Bisiklette yol sezonunun temposu gittikçe artıyor. Bu hafta erkeklerde yılın ilk anıtsal klasiği Milano-Sanremo koşulurken kadınlar Trofeo Alfredo Binda yarışındaydı. Ceyda Akbulut, İtalyan klasiklerinden öne çıkanları Medyascope Spor için yazdı.
Milano-Sanremo 2024: Başrol sevgi ve kucaklaşma
- Yeni nesil sevimli canavarların hükmettiği yol bisikletinde yılın ilk anıtsal klasiği koşulmadan önce gündem, Lance Armstrong’un son açıklamalarıydı. Sporcuların, yarıştıkları uzun kilometrelerin ardından kazanan ve kaybeden fark etmeksizin birbirleriyle kucaklaşmasını eleştirmişti sözlerinde. Armstrong, yarış sonu birbirini tebrik etmek için beklemelerini anlamadığını, bundan hoşlanmadığını ve kendi zamanında böyle olmadığını dile getirdi. Gelgelelim 52 yaşındaki ABD’li emekli sporcu, tarihler 2024’ün mart ayında ılık bir cumartesiyi gösterdiğinde, yılın ilk anıtsal klasiğinin podyum sürecini hiç beğenmemiş olsa gerek. Zira başrolünde bol kucaklaşma olan yarış sonu, hiç olmadığı kadar sevgi doluydu. Jasper Philipsen, Michael Matthews ve Tadej Pogacar, yol bisikleti tarihinin en samimi podyumunu oluşturdu.
I’m impressed with this generation of cyclists. In many ways, they are more talented. But they do not compete like we did.
— Lance Armstrong (@lancearmstrong) March 14, 2024
Hugs and high fives? This would have been totally foreign to me.
(via @DannyDuncan69) pic.twitter.com/rXJyB5rvPX
- Anıtsal klasiklerinin ilki ve en uzunu Milano-Sanremo kendine has bir klasik. Koşulan uzun kilometrelerin ilk bölümü tamamını izleyebildiğimiz yarışın durağan anları oluyor genellikle. Kaçış, kaçışın yakalanacağı bilinciyle rahat bir peloton, Milano manzaraları… Her sene şahit olduğumuz bu döngüyü, en sonunda nefeslerin tutulduğu bir yarım saat tamamlıyor. Biz de sabrın mükâfatını haz dolu son bölüm düellolarında buluyoruz. Bu sene de durum farklı değildi tabii. Hatta yeninin verdiği heyecandan olsa gerek, belki de çoğumuz için bu edisyon en iyilerden biri oldu bile.
- 288 kilometrelik yarışın son bölümünde Poggio öncesi tırmanılan Cipressa, Tadej Pogacar ve UAE Team Emirates’in başlıca odağıydı. Anıtsal klasikleri koleksiyonunda sadece iki eksiği kalan Pogacar’ın her sene biraz daha yaklaştığı Milano-Sanremo zaferinin an meselesi olduğunu biliyorduk. Ancak bu yarışın basit ve anlaşılır profiline rağmen kazanılmasının güç olması belki de yine bu sebeplerden kaynaklanıyor. Planlanan taktik belli, fakat istenen yapılabilir mi o muamma. Pogacar ve Emirates yapamadı. Cipressa’da planlanan tempo yeterli değildi, Sloven yıldız rakiplerini tekerinden dökemedi. Yine de önünde sadece Paris-Roubaix hedefi kalacağı zamanların geleceğini biliyoruz, o güne kadar Tadej Pogacar’sız Milano-Sanremo izlemeyeceğimizden de emin olabiliriz.
- Pogacar ilk Sanremo zaferini gözlerken Mathieu van der Poel da ünvan korumanın peşindeydi. Peş peşe kazanan son kişinin ismini kafa patlatmadan bulamadığımız yarışta Van der Poel’un işi oldukça zordu. Yine de Pogacar’ı rahat takip etti, hatta Sloven rakibinin son bölümdeki güçlü atağını helikopter kamerasından izlerken kısa sürede katettiği mesafeyi geçiş anını hiçbir bisikletseverin kolay kolay unutmayacağına da eminim. Formda gözükmesine rağmen yarış sonunda öğrendik ki Poggio’nun bitimine yakın kulağına gelen mesaj, Philipsen’in bacaklarını iyi hissettiği yönündeydi. O saatten sonra takım arkadaşına güvenen Hollandalı dünya şampiyonu, yarışın kaderini sprinter dostunun ellerine bıraktı.

- Poggio’nun inişi Pogacar’ın yaptığı tempo, Van der Poel’un onu sakin takibi ve Tom Pidcock’un hayran bırakan teknik meziyetleriyle birlikte tamamlandı. Düzlükte onları yakalayan, sayısı azalmış gruptaki herkes adına galibiyet artık çok yakındı. Özellikle finişe yaklaşan sprinterler için ufuktaki zafer ihtimali hiç olmadığı kadar çekici hale gelmişti. Çizgiyi en önde geçen aktif pelotonun tartışmasız en iyi sprinteri Jasper Philipsen oldu. Belçikalı yıldız, kariyer senesini geçirdiği 2023 Fransa Turu’ndaki etap galibiyetleriyle anılıyor ancak çoğumuz unutmadı ki kendisi mükemmel klasikler de koşabiliyor. Geçtiğimiz seneki Paris-Roubaix performansı, meziyetlerinin sadece kısa mesafedeki güç patlamalarıyla sınırlı olmadığını da göstermişti zaten.
Trofeo Alfredo Binda 2024: Trek tekeli
- Son yıllarda kadınlar pelotonunun SD Worx yıldızları ve Annemiek van Vleuten büyüsüyle bezendiğini söylemek hiç yanlış olmaz. Ancak 1902 doğumlu, beş kez İtalya Turu galibi bisikletçinin ismiyle anılan Trofeo Alfredo Binda, bahsettiğim dominasyona göğüs geren nadir yarışlardan biri olmayı uzun süredir başarıyor. Bu sene de durum farksızdı. Fakat bu yarış özelinde bir dominasyondan söz etmemek hâlâ mümkün değil. Zira her şeyi kazanma alışkanlığı edinmiş inatçı pembe mayoluların ve onlarla mücadele edebilen belki de tek kişi olan Van Vleuten’in yokluğunda tekeli Amerika menşeli İtalya takımı Lidl-Trek almış durumda.
- Art arda Elisa Longo Borghini, Elisa Balsamo ve Shirin van Anrooij ile Alfredo Binda yarışında galibiyet alan Trek, yıldız sprinterleri Balsamo’nun buradaki zafer sayısını ikilemesiyle bu sene de podyumun zirvesinde kendine yer buldu.
- Cyclocross’un genç yıldızlarını yol yarışlarında izlemekten keyifli çok az şey var pelotonda. Erken bahar klasiklerinde formda görmeye alıştığımız son dönemin çamur ustaları Shirin van Anrooij ve Puck Pieterse de Alfredo Binda zaferi için biçilmiş kaftandı. Günün en çalışkanları da beklendiği gibi bu isimlerdi. Cyclocross parkurlarının aksine yolda rakibinden daha başarılı olan Van Anrooij, geçen seneki zaferinin ardından takım arkadaşı Balsamo’nun galibiyeti alışını izledi. Pieterse ise 23 yaş altı liderlik mayosuyla katıldığı yarışta dünya şampiyonu Lotte Kopecky’nin hemen arkasında podyum görmeyi başardı. Çamur ustası bu ikiliyi ve cyclocross’ta onları yenmekte pek de sıkıntı çekmeyen yıldız Fem van Empel’i gelecekte uzun yıllar zirvede izlemek için hazırlıklı olmakta fayda var.
Yazan: Ceyda Akbulut
Editör: Doğa Üründül


