İstanbul’da Dünya Barış Günü mitingi düzenlendi, Öcalan’ın mesajı okundu

1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle düzenlenen mitingde Abdullah Öcalan’ın mesajı okundu. Öcalan mesajında, “Artık bu ülke, barışı ve demokratik yaşamı hem hakkı hem de görevi olarak görenlerin yurdu olacaktır” dedi.

1 Eylül Dünya Barış Günü'nde Öcalan'ın mektubu okundu

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri Kadıköy İskele’de, 1 Eylül Dünya Barış Günü mitingi düzenledi. PKK lideri Abdullah Öcalan da mesaj gönderdi. Mitingde Öcalan’ın mesajı okundu.

“Barış ve demokrasi için mücadele edenlere” başlıklı mesajında Öcalan, çözüm çağrılarının sıradan bir siyasi hamle değil, stratejik bir adım ve tarihsel dönüm noktası olduğunu ifade etti.

Öcalan, bu çağrıyla birlikte hem Türkiye’de hem de Ortadoğu genelinde savaşların ve yıkımların yerini, barışa dayalı demokratik bir yaşamın alacağı yeni bir dönemin kapılarının açıldığını belirtti. Abdullah Öcalan mesajının devamında şunları kaydetti:

“Bu ülke, barışı ve demokratik yaşamı görenlerin yurdu olacak”

“Bu, yalnızca bir temenni değil; güçlü bir imkan ve ciddi pratik adımlarla inşa edilmesi gereken somut bir gerçekliktir. Çünkü gerçek barış, yalnızca silahların susması ya da çatışmaların sona ermesi değildir. Gerçek barış, özgürlüğün, demokrasinin ve toplumsal adaletin yaşamın bütün alanlarında vücut bulmasıyla mümkündür. Bu toplumsal dönüşüm, halklarımız için sadece bir hak değil, aynı zamanda önümüzdeki yeni dönemin temel görevidir. Halklarımızın mücadelesiyle barış, demokrasi ve özgürlük değerleri mutlaka kökleşecek, toplumsal yaşamda karşılığını bulacaktır. Artık bu ülke, barışı ve demokratik yaşamı hem hakkı hem de görevi olarak görenlerin yurdu olacaktır. 1 Eylül vesilesiyle halklarımızı bu tarihi göreve sahip çıkmaya, barış ve özgürlük yürüyüşünü daha da büyütmeye çağırıyorum. Herkesin bu dönemin ciddiyetini kavrayarak kendini gözden geçireceğine ve barışın ruhuna uygun hareket edeceğine olan inancımla hepinizi bitmeyen sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.”

“Aleviler için acilen yardım koridoru oluşturulsun”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da mitingde konuştu.

1 Eylül Dünya Barış Günü'nde Öcalan'ın mektubu okundu

Hatimoğulları, Suriye’de yönetim değiştikten bugüne kadar bölgede suların durulmadığını söyledi, “Bölge tarihinin en büyük Alevi katliamı gerçekleşti ve hala Alevilere bir insani yardım kolileri ulaşmadı. Türkiye’den, Avrupa’dan, birçok yerden Aleviler, oradaki Alevi halkıyla dayanışmak istiyor ve insani yardım koridorunun açılmasını talep ediyor. Bizler de buradan onların sesine ses oluyoruz ve Aleviler için acilen bir yardım koridoru oluşturulsun diyoruz” dedi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Tülay Hatimoğulları yeni çözüm sürecine dair de konuştu. Acilen süreci hızlandırmak üzere yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, “İyi niyet mesajlarıyla, ‘Hele şu gün de geçsin yarın bakacağız, yarın yapacağız’ yaklaşımıyla ipe un seriliyorsa bunu kabul etmek mümkün değildir. Bugün bu komisyonun acil bir biçimde süreci hızlandırmak üzere yasal düzenlemeleri yapması lazım. Kayyum yasası ve demokratik yerel yönetimler yasasına kadar bunun yanı sıra, özellikle infazı yakılanlar ve aslında bir yasa çıkarmaya gerek olmadan atılması gereken çok önemli adımlar var. Bunlar hasta tutsaklarla, infaz yakmalarla Can Atalay’ın, Osma Kavala’nın, Çiğdem Mater’in, onlar hakkında verilmiş AYM’de AİHM kararlarının hayata geçmesi lazım. Aynı şekilde Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ve bütün Kobani tutsakları derhal serbest bırakılmalıdır” diye devam etti.

“Abdullah Öcalan’la bir an önce görüşme sağlanmalıdır”

Hatimoğulları şunları söyledi:

“Komisyonun adım atması gereken en önemli konulardan biri, Kürt halkının ve kendi örgütünün baş müzakereci olarak ilan ettiği Sayın Abdllah Öcalan’la bir an önce görüşme sağlanmalıdır. Sayın Öcalan’ın özgür çalışabileceği, özgür yaşayabileceği, her kesimle görüşme yapabileceği bir ortamın sağlanması lazım. Bütüncül bir hukuka, özgürlük yasalarının çıkmasına ihtiyacımız var. Bu konuda elimizden gelen her türlü çaba ve mücadeleyi hep beraber sürdüreceğiz. Bir kez daha diyoruz ki sadece komisyon değil; iktidar devlet, muhalefet, şu dönemde bunu net bir şekilde pratiğe yansıtmalıdır: Bu süreç bizim için hem Türkiye’nin barışı hem Orta Doğu’nun barışı için tarihi önemde bir fırsattır. Korkmaya, çekinmeye, basitçe parti çıkarı gütmeye gerek yok. Böyle düşünenler, bu ülkenin vatanseveri olamaz. O yüzden bir kez daha diyoruz ki, cesur, samimi olun, adım atın, ezberlerinizi bozun.”