Giro d’Italia 2024: İlk haftanın ardından

2024 Giro d’Italia’da ilk hafta dokuz etabın ardından tamamlandı. Pembe mayo “maglia rosa” Tadej Pogacar’da, sürücüler dinlenme gününde. Medyascope Spor’dan Ceyda Akbulut, ilk haftayı sizler için özetledi.

Etaplardan notlar

Giro d’Italia’nın 107. edisyonu başlarken kafamızda belirli bir üç haftalık yarış rotası vardı. Profil, zorlu olmayışı ama basite de kaçmamasıyla ortada bir yerlerde dolaşıyordu. Bunun sonucu olarak da İtalya topraklarına bariz favori olarak gelen Tadej Pogacar’ın zorlanmadan büyük farklar açabileceği ve bazı sürücülerin de kolay geride kalabileceği düşünülüyordu. Böyle de oldu, en azından ilk hafta için. 

İlk gün tura hareketli başlanması hedefleniyordu. Koşulacak kilometre kısaydı, etap da üç kategorize tırmanışıyla taze bacaklara aksiyon vadediyordu. Pelotondaki tempo birçok ismi dökerken son kilometrede Pogacar, Jhonatan Narvaez ve Maximilian Schachmann’ın üçlü sprintini izledik. Ekvador şampiyonu Narvaez turun göz bebeğine ilk günden darbeyi vurup pembe mayoyu üstüne giydi. Böyle bir başlangıç Giro takip etmeye niyetli çoğu bisikletsever için umut ışığıydı. Yara almış bir canavarın tehlikeli olacağını herkes biliyordu çünkü.

İkinci gün, aksiyonlu başlayan turun ilk zirve finişini sunuyordu. Pogacar’ın burada sadece atak yapması değil rakiplerine ne kadar fark atacağı da tartışılıyordu. Oropa tepesine giderken atağına başlayan Sloven yıldızı Ben O’Connor bir süre takip edebildi ancak bu kendi yarışını da baltalamasına sebep oldu. Fazla ileri giden O’Connor kendini tüketmiş ve çoğu genel klasman rakibinin gerisine düşmüştü. İkinci günden podyum hayalini zora sokmuş oldu. Pogacar ise o günün ardından en yakın rakiplerine 45 saniye fark atıp değişik pembe mayo kombinlerini denemeye koyuldu.

Aksiyon dolu ilk iki günü kaos dolu üç sprint etabı takip etti. Üçüncü gün toplu sprint finişini vadediyordu ancak bu etapların olmazsa olmazı kaçış grubu bir türlü oluşmadı. Sonuç olarak kafası karışmış ve yorgun bir peloton, mor renkli siklamen şort giymiş canavara karşı gafil avlandı. Pogacar’ın son bölüm atağını en yakın rakibi Geraint Thomas takip etti. Finişe gelirken ikisi de yakalandı ancak Thomas’ın kendini yormasının acısı, yedinci gün zamana karşı kilometrelerinde açığa çıkacaktı. Turun kaos dolu ilk sprint etabını da deneyimli sürücü Tim Merlier kazanmıştı.

Dördüncü ve beşinci günler de sprint takımlarının hedefindeydi ancak başrol Alpecin-Deceuninck ve temposu oldu. İki gün de ilk bölümünde fazla kırıcı olmaması gereken tırmanışlar içeriyordu ama Alpecin bunları çıkarken öyle bir tempo uyguladı ki dördüncü gün çoğu saf sprinteri yorup geride bıraktılar, beşinci gün ise ilk kaçış grubunu erkenden yakalayıp taze bacaklı yeni ve daha güçlü bir grubun yarışı kazanmasına sebep oldular. Dördüncü etabı Jonathan Milan inanılması zor bir güçle kazanırken beşinciyi kaçış grubundan Benjamin Thomas en önde tamamladı.

Altıncı gün modern bisikletin yeni gözdelerinden bir profille keyifli ve coşkulu bir etap vadediyordu. İçinde üç ayrı gravel sektör barındıran rota inişli çıkışlıydı ve geçilen her kilometrede yollar Julian Alaphilippe diye bağırıyordu… Sevilen Fransız gün boyu aktifti, kendini finişe en önde giden grubun içine de atabilmişti ancak galibiyeti zafere aç takım Movistar’ın genç yıldızı Pelayo Sanchez kaptı. Bunu izleyen günler Alaphilippe’in kendini iyi hissettiğinden olacak ki sık sık Fransız sürücüyü ataklarda izledik. 

Yedinci gün genel klasman liderliği açısından çoğu sorunun cevabı verilmişti. İtalya’nın Olimpiyat altınlı zamana karşı şampiyonu Filippo Ganna, günün sonuna dek liderlik koltuğunu pembe mayo için ısıttı. En sonunda Pogacar gelip hem Ganna’yı hem de genel klasman rakiplerini kalp kırıcı şekilde geride bırakarak şampanya patlatan kişiydi. Süre kazanması beklenen Geraint Thomas, zamana karşı disiplininde üstün olmasına rağmen beklenmedik şekilde oldukça kötü bir gün geçirdi. Buna sebep olarak ilk günlerde Pogacar’a ayak uydurup fazlaca efor sarf etmesini gösterebiliriz ama kim bilir, belki de yolda birkaç kötü saat geçirmişti sadece.

Sekizinci gün yüksek irtifadaydık, zirveye giden yolda kaçış galibiyeti bekleniyordu. Ancak genel klasman liderlerini taşıyan bazı takımlar öndeki sürücüleri yakalamayı tercih etti. Pogacar ile düelloya kalan podyum iddialıları, defansif süren pembe mayoya karşı etkisiz birkaç atak denemesi yaptı. Aslında bunları yapanlar Pogacar’ı geçmek isteyenler değil, beyaz mayo mücadelesinde avantaj kazanmaya çalışan gençlerdi. Sloven yıldızın ana rakiplerinden pek de hareket izlenmedi. Etap zaferi için Dani Martinez yokuş yukarı bir sprint attı ancak galip yine değişmedi. Tadej Pogacar ilk kez katıldığı Giro d’Italia’nın henüz birinci haftasında cebine üç etap galibiyeti sokmuş oldu. Sonraki gün izlediğimiz coşku ve hevesin sebebi buradan geliyordu belki de.

Dokuzuncu gün yorucu ve uzun ilk haftanın sonuydu. Hedefte Napoli kıyılarında bir sprint finişi vardı ancak son bölümdeki yokuşlar geç atakçılar için biçilmiş kaftandı. Bol bol hareket izlediğimiz bitişte ilk günün galibi Jhonatan Narvaez yeni bir etap zaferi için son kilometreye iyi bir farkla önde girmişti. O anda sprint trenlerinin işe koyulmasını beklerken karşımıza birden pembe mayo çıktı. Pogacar pelotonun önünde Narvaez’i yakalamak amacıyla tempo yapıyordu. Çoğu izleyen için bu durum anlamsız gelmişti ancak Sloven yıldız bunu takımda hiçbir yardımcısı bulunmayan Juan Sebastian Molano için yapmıştı. Son yıllarını Emirates mayosuyla mükemmel geçirmeyen Kolombiyalı yıldız, takımın Pogacar ve diğer genel klasman iddialıları için çevrelenmiş domestiklerle dolu olması sebebiyle çoğu kez “yalnız” sprinter olarak anılmak durumunda kalmıştı. Gün boyu yokuşlarda zorlanan ekip arkadaşını yüreklendirmek için takım radyosundan konuştuğu söylenen Pogacar, son bölümde de onun için çalışmıştı. Sonuç olarak finişte galibiyet gelmemesine rağmen Molano, zafere ulaşan Olav Kooij ve siklamen mayolu Jonathan Milan’ın arkasında üçüncü olarak bu yıl kendi adına en iyi derecesini aldı. İşte bu sebeple kanı deli akan pembe mayomuzun çoğu muhtemel senaryoyu baltaladığını düşünmek yerine yarışlara renk kattığını söylemek ve takım arkadaşını uyandırdığının farkında olmak çok daha kolay ısınabileceğimiz bir seçenek.

Düşünsenize, ömrümüzde bir pembe mayonun sprintin en önünde çalıştığını daha kaç kez görebiliriz ki?

Yazan: Ceyda Akbulut

Editör: Doğa Üründül

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.