Netizen’in bu bölümünde Atıf Ünaldı’nın konuğu Mehmet Emin Barsbey oldu. Barsbey, Go oyunu üzerinden bilgisayar ile insanın yarışını, oyunun algoritmik tarafını, Uzak Doğu’daki popülerliğini ve oyunun sosyo-kültürel habitatını Atıf Ünaldı ile değerlendirdi.
Netizen’de bu hafta Atıf Ünaldı’nın konuğu İstanbul Go Okulu’nun kurucusu Mehmet Emin Barsbey oldu. Barsbey, stratejik akıl oyunu Go’yu anlattı. Mehmet Emin Barsbey, oyunu kazanma konusunda mühendis soğukkanlılığının yanı sıra duygular ve psikolojik motivasyonların da önemli etken olduğunu belirtti.
Satranç ile Go’yu karşılaştıran Barsbey, aralarındaki farkları “Satranç Batılı düşünme tarzını, Go ise biraz daha Uzak Doğulu düşünme tarzını yansıtıyor. Satranç daha çok güç odaklı, askeri birimlere odaklanan bir tarzda. Go’nun ise daha çok alanlara ve fırsatlara odaklanan bir tarzı var” diyerek açıkladı.
Stratejik akıl oyunu: “Go”
Satrançta, bilgisayarın işlemci gücünün çok yüksek olduğunu, bu nedenle bilgisayarların başarı sağladığını söyledi. Ama Go’da olasılıklar çok fazla olduğu için bilgisayarın kazanma durumunun söz konusu olamayacağının düşünüldüğünü söyleyen Barsbey, tüm bunlara rağmen teknolojinin hızlı gelişimiyle beklenenden on yıl önce insanlığın son kalesi olarak görülen Go’nun bilgisayara karşı ilk yenilgisini aldığını söyledi.
Go’nun üç krallığının Güney Kore, Çin ve Japonya olduğunu belirten Barsbey, bu oyunda başarılı olabilmenin kurallarını şöyle açıkladı:
“Go denge gerektiren bir oyun. Agresif şekilde her şeyi almaya çalışırsanız alabileceklerinizden daha azını alırsınız. Çok aşırı bir şekilde uçlardaysanız mutlaka zarar görüyorsunuz ve bunu oyun tahtasında da deneyimlersiniz. Oynadıkça kendinizi dengelemeyi, sabretmeyi, daha dengeli yatırım yapmayı öğreniyorsunuz. Çünkü Go’da tek bir hedef yok. Oyunun teknik olarak içinde bu dengeli olmayı ve uçlara kaçmamayı öğreten bir tarafı var.”
Oyunun sosyo-kültürel bir yönü olduğunu belirten Barsbey, orada saygılı, etik kurallara uygun hareket etmenin önemini vurguladı, “Her şeyin ölçüsü insandır” sözünü hatırlattı.
Algoritma tasarlarkenki düşünme yöntemiyle Go’daki düşünme yönteminin benzerliğine dikkat çeken Barsbey, “Bu stratejide, hayatta da böyle; bir hedefe giden yol, birçok kurgudan geçiyor olabilir. Şimdi hangisinin daha iyi olduğunu seçebilmeniz için birden çok seçeneğinizin olması gerekiyor” dedi.








