Süper Lig’in sekizinci haftasındaki Adana Demirspor- Galatasaray maç analizi: Sarı-kırmızılılar emekliyor!

Süper Lig’in 8. haftasında oynanan Adana Demirspor-Galatasaray maçını PFSA Lisanslı Futbol Analisti Alper Şahin analiz etti.

Sarı-kırmızılılar emekliyor!

Evinde aldığı zorlu Konyaspor galibiyeti ile rüzgarı arkasına alan Galatasaray’ın, Adana Demirspor karşında neler yapacağı birçoğumuz için merak konusuydu. Sezona yeni bir yönetim ve 14 flaş transfer ile başlayan Galatasaray’ın, Okan Buruk ve ekibi tarafından nasıl bir futbol anlayışı ile sahada olacağı birçok platformda tartışıldı. Sol kanattaki yerleşim, Mertens’in kullanım şekli, forvet hattındaki istikrarsızlık, Kerem ile Yunus’un performansı ve bitiricilik konuları eleştirilere maruz kalsa da, Galatasaray rakibi lider Adana Demirspor ile aynı puanla maça başladı. İlk olarak şunu bir kenara yazmamız gerekiyor sarı-kırmızılılar şu anda bırakın ayakta durmayı daha emeklemeyi öğreniyor ve buna rağmen lider ile aynı puanda olmayı başardı.

Beklentilerin aksine Okan Buruk yine Gomis’ten vazgeçmedi. Konyaspor maçındaki performansı ve İstanbulspor’a karşı etkisiz oyunu, genç teknik direktöre göre Gomis’in kredisini çok etkilememiş olmalı ki Fransız golcü ilk 11’deki yerini aldı ve 57 dakika sahada kaldı. Wyscout verilerine göre toplamda 22 aksiyona giren Gomis sadece 3’ünde başarılı oldu. Ne assist (xA) ne de gol beklentisi (xG) üreten Gomis, Galatasaray’ı tam 57 dakika 10 kişi oynattı. Bağlantı oyunlarında etkisiz kaldı ve top tutmada kendi standardının bile çok altındaydı. Gomis’in şu hali “maçın doğasına göre, son 20 dakika için önemli bir gol opsiyonu olabilirim” dedi. Buna rağmen Galatasaray, Mertens ile bulduğu pozisyonlarla 1.16 xG üretmeyi bildi ama golü bulamadı. xG şampiyonluğuna doğru bir başka altın adım, bu konu çok hassas; xG’yi gole çevirememek apayrı bir tartışma konusu önümüzdeki yazılarımda bunu ele alacağım. 

Adana Demirspor ise oyun ezberini bozmadan sahte 9’lu (Emre Akbaba) sistemi ile Galatasaray’ın defans çizgisini öne çıkararak 1. bölge ile 2. bölgeden attığı uzun toplar ile Onyekuru ve Yusuf Sarı’yı defans arkasına koşturmaya çalıştı ve özellikle Onyekuru-Boey düellosu izlemeye değerdi. Sacha Boey girdiği tüm defansif düelloların %70(16/11)’ ini kazandı ve Onyekuru’ya çok fazla geçit vermedi. 

57. dakika’da 4. hakemin elinde Juan Mata’nın numarası vardı ve Gomis kenara gelirken, Galatasaray bu ve bunun gibi birçok maç için “ideal 11”ine büründü. Dries Mertens, santrfor pozisyonuna geçerken, “10 numara” pozisyonuna Juan Mata geçti ve sarı-kırmızılılar maçın en iyi periyodunu 57. dakikadan, 79. dakikaya kadar oynadı. Bunun üzerine 64. dakikada Stambouli, Mata’ya yaptığı sert müdahaleden sonra kırmızı kart gördü ve Adana Demirspor’un oyunu tamamen beraberliği korumaya döndü.

Juan Mata’yı izlemek, yorumlamak ve yazmak bir zevk. Uzun süre sonra (İstanbulspor hazırlık maçını saymazsak) Galatasaray’ın atak aksiyonlarına hükmeden bir ofansif ortasaha performansı izledik. 78. dakika’da Boey’in çizgiye inmesi ile Mertens’in 6 pastan kaçırdığı pozisyon ile herkes ayaklandı (Wyscout verilerine göre bu pozisyon 0.53 xG yarattı). Tam bu tarz bir aksiyon ile gol gelir diyorduk ama bizi şaşırtan iki değişiklik ile maçın en iyi performans veren iki oyuncusu kenara geldi, Fredrik Midtsjö ve Dries Mertens. Bundan sonrasını çok fazla yazmaya gerek yok aslında (aklıma Giresunspor maçının ikinci yarısında yapılan değişiklikler geldi), daha sonra 2 değişiklik daha geldi. Sonuç, Galatasaray dönen hiçbir topu geri alamadı zaten Torreira ve Midtsjö ikisinden birinin olmadığı hiçbir senaryoda bu mümkün değil. Yaklaşık 35 dakika 10 kişi olan rakibe karşı Galatasaray, Okan Buruk’un panik değişiklikleri ile üstünlük sağlayamadı ve 79. dakikadan sonra rakip tehlikeli geçiş hücumları üretmeye başladı. Galatasaray birçok atağı sarı kart pahasına Yugoslav faulleri ile kesti. 

Galatasaray, sekizinci hafta sonunda topladığı 17 puan ile ligin tepesinde kalmayı başardı. Transfer dönemini geç kapatan sarı-kırmızılılar belli ki geç form tutacak. Buradaki en önemli sınav Okan Buruk’un, dahası teknik heyetin çözüm bulması gereken birçok konu var; 

  1. Kerem ve Yunus’un kendi ortalamalarının altında bir performans vermesi ve karar verme kalitelerinin Galatasaray seviyesinin uzağında kalması. Ben olsam Florya’daki odalarının duvarına defalarca Johan Cruyff’un sözlerini yazarım: “Futbol basittir, zor olan basit oynamaktır.”
  2. Kerem’in ve Yunus’un içe kat edip çektikleri şutlar maalesef Galatasaray’ın atak aksiyonlarının geneline hükmediyor. Bu kaliteli kadrodan beklenti, önlem alınması çok daha zor atak aksiyonlarının üretilmesi.
  3. Mertens’i xT’si (Tehdit Beklentisi) yüksek, gol çizgisine yakın yerlerde topla buluşturmak gerekiyor. Bunun için ya sahte 9 pozisyonunda ya da sol kanatta oynaması şart. Evet forvet arkası da oynayabiliyor ama elinizde Mata, Yusuf Demir ve hatta Oliveira gibi profiller varsa Mertens oynaması gereken yerde oynar. 
  4. Sol bekteki istikrarsızlık ve çok tartışılan PVA; bu konuda Okan Buruk için çok fazla sıkıntı yaratacak bir konu yok aslında, Galatasaray’ın halihazırdaki sol bek oyuncusu Van Aanholt’dur. Özellikle İstanbulspor maçı ile bizleri ikna edemeyen Dubois sadece PVA’un sol bek pozisyonunda yedeği olabilir. PVA çağımız futbolunda çok kullanılan bir iç bektir (inverted full-back) ve doğru yerleşim ile bir sorunsaldan ziyade bir silahtır. Yeter ki Kerem çizgiden içe kat etsin aynı geçen sezonun ikinci yarısında olduğu gibi. 
  5. Galatasaray’ın omurgasındaki oyunculara artık karar verilmeli. Bu oyuncular, Muslera, Nelsson, Abdulkerim, Torreira, Midtsjö ve form durumuna göre Mata ya da Oliveira olmalı. Türkiye Süper Ligi’nde şampiyon olan takımlar incelendiğinde genelde takım omurgalarında istikrarın esas olduğunu görürsünüz. 
  6. Şahsen, yabancı sınırı konusu artık her maç önü ve maç sonu konuşmalarında gündeme gelmemeli. Günün sonunda bu kural ile bu sezon bitecek ve teknik heyetin elinde çözüm üretebilecek bir kadro var.

Evet ne demiştik, Galatasaray yeni kadrosu ile emekliyor ve buna rağmen ligin tepesinde, alkışlar teknik heyet ve oyunculara gidiyor ama şampiyonluğa koşmadan önce, daha ayakta durmak, adım atmak ve yürümek lazım. 

Yazan: Alper Şahin

Editör: Doğa Üründül

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus