Tarık Çelenk ile Sağduyu (89) | Ahmet Davutoğlu ile söyleşi: Muhafazakâr iktidar ve muhafazakâr seçmenin değer krizi

Tarık Çelenk, “Muhafazakâr iktidar ve muhafazakâr seçmenin değer krizi” başlıklı yayında Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu konuk etti. Davutoğlu, iktidarın durumunu ve sivil toplum-siyaset ilişkisini değerlendirdi. Davutoğlu asgari ücrete yapılan zam ve Ankara’da uçak düşmesinin ardından Libyalı heyetin hayatını kaybetmesiyle ilgili düşüncelerini paylaştı.

Tarık Çelenk’in konuğu Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, kurucularından olduğu Bilim ve Sanat Vakfı’nın faaliyetlerinden bahsetti, sosyal ahlak, medeniyet, güç ve halifeler gibi kavramlar hakkında açıklamalarda bulundu.

Toplumda muhafazakârlığın İslam algısıyla şekillendiğini söyleyen Davutoğlu, “Beni kaygılandıran insanoğlunun en büyük zihin devrimini gerçekleştirmiş olan İslam inancının bugün statükocu ve güç odaklı yorumlanması” dedi

4 mezhep imamı bugün yaşasaydı dışarıda olabilirler miydi?

Davutoğlu, “var olan yanlışlıklara bugünkü din adamlarının sessiz kalması eleştiriliyor” tartışmasına bir anısından yola çıkarak cevap verdi:

“Birisi dedi ki ‘Ehl-i sünnet geleneği hep böyle olmuş. Hep otoriteye itaat etmiş.’ Ben de ‘Nereden çıkarıyorsun? Bu bir yanılsamadan ibaret. Ehl-i sünnet geleneği dediğimiz geleneğin dört imamı var. İmam Ebu Hanife, Emevilerin zulmüne karşı isyan fetvası verdi. Abbasileri destekledi ve hapse atıldı, işkence gördü. Sonra Abbasiler iktidara geldi, onları da eleştirdi. Yine hapse atıldı. Hapiste vefat ettiği rivayet edilir. İmam-ı Şafi hapse atıldı. İmam-ı İbn-i Hanbel, Ahmet İbn-i Hanbel, Halife’ye olan itirazları sebebiyle evinden cuma namazına gidemeyecek hale geldi. Ev hapsi. Bir tek İmam Malik Medine’de yaşadı, o da Şam’dan uzak durarak kendisini koruyabildi’ dedim. Ulema denetlemek için vardır, itaat etmek için değil.”

Muhafazakâr iktidar ve muhafazakâr seçmenin değer krizi
Muhafazakâr iktidar ve muhafazakâr seçmenin değer krizi

“Asgari ücret 35 bin olmalıydı”

Asgari ücrete gelen son zamla ilgili eleştirilerde bulunan Davutoğlu, iktidarın serveti küçük bir grubun elinde dolaşır hale getirdiğini belirtti:

“Kur’an-ı Kerim’in çok açık hükmüdür: Servet, küçük bir azınlık arasına dolaşan bir emtia olmasın. Bugünkü iktidar sadece bu ayetin gereğini yapsa asgari ücreti bu düzeyde tutmazdı. Ama bugünkü iktidar serveti bir küçük grubun elinde dolaşan hale getirdi. Hangi araçlarla? Faizle, yolsuzlukla, teşviklerle, vergi muafiyetleri ile.  Asgari ücret bugün verilen zamla gelecek sene 2026 Aralık ayında tekrar yarıya inecek. Bu insafsızlık, bu zulüm. Olması gereken asgari ücret en az 35 bin liraydı.”

“Türkiye, Suriye-Lübnan-Türkiye üçlü mekanizmasını kursun”

Davutoğlu, Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al Haddad’ı taşıyan uçağın düşmesiyle ilgili baş sağlığı diledi, ciddi milli güvenlik sorunları olduğunu ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yeni bir yol haritası çıkartması gerektiğini söyledi:

“Üç gün önce bir video yayınladım. ‘Türkiye’ye son 10 gün içinde üç tane drone’un düşmesi tesadüf değildir’ dedim. Ciddi bir milli güvenlik sorunuyla karşı karşıyayız. Bunu masaya yatırıp ‘Ankara’da bir kriz masası kurulsun’ dedim. Şimdi üstüne bir de Libya uçağının düşmesi var. Yönetimde olanlara bak. Biz bu şekilde yüzlerce kriz yönetiyoruz. Şeffaf bir şekilde kamuoyunu bilgilendirmezseniz kamuoyunda söylentiler artar. Yapılması gereken, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yeni bir yol haritası çıkarması lazım. Ve Türkiye, Suriye-Lübnan-Türkiye üçlü mekanizmasını kursun. Hatta mümkünse Türkiye-Mısır-Suriye üçlü bir istişare mekanizması kursun. Verilecek mesaj şudur: Burada biz de varız. O olamıyorsa, Türkiye-Suriye-Lübnan. Böylece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yok sayan ve Türkiye’yi Antalya Körfezi’ne hapsetmeye çalışan o plan bozulsun. Ayrıca mutlaka Avrupa Birliği ile müzakereler başlasın. Yeni bir zihniyet üretemeden yeni bir siyaset üretemeyeceğiz.” 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.