2025’te Türkiye zorlu bir süreçten geçti. Bu yıl hem muhalefete hem de toplumun belli kesimlerine yönelik baskılar giderek arttı. Televizyon ekranlarında gördüğümüz ünlüler, siyasetçiler adliye koridorlarındaydı. Toplumsal anlamda da büyük sınavlar verdik. Geride bıraktığımız yıl, etkisini önümüzdeki yıl da sürdüreceğe benziyor. Peki 2025’te Türkiye’de ne oldu, ne konuştuk?
2025 her anlamda çok zorlu geçti. Bu yıl en çok yargıyı konuşur olduk. Hemen hemen her sabah yeni bir operasyon haberi alır olduk. Ekranlardan tanıdığımız, bildiğimiz isimlerin bazıları bu yıl gözaltına alındı, bazıları tutuklandı. Televizyonlara, büyük şirketlere TMSF kayyum olarak atandı. Futbolda bahis soruşturması ise sene sonuna doğru gündemimizde yer buldu.
Yılın en büyük olayıysa Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yönelik yargı eliyle müdahaleydi. 2024’te Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanması ve belediyeye kayyum atanmasıyla başlayan süreç, 2025’te daha da büyüdü. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve bazı CHP’li belediye başkanlarının tutuklanması, 19 Mart süreci, partinin İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum atanması ve CHP’ye “mutlak” butlan” davasının açılması bu yılın en zorlu çarpıcı olaylarının başında geliyordu.
Haberin girizgâhında bahsettiğimiz ve 2026’da da gelişmelerini takip edeceğimiz bu haberlerin ayrıntılarına birlikte bakalım.
- 2025’te tutuklananlar: Belediyeler, uyuşturucu, yasadışı bahis, protestolar
- Felaketler, savaşlar, isyanlar: 2025’te dünyada neler yaşandı?
- 2025’te hayatını kaybedenler: Sanat, siyaset, edebiyat ve bilim dünyasından yaşamını yitiren önemli isimler
- Ruşen Çakır yazdı – 2025’in ardından: “Benim sürecim senin sürecini döver!”
- Kemal Can yazdı: 2025 giderken
- Kavala, Demirtaş, Yüksekdağ, Atalay ve Kahraman kararları: Türkiye bir hukuk devleti mi?
2025’te Türkiye’de ne oldu, ne konuştuk?
Çözüm süreci
2025’e damgasını vuran gelişmelerden biri yeni çözüm sürecinde atılan adımlardı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024’te TBMM’de DEM Parti sıralarına giderek tokalaşmasıyla kamuoyuna yansıyan süreç bu yıl hızlandı.
İmralı Heyeti’nin PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmeleri ve siyasi parti ziyaretleriyle başlayan süreç, 27 Şubat’ta önemli bir eşik atladı. Öcalan “Devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir” şeklinde çağrı yaptı. PKK bu çağrıya uyarak 12. Kongre’sini topladı ve kendini feshetme kararı aldığını 12 Mayıs’ta ilan etti.

11 Temmuz’da “Barış ve Demokratik Toplum Grubu” adıyla 30 PKK’lı, Süleymaniye’de düzenlenen temsili törenle silahlarını yaktı. 26 Ekim’de ise PKK, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ni ikinci aşamaya taşımak için Türkiye’deki tüm güçlerini Irak’ın kuzeyindeki Medya Savunma Alanları’na çektiklerini duyurdu.
Sürecin toplumsallaşması ve yasal hazırlıkların yapılması için TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulması ise yine önemli bir aşamaydı. 5 Ağustos 2025’te ilk toplantısını yapan komisyon bugüne kadar 20 toplantıyla 135 kişi ve kurumu dinledi. Komisyon, dinleme faaliyetlerini 24 Kasım’da AKP, MHP ve DEM Partili birer üyenin İmralı Adası’nda PKK lideri Abdullah Öcalan’ı ziyaretiyle tamamladı. Siyasi partilerin kendi raporlarını sunmasının ardından oluşturulan yazım ekibi ise, yasal düzenlemelere referans olacak nihai rapor için hazırlıklara başladı.
19 Mart süreci
CHP’nin 2025’te yaşadığı en büyük zorlu süreç aslında 19 Mart’ta başladı. İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart akşamı yaptığı açıklamada, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İşletme Fakültesi’nden 31 yıl önce aldığı lisans diplomasının iptal edildiğini bildirdi.
Ekrem İmamoğlu, İstanbul’daki evinden 19 Mart günü sabaha karşı “suç örgütü lideri şüphesi” suçlamasıyla gözaltına alındı. Aynı soruşturma kapsamında birçok belediye bürokratının yanında Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık da gözaltına alındı.

İstanbul’da Vatan Emniyet ve Saraçhane ile Ankara’da CHP Genel Merkez önü olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında protesto gösterileri düzenlendi, vatandaşlar sokağa çıktı. Polisler eylemlere biber gazı ve TOMA’larla müdahale etti, çoğu öğrencilerden oluşan birçok yurttaş ve gazeteci gözaltına alındı. Çoğunluğu genç olmak üzere, en az 300 kişi bu eylemler nedeniyle tutuklandı.

İBB operasyonlarında Ekrem İmamoğlu, bürokratlar ve diğer belediye başkanları 23 Mart’ta tutuklandı. Aynı gün CHP cumhurbaşkanlığı ön seçimi düzenledi. Ekrem İmamoğlu 15 milyon oy ile CHP’nin cumhurbaşkanı adayı seçildi.

İddianame ise aylar sonra, 11 Kasım’da hazırlandı. İBB iddianamesi 25 Kasım’da İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 3 bin 739 sayfalık iddianamede, 105’i tutuklu 407 kişi yer aldı. İBB davası 9 Mart 2026’da başlayacak.
CHP’nin “mutlak butlan” davası
Belediyelere yönelik operasyonlar, Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bazı belediye başkanlarının tutuklanması, İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum atanması gibi pek çok olay ile sınav veren CHP, aynı zamanda “mutlak butlan” davası ile de karşı karşıyaydı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP’nin 2023’teki 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin soruşturma başlattı. Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile bazı delegelerin şikâyeti üzerine açılan kurultay iptal davaları, İzmir delegesi Hatip Karaaslan’ın Ankara 42’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açtığı dava dosyasıyla birleştirildi.
30 Haziran’daki duruşma yaklaşırken CHP’nin kurultay davası “mutlak butlan” kavramıyla tartışılmaya başlandı. Mahkemenin mutlak butlan kararı vermesi durumunda, 38’inci Olağan Kurultay’ın hükümsüz sayılması ve kurultaydan önceki yönetimin göreve geri getirilmesi ihtimali tartışma konularından oldu.
CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan ve beşinci duruşması 24 Ekim’de görülen davada karar çıktı. Mahkeme davayı konusuz kaldığı gerekçesiyle reddederken gerekçesini “aktif husumet yokluğuna” dayandırdı. Bu kararla birlikte mutlak butlan ihtimali ortadan kalktı.
CHP kapatılabilir mi?
Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında iddianameyi tamamladı. 3 bin 900 sayfalık iddianamede, CHP tüzel kişiliğinin sorumluluğundaki seçim sandık verilerinin usulsüz şekilde sızdırıldığı iddiasıyla, Siyasi Partiler Kanunu’nun parti kapatılmasını düzenleyen maddelerine referansla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulduğu kaydedildi.
Başsavcılığın daha sonra yaptığı açıklamada, CHP’nin kapatılması yönünde herhangi bir bildirim olmadığı, yapılan bildirimin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbar niteliğinde olduğuna dikkat çekildi. Takdir yetkisine sahip olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı şu ana kadar bir adım atmadı.
2 Eylül darbesi: CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum atandı
8 Ekim 2023’te gerçekleştirilen İstanbul İl Kongresi’nin iptali için açılan davada mahkeme 2 Eylül’de, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve mevcut yönetimin görevden alınmasına karar verdi. Mahkeme, eski il başkanları Gürsel Tekin, Zeki Şen, Hasan Babacan, Müjdat Gürbüz ve Erkan Narsap’ı görevlendirdi.

Binlerce polis CHP İstanbul İl Başkanlığı’nı ablukaya aldı, biber gazı ve kalkanlarla müdahale etti. Gürsel Tekin İl Başkanlığı binasına polis eşliğinde girdi.

CHP, İstanbul’da hem olağanüstü hem de olağan kongresini yeniledi. Delege yapısının değiştiği bu seçimlerde Özgür Çelik iki kez sandıktan galip çıktı. Öte yandan Bölge Adliye Mahkemesi, CHP’nin kayyum atamasının kaldırılması için yaptığı başvuruyu reddetti. Gürsel Tekin, kayyum olarak görevine devam ediyor. Fakat Özgür Çelik mahkeme kararını tanımadıklarını vurguluyor.

Uyuşturucu soruşturması
2025’in sonlarına doğru uyuşturucu operasyonlarını konuşur olduk. Operasyonunun ilk dalgasında Hadise Açıkgöz, İrem Derici, Kubilay Aka, Kaan Yıldırım, Berrak Tüzünataç, Demet Evgar, Özge Özpirinçci, Dilan Polat, Engin Polat, Birce Akalay, Metin Akdülger, Defne Samyeli’nin kızları Derin ve Deren Talu dahil 19 kişi gözaltına alındı. Adli Tıp Kurumu’nda kan ve saç örnekleri alındı.

Yapılan testlerde Dilan Polat, Derin Talu, Deren Talu, Berrak Tüzünataç ve Birce Akalay’ın saç örneklerinde kokain, Kubilay Aka, Metin Akdülger ve Kaan Yıldırım’ın kan örneklerinde THC-COOH tespit edildi. Test sonuçları negatif çıkan Hadise Açıkgöz, Mert Yazıcıoğlu, Demet Evgar, Özge Özpirinçci, Meriç Aral, Ceren Moray ve Duygu Özaslan hakkında kasım ayında takipsizlik kararı verildi.
Ünlülere yönelik operasyonların ikinci dalgasında Aleyna Tilki, Danla Bilic, İrem Sak ve Mümine Senna Yıldız gözaltına alındı. Dört isim kan ve saç örnekleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Melisa Döngel, Yusuf Güney ve Cihan Şensözlü adreslerinde bulunamadı. Şeyma Subaşı, Mert Vidinli ve Şevval Şahin hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Melisa Döngel ve Yusuf Güney, ifadeleri alındıktan sonra serbest kaldı. Cihan Şensözlü ise tutuklandı.

Uyuşturucu soruşturmasının bir diğer ayağı ise eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un da tutuklanması süreciydi. Ersoy, Mustafa Manaz, Uğur Tetik ve Ebru Gülan uyuşturucu operasyonu kapsamında tutuklandı. Ela Rümeysa Cebeci de aynı soruşturma kapsamında tutuklananlar arasında yer aldı. Ersoy ile Cebeci’nin uyuşturucu testi pozitif çıktı.

Son olarak aynı soruşturma kapsamında eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş ile sosyal medya fenomeni Taner Çağlı tutuklandı.
Futbolda bahis soruşturması
Futbolda bahis soruşturması, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun bazı hakemlerin bahis oynadığına dair açıklamalarıyla kamuoyuna yansıdı. Hacıosmanoğlu, 27 Ekim’de düzenlediği basın toplantısında profesyonel liglerde görev yapan 571 hakemden 371’inin bahis hesabı bulunduğunu, 152’sinin ise aktif olarak bahis oynadığını söyledi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 5 Aralık’ta yaptığı açıklamada, MASAK ve yasal bahis sitelerinden elde edilen veriler doğrultusunda 101 futbolcuya ilişkin analizler yapıldığını bildirdi. Aynı gün, aralarında Metehan Baltacı, Mert Hakan Yandaş, Murat Sancak ve Ahmet Okatan’ın da bulunduğu bazı isimler tutuklandı.

Sağlık sorunları bulunan Ahmet Çakar ve üst klasman hakemi Zorbay Küçük ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. TFF Tahkim Kurulu, 22 Aralık’ta bahis eylemi nedeniyle 45 gün hak mahrumiyeti alan 29 futbolcunun cezasını onadı.
Son olarak Erden Timur ve Eyüpspor Asbaşkanı Fatih Kulaksız da futbolda bahis soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Erden Timur’un dosyası bahis ve şike soruşturmasından ayrıldı. Timur’a “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlaması yöneltildi. Timur ve Kulaksız tutuklandı.
Mattia Ahmet Minguzzi cinayeti
İstanbul’da 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi, yaşıtı bir grubun saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. Olayın ardından şüpheliler gözaltına alındı. Minguzzi’nin ölümü kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, şiddet ve suça sürüklenen çocuklar tartışması yeniden gündeme geldi. Cinayete ilişkin görülen davada iki sanığa en üst sınırdan 24 yıl hapis cezası verildi, iki kişi de beraat etti.
Kartalkaya yangını faciası
Bolu’nun Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Otel’de 20 Ocak 2025’te çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetti, 100’ün üzerinde kişi yaralandı. Olayda hayatını kaybedenler arasında çok sayıda çocuk da bulunuyordu. Gece saatlerinde başlayan yangın kısa sürede otelin büyük bölümünü sardı.

Yangının, otelin mutfak bölümünde başladığı, alevlerin hızla yayılması nedeniyle otelde kalanların tahliyede büyük zorluk yaşadığı belirtildi. Görgü tanıkları, yangın sırasında alarm sistemlerinin çalışmadığını, bazı misafirlerin duman nedeniyle odalarında mahsur kaldığını ifade etti.
Facianın ardından başlatılan soruşturma kapsamında otelin yangın güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğu, acil çıkışlar ve uyarı sistemlerine ilişkin ciddi eksiklikler bulunduğu tespit edildi. Otel yönetimi ile denetim süreçlerinde sorumluluğu bulunan kişi ve kurumlar hakkında dava açıldı.
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, otel sahibi ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 32 sanık yargılandı. Faciaya ilişkin görülen davada otel sahibi Halit Ergül’ün de aralarında olduğu 11 sanığa, yangında hayatını kaybeden 34 çocuk yönünden 34’er kez müebbet hapis cezası, 11 sanık için ayrıca yangında yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44’er kez 24 yıl 11’er ay hapis cezası verildi.
Dilovası faciası
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’nde Ravive Kozmetik parfüm doldurma işletmesinde 8 Kasım’da yangın meydana geldi. Yangın sonucu ikisi çocuk altı kadın yaşamını yitirdi.

Hayatını kaybeden işçilerin isimleri şöyle: Cansu Esatoğlu (16), Nisa Taşdemir (17), Tuğba Taşdemir (18), Şengül Yılmaz (55), Esma Gikan, Hanım Gülek (65).
Yangının ardından çocuk işçilerin çalıştırıldığı, yangın tesisatının, söndürme ve alarm sistemlerinin bulunmadığı, iş güvenliği ve işçi eğitimi önlemlerinin alınmadığı, işyeri levhası olmadan faaliyet yürütüldüğü gibi ihmaller gündeme geldi.
- Dilovası’ndaki parfüm fabrikası yangınında gözaltı sayısı 11’e yükseldi
- Kocaeli’nde parfüm deposunda yangın çıktı: 6 kadın işçi hayatını kaybetti
- 2’si çocuk 6 kadın işçinin hayatını kaybettiği Dilovası yangınıyla ilgili neler biliyoruz?
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı olaya ilişkin 16 sanık hakkında iddianame hazırladı. İddianamede dört sanığa “olası kast” suçundan, sekiz sanığa “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan, dört sanığa ise “suçluyu kayırma” suçundan dava açılması talep edildi.
Fatih’te zehirlenme vakası: Bir aile yok oldu
İstanbul’un Fatih ilçesinde Almanya’dan tatile gelen Kadir Muhammet, 3 yaşındaki Masal, anne Çiğdem ve baba Servet Böcek, konakladıkları otelde zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldıktan sonra yaşamını yitirdi. Ailenin, yedikleri yemekten mi yoksa dış etkenlerden dolayı mı zehirlendiği tartışıldı.
İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun raporuna göre ölümlerin nedeni “otelde böcekleri öldürmek için kullanılan kimyasal ilaçtan kaynaklanan zehirlenme” olarak tespit edildi. Ailenin mide içeriğinde ve yediklerinde zehir bulunmadığı bulgulandı.
Soruşturma kapsamında otel sahibi, çalışanlar ve ilaçlama firmasıyla bağlantılı kişilerden çok sayıda şüpheli gözaltına alındı; bazıları tutuklandı, bazıları tahliye edildi. Olay ile ilgili soruşturma sürüyor.
Leman dergisinde karikatür krizi
Leman dergisinde Hz. Muhammed ve Hz. Musa’nın tasvir edildiği iddia edilen bir karikatür yayımlandı. Bunun üzerine sosyal medyadan linç kampanyası başlatıldı. Şeriatçı olduğu düşünülen bir grup, 30 Haziran’da derginin binasına saldırdı. Derginin önüne gelen grup, “Ya Allah, bismillah, Allahu ekber”, “Kahrolsun laiklik, yaşasın şeriat”, “Kafir Leman hesap verecek”, “Kemalist köpekler hesap verecek” gibi sloganlar attı.

- Karikatür krizi: Leman çalışanları gözaltında, dergi binasına saldırı
- Leman’ın Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Akgün: “Karikatürün Hz. Muhammed ile ilgisi yok, bu riski almazdık”
- Karikatür krizi: Beyoğlu’nda 1 Temmuz’da tüm etkinlikler yasaklandı
- Leman’ın internet sitesi ve X hesabı hakkında erişim engeli kararı
- Leman dergisi daha önce hangi karikatürleriyle hedef gösterildi?
“Dini değerlere alenen aşağılama” suçlamasıyla başlatılan soruşturma kapsamında 5 kişi tutuklandı. Dergi çalışanlarının tamamı yargılama sürecinde serbest kaldı.
Öte yandan Leman dergisi önünde yaşananlar sırasında çekilmiş görüntülerin sosyal medyada yayınlanmasının ardından Barış Akademisyeni Aslı Aydemir gözaltına alındı, “polise mukavemet” ile “kasten yaralama” suçlamalarıyla tutuklandı. Aydemir’in tutukluluğu devam ediyor.








