Tarık Çelenk ile Sağduyu (81): Atatürk ve Ziya Gökalp aynı mı düşünüyorlardı?

Atatürk ve Ziya Gökalp aynı mı düşünüyorlardı? Sağduyu’nun yeni bölümünde gazeteci ve yazar Taha Akyol, Cumhuriyet döneminde milli kimliğin inşasını, Ziya Gökalp’in milliyetçilik anlayışını, Atatürk ve Gökalp’in ayrıştığı noktaları değerlendirdi.

Cumhuriyet ideolojisi

Tarık Çelenk’in konuğu Taha Akyol, Cumhuriyet’in ideolojik temellerini ve bugünle bağını ele aldı. Akyol, Cumhuriyet’in sadece bir yönetim biçimi değil, bir devrim olduğunu, Atatürk’ün akıl, bilim ve hukuka dayalı bir modernleşme hedeflediğini söyledi:

“Cumhuriyet, aklın ve bilimin rehberliğinde kuruldu. Bugün de bu değerlere dönmezsek, toplumsal gerilimleri aşmamız mümkün olmaz.” 

Akyol ayrıca Ziya Gökalp’in fikirlerinin Cumhuriyet’i şekillendirdiğini belirterek, Gökalp’in milliyetçilik, akıl ve kültürel bütünlük anlayışının Atatürk’ün modernleşme düşüncesiyle birleştiğini söyledi. Osmanlı düşünce mirasının Cumhuriyet’le birlikte laik, bilimsel ve çağdaş bir kimliğe dönüştüğünü belirten Akyol, “Cumhuriyet sadece bir rejim değil, aklın ve bilimin toplumsal rehberliğidir” dedi.

Atatürk ve Ziya Gökalp’in ayrıştığı noktalar

Taha Akyol, Gökalp’in sosyolojik yaklaşımının Atatürk’ün pozitivist ve devrimci tutumuyla birleşerek Türkiye’nin modernleşme yolunu oluşturduğunu ifade etti. Akyol, Ziya Gökalp ile Atatürk’ün fikir ayrılıkları yaşadıkları noktalar olduğunu da vurguladı. Akyol’a göre Gökalp, toplumsal yapının dinî değerlerle uyum içinde dönüşmesini savunurken, Atatürk daha radikal bir laiklik anlayışı benimsedi.  Bu farkın Cumhuriyet ideolojisinin seküler yönünü öne çıkardığını ele alan Akyol, “Gökalp, dinin toplumsal kimliğin bir parçası olarak kalmasını isterken; Atatürk, dinin devlet işlerinden tamamen ayrılmasını hedefledi” diye devam etti.

Abdülhamid dönemi

Programda II. Abdülhamid dönemine de değinen Taha Akyol, bu dönemin Cumhuriyet’e giden fikir sürecinde hem bir dönüm noktası hem de bir kısıtlama dönemi olduğunu söyledi. Akyol, Abdülhamid döneminde modernleşmenin teşvik edildiğini ancak bunun otoriter bir anlayışla yürütüldüğünü, bu çelişkinin Cumhuriyet’in doğuşunda akıl, bilim ve özgürlük vurgusunu daha da güçlendirdiğini ifade etti, “Abdülhamid döneminde eğitimde ve teknolojide yenilikler yapıldı ama düşünce özgürlüğü bastırıldı.”

“Öcalan’ın hayat tecrübesi sıfır”

Taha Akyol, çözüm süreci ve Öcalan tartışmalarına da değindi. 

Öcalan’ın “demokratik ulus” ve “demokratik toplum” gibi kavramlarıyla entelektüel bir çerçeve kurduğunu ancak bu kavramların kendi davasına hizmet eden ideolojik bir proje oluşturduğunu söyleyen Akyol, “Öcalan’ın kavramsal zenginliği bir gerçek; dağda ve İmralı’da çok okumuş fakat bu kavramlar, evrensel anlamda değil, kendi hareketinin siyasal hedeflerine uygun biçimde” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.