2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda kadın futbolunda çeyrek finaller sona erdi. Ceyda Akbulut ev sahibinin elenişini ve yarı final eşleşmelerini Medyascope Spor için yazdı.
Ev sahibi Fransa’dan bir kez daha erken veda
Fransa’da kadın futbolunun bulunduğu konumu anlamaya ve anlatmaya çalışmak çok çetrefilli. Fransız oyuncularla dolu harika kulüp takımlarına sahipler ancak milli forma altında istenen başarı şimdiye dek bir kez bile elde edilemedi. Avrupa tarihinin en başarılı kulübüne sahipler ancak yerel liglerinde tribüne taraftar toplamayı bir türlü başaramıyorlar. Devler Ligi’ni defalarca kazanan Lyon’a karşın İngiltere’nin 2021 Avrupa Şampiyonası zaferiyle elde ettiği taraftar akınına benzer bir atılımı hâlâ sağlayabilmiş değiller. Kadın futbolunun en prestijli turnuvalarından ikisine yakın geçmişte ev sahipliği yaptılar fakat yine büyük arenaya elleri boş veda ettiler.
Artık anladık ki oyuncuların aslında hak ettikleri ilgiyi bulabilmeleri için ellerinde somut bir milli takım başarısına ihtiyaç var. Paris 2024 bu ekip için harika bir fırsattı. Ancak tarih yine tekerrür etti, takım 15 yıl içinde sekizinci kez bir büyük turnuvaya çeyrek finalde veda etti.

Teknik direktör Herve Renard’ın oyunların ardından Fransa kadın milli takımı ile yoluna devam etme niyetinin olmaması oyuncular dahil herkes tarafından biliniyordu. Belki de ekip sırf bu sebeple yine aynı yerde tökezledi. Sağlam ve devamlı olabilecek bir gelecek için oyuncuların güvenebileceği bir teknik yönetim senelerdir hayallerdeki kurgu. Önümüzdeki yıl İsviçre’de düzenlenecek Avrupa Şampiyonası için bir fırsatları daha var. Ancak bu sefer adımlarını daha sağlam atmalılar. Aksi takdirde ufukta yine bir çeyrek final travması olabilir.
Uzatmalarda gülen iki dev final için karşı karşıya
Olimpiyat şampiyonluğunun görkemli havasını daha önce solumuş iki ekip Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya, şimdi Paris 2024’te final görmek için mücadele edecek.
İki takım da çeyrek final maçlarını uzatma dakikalarının ardından tamamladı. ABD’nin Emma Hayes yönetiminde erkenden skor avantajı yakalayıp rahat maçlar geçirmesine şimdiden alışmıştık ancak Japonya bunu tıpkı eski günlerindeki gibi kusursuz defans disipliniyle önlemeyi başardı. Hayes ise özellikle sahadaki öğrencilerine olan güvenini uzatma dakikalarına kadar oyuncu değişikliği yapmayarak kanıtladı. Karşılığını da sağ kanatta en güvendiği ayaktan aldı. Pembe saçlı golcü Trinity Rodman, tehlikeli dakikalara girmeden önce çok dar bir açıdan bulduğu golle dört kez şampiyon olan takımını bir kez daha yarı finale çıkarttı. Hayes’in genç oyuncularına olan güveni ve her biriyle kurduğu diyalog şimdiye kadar kusursuz gözüktü. İngiliz çalıştırıcının sahip olduğu bu iletişim meziyeti Amerikalıların yakın geçmişte mahrum kaldığı önemli konulardan biriydi. Artık her şey hayallerindeki gibi gidiyor.

Turnuvanın popüler casusu Kanada ile oynanan maçı uzatma dakikalarının ardından penaltı vuruşlarına taşıyan Almanya ise, deneyimli kaleci Ann-Katrin Berger ile güldü. Konu penaltılar olunca taraftarının sırtını güvenle yasladığı 33 yaşındaki file bekçisi için bir kez daha günün yıldızı olma vaktiydi ve o da kimseyi hayal kırıklığına uğratmadı.
Sadece birkaç gün önce grup aşamasında karşılaşan bu iki ekip için yarı finalin nasıl sonuçlanacağını tahmin etmek zor. ABD’nin dört 4-1’lik skor üstünlüğüyle ayrıldığı maç iki takım için de kılavuz olacak. Hayes yeni öğrencileriyle ilk, Horst Hrubesch de takımıyla birlikte son birlikteliğinde ilk ve son finalini arayacak.
Brezilya’ya bir İspanya sınavı daha
Turnuvanın başında tüm otoritelerce en büyük favori olarak görülen İspanya, grup aşamasının son maçında karşılaştığı Brezilya ile bu sefer yarı finalde kozunu paylaşacak. O maçta Brezilyalı efsane Marta’nın gördüğü kırmızı kart ile başlayan fiziksel oyun ise muhtemelen burada da izleyen ve yaşayan herkesi tir tir titretecek.
Çeyrek finalde ev sahibi Fransa karşısında 82. dakikada öne geçen Brezilya, şimdilik hayallerini yaşıyor. Marta yokluğunda bir maça daha çıkacak olmaları gerçeği onları benzer bir motivasyona tekrar dahil etmiş olabilir. Ancak İspanya’nın yetenekle dolup taşan derin kadrosuna karşı son düdüğe kadar direnmek zorundalar. Son Dünya Kupası galibi İspanyolların olimpiyat oyunlarını aynı coşkuyla geçirdiklerini söyleyemeyiz fakat buraya kadar eksiksiz gelmiş olmalarını o derin kadroya borçlular.
Putellas ve Bonmatili bir İspanya, Marta’sız ama yürekli bir Brezilya’ya karşı… Ne yanlış gidebilir ki?
Yazan: Ceyda Akbulut
Editör: Doğa Üründül




