Mekanın sahibi geri geldi: Belçika Pro Lig takımı Union Saint-Gilloise’in mucize hikayesi – Bir kumarbazın ellerinde hayat bulan takım 

Futbol dünyası, 2021-2022 sezonunda tarihi bir geri dönüşe tanıklık etti. Anderlecht ve Club Brugge ile birlikte Belçika’nın en büyük üç kulübünden biri olarak görülen Union Saint-Gilloise (USG), alt liglerde geçirdiği 48 yılın ardından 1. Lig’e yükseldiği ilk sezonda mükemmele yakın bir performansa imza attı. İngiltere Premier Lig ekiplerinden Brighton’ın da sahibi olan Tony Bloom’un takımı satın almasıyla birlikte derin uykusundan uyanan USG, Şanlıurfalı bir ailede yetişen Türk asıllı forvet Deniz Undav’a da çok şey borçlu. Medyascope Spor Servisi olarak, tarihi başarılar ile dolu Belçika kulübünün mucize geri dönüşünü sizin için derledik. 

Union Saint-Gilloise’in hükümdarlığı

Belçika futbolu, takvim yaprakları 1 Kasım 1897’yi gösterdiğinde Union Saint-Gilloise’e (USG) “Merhaba!” der. Başkent Brüksel, 1926 yılına kadar tarihi başarılara ev sahipliği yapar. 1904 yılında ilk şampiyonluğunu kazanan USG, sonraki 10 sezonda lige ambargo koyar ve yedi kez daha mutlu sona ulaşır. Öyle ki başarısız olarak addedilen üç sezonda da takım ligi ikinci sırada tamamlamayı başarır. Kısacası USG, 1902 ile 1926 yılları arasında ilk dört dışına çıkmayarak Belçika Ligi’ni tekeli altına alır. Brüksel ekibinin taraftarları ise halihazırda Belçika futbolunun en başarılı kulübü olan Anderlecht’i o dönemlerde dalga malzemesi yapmaktan geri durmaz. Anderlecht’e “Asansör Kulüp” lakabını takan ve 1920’li yılları tek şampiyonluk ile kapatan USG taraftarları, 1930’lu yılların başlarında ise üst üste üç kez daha mutlu sona ulaşmanın sevincini yaşar.

USG, söz konusu dönemde 60 maçlık yenilmezlik serisi yakalayarak uzun yıllar kırılamayacak bir rekoru da eline geçirir. Avrupa’da da durum pek farklı değildir. Dönemin Şampiyonlar Ligi’nde (Challenge International) üç kez şampiyon olan mavi-sarılı kulüp, aynı zamanda Belçika’nın 1934 Dünya Kupası kadrosuna beş futbolcu göndererek adından söz ettirir. 

Union Saint-Gilloise’in durdurulamaz çöküşü

Uzun yıllar boyunca kademeli bir düşüş yaşayan USG, son büyük başarısına 1960’ta ulaşır. “Fuar Şehirleri Kupası”nda Roma ile yarı final oynayan Belçika temsilcisi, rakibine elenmekten kurtulamaz. Bu eleniş, durdurulamayacak çöküşün de ilk kıvılcımı olur. 2. Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkisinden nasibini alan Brüksel ekibi, 1963’te bir alt ligin yolunu tutar ve hanedanlığını Anderlecht ve Club Brugge’a devrederek adeta unutulmaya yüz tutar. Öyle ki alt ligler arasında gidip gelen USG, bir ara dördüncü lige kadar düşer…

Tony Bloom’un çocukluk aşkı: Brighton

1963’te küme düşen Union Saint-Gilloise, her geçen sene taraftarlarını hüzne boğmaya devam eder. 20 Mart 1970 tarihinde İngiltere’de dünyaya gözlerini açan bir bebeğin, Belçika temsilcisinin makûs talihini değiştireceğinden kimsenin haberi yoktur. Söz konusu tarihte İngiltere’nin Brighton şehrinde doğan Tony Bloom henüz çocukluk döneminde zekâsıyla fark yaratmayı başarır. Bloom’un hayatını şekillendirecek zaafı da bu dönemde ortaya çıkar: “Kumar!” Çocukluğunu oyun salonlarında geçiren Bloom, ilerleyen yıllarda bahis ve poker konularında uzmanlaşmaya başlar. Sahte kimlik ile bazı organizasyonlara bile katılır. Kumar, sayılar ile olan ilişkisini güçlendirmiştir. Manchester Üniversitesi’nde matematik okuması kendisini tanıyanlar için asla sürpriz olmamıştır. Brighton sahilindeki eğlence salonlarından çıkmamasına rağmen bölümünü derece ile bitirmeyi başaran Tony Bloom, 2000’li yıllara gelindiğinde İngiltere’nin en zengin insanlarından birine dönüşür. Öyle ki Australasian Poker Championship ve World Poker Tour gibi çeşitli poker turnuvalarında 2 milyon sterline yakın para kazanır. 

Kumar masasında bir kertenkele kadar soğukkanlı olduğu için “Lizard” lakabını alan Tony Bloom, üniversite eğitiminin ardından Ernst & Young isimli şirkette muhasebeci olarak çalışmaya başlar. İngiltere’de “kumar oynayan en zeki adam” olarak adını duyuran Bloom, muhasebecilik yaparken gelecek yıllarda milyarder olmasının önünü açacak Starlizard’ın da temellerini atar. “Poker, mevcut durumları okumak, insanları okumak ve zor kararlar vermek dahil birçok şeyde size iyi bir temel sağlar” diyerek kumara olan tutkusunun altını çizen genç iş insanı, aynı zamanda yeni hedefini de belirlemiştir… 

Bir futbol kulübü satın alarak yeni bir meydan okumaya hazırlanmak isteyen Tony Bloom, bu noktada gönül verdiği Brighton’ı tercih eder. Ancak 2009’da taraftarı olduğu Brighton’ın hisselerini satın alan Bloom’u oldukça zor günler beklemektedir. İngiliz kulübü 1982’den beri en üst ligde boy gösterememiştir. Öte yandan kulübün en başarılı olduğu günlerde yönetim kurulunda amcası Ray ve büyükbabası Harry’nin bulunması, Tony Bloom’un da iştahını kabartır. 

Bloom, Brighton’ı satın almasının ardından “Ben, Roman Abramovich değilim” açıklamasını yapar. Ancak yine de Martılar’a para saçmaktan kendini alıkoyamaz. Falmer Stadı’nın (Amex Stadium) geliştirilmesi için 93 milyon sterlin civarında bir kaynağı cebinden aktaran Bloom, 2016-2017 sezonuna dek sürekli Premier Lig’in kapısından döner.

Dört yılda üç kez play-off yarı finalinde hayallerine veda eden Brighton, Chris Hughton yönetiminde amacına ulaşır. 2016-2017 sezonunu ikinci sırada tamamlayan Martılar, böylelikle tarihinde ilk kez Premier Lig’de boy gösterme şansı elde eder. Ancak Brighton, Avrupa’nın en zor liginde rakipleriyle mücadele etmekte zorlanır. Hughton’ın öğrencileri, 2018-2019 sezonunu küme düşme hattının yalnızca bir basamak üstünde tamamlar. Yaşanan bu başarısızlığın ardından “Değişim zamanının geldi” diyen Bloom, Hughton’ı görevden alır ve yerine Graham Potter’ı getirir. 

Graham Potter, Brighton’a ayak basar basmaz takıma pozitif yönde etki etmeyi başarır. Martılar’ın oynadığı göze hoş gelen futbol, Premier Lig’in ünlü menajerleri Jürgen Klopp ve Pep Guardiola başta olmak üzere kamuoyu tarafından takdir görmektedir. Brighton, amacına ise 2021-2022 sezonunda ulaşır. 51 puan topladıkları sezonu dokuzuncu sırada tamamlayan Brighton, böylelikle kulüp tarihinin en başarılı sezonunu geride bırakır.  

2009’da Brighton’ı satın alarak farklı bir maceraya yelken açan Tony Bloom, 2014’te ise lakabıyla özdeşleşmiş Starlizard’ı kurar. Daha doğru futbol oranları oluşturmak için karmaşık veri analizi modelleri kullanan ve kısa süre içinde İngiltere’nin en büyük bahis platformuna dönüşen Starlizard’ın yıllık gelirinin 100 milyon pound civarında olduğu tahmin ediliyor. 

Bir kumarbazın yardım eli değince…

Büyük malvarlığına rağmen eşi ve çocuğu ile sade bir hayat sürmeyi tercih eden Tony Bloom, Brighton’da elde ettiği tecrübeyi başka bir kulüpte de sürdürmeyi amaçlar. Brighton’a kolay erişimi bulunan ve bulunduğu ligde şampiyon olabilecek bir takım satın alma arayışına giren Bloom, ortağı Alex Muzio ile birlikte gözünü Belçika’ya çevirir. Belçika, yabancı yatırımcıların çoktan uğrak adresi olmuştur.

Daha önceleri Leicester City’nin sahibi King Power şirketi OH Leuven’i, Çinli girişimci Chien Lee Oostende’yi, Monaco’nun sahibi olan Dimitri Rybolovlev Cercle Brugge’ü satın alarak Batı Avrupa ülkesinin futboluna yatırım yapmıştır. Tony Bloom ve Alex Muzio ise söz konusu girişimlerden etkilenerek, 2018 yılında, Belçika futbolunun unutulmaya yüz tutmuş kulübü Union Saint-Gilloise’i satın alır. 

USG’deki potansiyelin farkında olan Tony Bloom, takımlarına tutku ile bağlı taraftarların olması nedeniyle kısa sürede başarı elde edebileceklerini düşünmektedir. Bloom, Brighton’ın aksine bu kez arka planda kalmayı ister ve Belçika ekibinin başkanlığına 34 yaşındaki Muzio geçer. Kulübün günlük operasyonlarını yöneten Muzio, sportif direktörlüğe Kuzey İrlandalı Chris O’Loughlin’i getirir. Söz konusu hamle, kulübün transfer politikasında belirleyici etken olur.

Tony Bloom, Alex Muzio ve Chris O’Loughlin üçlüsü, scouting operasyonlarının kamuoyunun ilgi göstermediği liglerde yapılmasını kararlaştırır. Matthew Benham ve Rasmus Ankersen’in Midtjylland’daki “Gözlerinize güvenmeyin” felsefesini benimseyen bu üçlü, oyuncu izlemek için farklı ülkelere gitme gereği duymadan transferleri sadece matematiksel veriler ile gerçekleştirmeye başlar. Ayrıca scout şefleri, bir transfer için en az 10 ay boyunca o oyuncuyu takip etmek zorundadır. 

Rüya gibi geçen iki sezon

2020 yılı ise kulüp için dönüm noktası olur. Bloom, Muzio ve O’Loughlin’den oluşan genç yönetim ekibi, önceki sezonun ortasında Gent tarafından kovulan ve altı ay boyunca kulüp bulamayan Felice Mazzu’yu takımın başına getirir. Gent’teki başarısız görevinin ardından kendini kanıtlama ihtiyacı duyan Mazzu, takımla birlikte peri masalı gibi bir sezon geçirir ve USG, 2020-2021 sezonunda 48 yıllık hasretine son vererek Pro Lig’e yükselme başarısı gösterir. 

Felice Mazzu’nun öğrencileri, 2021-2022 sezonuna fırtına gibi başlar. 48 yıllık aranın ardından Pro Lig’de boy gösteren USG, akıl almaz bir performansa imza atarak normal sezonu ilk sırada tamamlar. Ancak Şampiyona Grubu’nda tecrübe eksikliklerinin kurbanı olur. Şampiyonluk Grubu’nda oynadığı altı maçta iki galibiyet alabilen USG, sezonu Club Brugge’un ardından ikinci sırada tamamlar. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmeye hazırlanan Belçika temsilcisi, taraftarları ile Devler Ligi sahnesinde yer almanın heyecanını yaşayacak. 

Union Saint-Gilloise’i zirveye taşıyan isimler

Union Saint-Gilloise, geçen sezon Pro Lig’de harikalar yarattı. Felice Mazzu’nun öğrencilerini zirveye ise iki isim taşıdı: Deniz Undav ve Dante Vanzeir. Yeni yükseldikleri ligde normal sezonu lider tamamlayan Union Saint-Gilloise, play-off etabı sonunda ise ikinci sırada kalırken Deniz Undav, 26 golle gol kralı olmayı başardı. Şanlıurfalı bir ailede yetişen Türk asıllı forvet Deniz, bu performansının ardından Belçika’da sezonun oyuncusu seçildi. Deniz, yaz transfer döneminde ise Tony Bloom’un sahibi olduğu Brighton’a 7 milyon euro karşılığında transfer oldu. Undav’ın forvetteki partneri Dante Vanzeir ise forma giydiği 35 maçta 15 gol atıp, 10 da asist yaptı. Vanzeir, Belçika Milli Takımı’na da seçilmeyi başardı. 

Deniz Undav-Dante Vanzeir ortaklığı:

Dante Vanzeir’in milli takıma seçildiği anlar:

Yazan: Kubilayhan Kavrazlı

Editör: Doğa Üründül

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus