüğü olduğu an hepimiz Türkiye’deyiz” diye konuştu.

Dijital müzik platformlarının açıkladığı verilere göre Türkiye’de en çok dinlenen sanatçılar arasında yer alan Ezhel, Türkçe rap müziğin geldiği durumdan çok mutlu olduğunu belirtti: “Berlin’de Türkçe rap müziğini inşa eden insanlarla tanışmaktan çok mutluyum. Rap, doğası gereği bir ses çıkardığından, Türkiye için ilaç gibi, aranan kan gibi.”

Türkiye’nin bir parçasıyım, bu topraklarla gönül bağım var”

Moderatörlerden Şive Bora’nın, Türkiye’ye dışarıdan bakınca ne gördüğü sorusunu ise Ezhel, şöyle yanıtladı: 

Gurbeti biraz hafife almış olabilirim. Nereye gidersem gideyim veya ne yaparsam yapayım bir şekilde Türkiye’nin bir parçasıyım, onu fark ettim. Kaçamıyorsun gündemden, ülkeden çıksan da orada yaşıyorsun. Bir sanatçı olarak müziğimi Türkçe ve Türkiye’ye yönelik yapıyorum. Beni Maldivler’e de götürsen, Antartika’ya da götürsen bir bağım var. Bu toprağa karşı gönül bağını hissettiysen koparamıyorsun. Bu romantiklik ya da ideolojik bir şey de değil.”

“İktidar kendi sanatını yaratamadığı için rahatsız ama Türkiye’de sanat gümbür gümbür geliyor”

Moderatörlerden Canberk Gürer, Ezhel’in ülkeyi terk etmesine neden olan baskıların artarak yaşanmaya devam etiğini belirterek, Gülşen’in sahne kıyafetlerine yönelik cinsiyetçi linç, Sezen Aksu’ya cumhurbaşkanının “dilini koparırız” demesine varan hedef gösterme ve Tarkan’ın “Geççek” şarkısının yarattığı heyecan ve tartışmayı sordu. Ezhel Türkiye müziğinin gündemini şöyle yorumladı:

Sanat, insanın kendisini ifade etmesinin en temel yollarından biri. Sanatın doğası gereği Türkiye’deki durum kaçınılmaz. Sanat, insan için özgürlük alanı yaratabilen bir güç ve sanata karşıtlığı bütün baskıcı rejimlerde görebiliyoruz. Anadolu coğrafyasında da sanat, Pir Sultan Abdallardan bugüne kadar hep benzer süreçlerden geçmiş. Türkiye’deki iktidar, ne insan haklarını, ne hukuku gözetiyor ve ideolojik olarak sanatın kendisine karşılar. Zamanında faşizm bile sanatı kullanabilmiş ama şu an iktidarın kendine ait bir sanat yaratamamış olması, onları daha çok rahatsız ediyor. Türkiye’deki sanatın bu denli özgürlükçü olması, popüler müzik bile yapsa sanatçının kayıtsız kalamaması çok büyük bir olay. Gümbür gümbür gelen bir dönemdeyiz.”

“Sokakta GBT’ye girmemek bile özgürlük gibi”

Başka bir ülkede yaşamanın ve müzik yapmanın nasıl olduğunu anlatan Ezhel, “Sokakta yürürken GBT’ye girmemek bile bir özgürlük gibi geliyor. Müziğimde Almanya’ya dair bir şey demiyorum ama burada da birilerini rahatsız etsem, aynı şeyi yaşarım. Güç her zaman yozlaştıran bir şey, iktidar ve devlet sorunu var” diye konuştu.

Ezhel, insanların birbirinin hevesini kırdığını söyledi ve “Kendini ifade edemediğin bir toprağa doğup, özgür müzik yapabilmek cesaret istiyor çünkü o baskı her zaman var. Zaten Türkiye’deki ifade özgürlüğünün önündeki en büyük engel insanlar. Umudunun kırılması için bir devlet mekanizmasına ihtiyaç duymuyorsun” diye ekledi.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus