Kritik’in son bölümünde siyaset bilimci Doç. Dr. Berk Esen hem MHP lideri Devlet Bahçeli’nin çıkışlarını hem de İmralı süreci tartışmalarını değerlendirirken, Türkiye’deki otoriterleşme, casusluk soruşturmaları, Tele1’e kayyum kararı ve muhalefete yönelik baskıları kapsamlı biçimde ele aldı. Esen’e göre, “hukuk devleti” söylemiyle uyumsuz bir siyasi pratik sürerken, iktidarın stratejisi süreci uzatmak ve muhalefeti nefessiz bırakmak üzerine kurulu.
Programın açılışında Cumhuriyet’in 100 yıllık bilançosunu değerlendiren Berk Esen, Cumhuriyet’in bölgesel koşullara rağmen büyük bir “kopuş ve dönüşüm projesi” olduğunu söyledi. Türkiye’nin yüz yıllık sürecini Balkanlar, Orta Doğu ve Kafkasya karşılaştırmalarıyla okuyan Esen, son yıllardaki otoriterleşmeye rağmen genç kuşakların Cumhuriyet’in kazanımlarına daha güçlü sahip çıktığını ve bunun kendisini “umutlandırdığını” belirtti.
İmamoğlu’na casusluk soruşturması: “Çaresizlik, baskı ve zaman kazanma”
Esen, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ’ın “casusluk” suçlamasıyla yeniden tutuklanmasını, “delilsizlik ve siyasi mühendislik” olarak nitelendirdi.
“Bu suçlamaların hiçbirinin kamuoyunda karşılığı yok. Bu davalar üzerinden süreç uzatılıyor, baskı kuruluyor, muhalefetin mesaisi savunmaya harcanıyor” diyen Berk Esen’e göre, bu stratejiyle iktidar hem süreci zamana yaymayı hem de muhalefeti siyaset alanından uzaklaştırmayı amaçlıyor.
TELE1’e kayyum atanmasını da aynı bağlama oturtan Esen, muhalif medyanın “dörtten ikiye düştüğünü” hatırlattı.
Bahçeli’nin zikzakları ve “hukuk devleti” söylemi
Programın en kritik bölümü, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin son açıklamalarıyla ilgiliydi. Bölümde “Bahçeli gerçekten hukuk devleti mi istiyor?” sorusuna yanıt aradık. Bahçeli’nin hem Selahattin Demirtaş’ın tahliyesi konusunda olumlu bir dil kullanması hem de aynı konuşmada CHP’ye ağır ifadeler yöneltmesini Esen şöyle yorumladı:
“Aynı konuşmada Öcalan’a ‘kurucu önder’ deyip CHP’ye saldırmak… Bu söylemin bir tutarlılığı yok. Buradan ‘hukuk devleti’ çıkmaz.”
Esen, Bahçeli’nin bu çıkışlarının MHP içindeki güç mücadelesi ve Cumhur İttifakı’nın geleceğine dair büyük resimle ilişkili olduğunu söyledi; “çatlak” analizlerini ise ikna edici bulmadığını belirtti.
“Süreç” tartışması ve Medyascope eleştirisi
Esen, çözüm süreci tartışmalarının Medyascope’ta tek tonlu bir şekilde yürütülmesini eleştirerek, konuya dair şunları söyledi:
“Aynı kişiler, aynı analizler, aynı tezler… Tutmuyor, ertesi hafta daha büyüğü söyleniyor. Bu kamuoyunu manipüle eden bir üslup. Gazetecilik, soru sormayı gerektirir.”








