Selçuk Kozağaçlı “toplumla bütünleşecek durumda değil” denilerek tahliye edilmedi

Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu, Çağdaş Hukukçular Derneği Onursal Başkanı avukat Selçuk Kozağaçlı için “toplumla bütünleşecek durumda değil” diyerek tahliyesini engelledi.

selçuk kozağaçlı tahliye edilmedi
Selçuk Kozağaçlı tahliye edilmedi

Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde 10 yıldır tutuklu bulunan Çağdaş Hukukçular Derneği Onursal Başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı, iyi halli olmadığı iddiasıyla koşullu salıverilmeden yararlandırılmadı. Kurul, Kozağaçlı için “toplumla bütünleşecek durumda değil” dedi.

Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu, Selçuk Kozağaçlı hakkında “Koşullu Salıvermeye Esas İyi Hal Değerlendirmesi” yaptı. 30 Aralık‘ta kararını açıklayan kurul, 17 Nisan’da koşullu salıverilmesinin ardından yapılan itirazla bir gün sonra yeniden tutuklanan Kozağaçlı’nın “iyi halli” olmadığına hükmetti.

Kurul, Kozağaçlı’nın 30 Nisan’da cezaevi kurum kimliği almayı kabul etmediği için kınama; kuyu tipi olarak bilinen yüksek güvenlikli hapishanelere karşı yapılan eylemlere destek için üç günlük açlık grevi yaptığı için de bir ay etkinliklerden alıkonulma cezası aldığını ifade etti. 

Selçuk Kozağaçlı tahliye edilmedi: “Toplumla bütünleşecek durumda değil”

Kurul, cezalar nedeniyle Kozağaçlı’nın gelişim puanının 28,5 olduğunu, koşullu salıverilme için gerekli olan 40 puanını karşılamadığını, “iyi halli olmadığını” belirtti. 

Hapishanede tutulmaya devam edilecek olan Kozağaçlı’nın bir sonraki koşullu salıverilme değerlendirmesinin 30 Haziran 2026’da yapılmasına karar verildi. Kurul, Kozağaçlı için “toplumla bütünleşecek durumda değil” dedi.

Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şube Başkanı Ceren Yılmaz, Kozağaçlı hakkında verilen kararı Medyascope’a değerlendirdi. 

Yılmaz, “‘Gelişim puanı’ olarak belirtilen, hangi ölçütlerle verildiği belirsiz olan bir puanla bugün Selçuk Kozağaçlı’nın tahliyesinin engellenmesi elbette kabul edilemez” dedi.

“Selçuk Kozağaçlı’nın 30 Aralık 2025 tarihli idari gözlem kurulu kararı, hapishanelerde idari gözlem kurullarının ne derece keyfi kararlar verdiğinin bizim açımızdan yeni bir örneği oldu” diyen Yılmaz, “Halihazırda devam eden bir disiplin cezası olmamasına rağmen, ‘gelişim puanı’ olarak adlandırılan puanı 28.5 olarak değerlendirilmiş, bunun da Bakanlığın belirlediği 40 puan sınırının altında olduğu ifade ediliyor” diye konuştu.

Yılmaz devamında şunları söyledi:

“Selçuk Kozağaçlı’nın ‘toplumla bütünleşecek durumda olmadığına’ bir kez daha vurgu yapılıyor. Selçuk Kozağaçlı’nın bir günlük tahliyesi sırasında ne kadar coşkuyla karşılandığını hepimiz biliyoruz. Ancak bu insan aklıyla dalga geçen tarifle tahliyeler engelleniyor. Selçuk Kozağaçlı’nın tahliye edilip yeniden tutuklanması sonrası ilk idari gözlem kurulu kararı tarihi dokuz ay sonrasına verildi ve inceleme 30 Aralık’ta yapıldı. Bu incelemeler üç aylık zaman aralıkları ile yapılabilir ancak dünkü kararda bir sonraki incelemenin altı ay sonra yapılacağı belirtiliyor. Bu inceleme aralıklarının belirlenmesinin de bir gerekçesi yok. Üç ay sonra bir kez daha inceleme yapılabilecekken bir sonraki inceleme tarihinin altı ay sonra yapılacak olması bu kurulların keyfiyetine bir örnek daha teşkil ediyor.”

Kozağaçlı bir günlük özgürlüğünün ardından yeniden tutuklanmıştı

13 Kasım 2017’de tutuklanan Kozağaçlı’nın “örgüt üyeliği” cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onanmıştı. Yargıtay, Kozağaçlı’nın cezasını 10 yıl 15 ay olarak belirlemişti. Ceza İnfaz Kanunu’na göre Kozağaçlı’nın denetimli serbestlikten Şubat 2025’te yararlanması gerekiyordu. Kozağaçlı serbest kalmalıydı çünkü tutuklu bulunduğu sürece infazı tamamlanmıştı.

Ancak, Şubat 2025’te koşullu salıverilmeden yararlandırılmadı. Çünkü hapishanenin İdare ve Gözlem Kurulu, Kozağaçlı’nın “gelişim puanını” 37,75 olarak belirledi. Eşik puan ise 40’tı.

Ancak yine aynı İdare ve Gözlem Kurulu, puan alamamaya dair sebepler olduğuna dikkat çekerek Kozağaçlı’nın tahliye olmasının önünü açan bir rapor düzenledi.

Raporda, Kozağaçlı’nın iyi halli olduğuna, gelişim puanının 40 puanı bulamamasının sebebinin iki ay haberleşmeden yoksun bırakılmasına yönelik disiplin cezası olduğuna, bu cezanın da 31 Ocak’ta kaldırıldığına dikkat çekildi. Bu nedenle 40 eşik puanını aşması şartının aranmasına gerek olmadığı belirtildi.

Raporu ve dosyayı inceleyen Bakırköy 2. İnfaz Hakimliği, Kozağaçlı’nın koşullu salıverilmesine karar verdi. Nitekim Kozağaçlı 16 Nisan’da serbest bırakıldı.

Sekiz yıl sonra hapishaneden çıkan ve bir geceyi dışarıda geçiren Kozağaçlı’nın evine TEM polisi gitti, hakkında yakalama kararı olduğunu söyledi. 

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, koşullu salıverilme kararına itiraz etti. Başsavcılık, “gelişim değerlendirme raporlarına göre gelişim puanı 37,75 olup bakanlık tarafından belirlenen 40 puanı karşılayamadı” diyerek Kozağaçlı’nın tekrar hapishaneye kapatılmasını istedi.

Kozağaçlı’yı serbest bırakan aynı hakim, başsavcılığın itirazını kabul etti ve Kozağaçlı hakkında yakalama kararı çıkardı.

Evinden alınıp Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne getirilen Kozağaçlı, 10 saniyelik savcı görüşünün ardından yeniden Silivri’ye götürüldü.

ÇHD davasının geçmişi

Fethullahçıların yargı ve emniyette etkili olduğu yıllarda birçok dava “sahte delil” tartışmalarına konu olmuştu. Bunlardan biri ÇHD davasıydı.

Davanın en önemli delilleri arasında “Hollanda/Belçika Belgeler” adlı dijitaller vardı. Delillerin “FETÖ”den hükümlü eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek tarafından emanete alındığı ortaya çıkmıştı.

1 Nisan 2004’te ele geçirildiği belirtilen dijitallerin içinden Spider Man, Kill Bill gibi filmler çıkmıştı. Dijitallerin ele geçirilmesinden 17 ay sonra, 23 Kasım 2005’te üstünde değişiklikler yapıldığı da ATK raporu ile dava dosyasına girmişti.

Terörden tutuklu gizli tanık, terörden firari savcı, ve sahte deliller

Gazeteci Hrant Dink’in katledilmesiyle ilgili davada Ramazan Akyürek resmi belgede sahtecilik suçundan 7 yıl 6 ay, resmi belgeyi yok etmek suçundan 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası almıştı. Akyürek davada başkasını araç olarak kullanmak suretiyle adam öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına da çarptırılmıştı.

Grup Yorum, Yürüyüş Dergisi, KESK davalarında verdiği ifadelerle onlarca kişinin tutuklanmasına yol açan gizli tanık, ÇHD davasında da yer almıştı. 

“Ateş” kod adlı gizli tanığın YPG ile irtibatlandırıldığı, Suriye’ye geçerek burada örgüt adına faaliyet yürüttüğü, Suriye dönüşünde PKK/KCK üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandığı ortaya çıkmıştı. Yani gizli tanık “Ateş” hem “terör” suçlamasıyla tutuklanan isimler hakkında gizli tanıklık yapmış, hem de “terör” iddiasıyla tutuklanmıştı.

Ayrıca 13 Temmuz 2013’te ÇHD davasının iddianamesini yazan savcı Adem Özcan firari. “FETÖ” davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Özcan’ın mal varlığı da dondurulmuştu. 

Yani ÇHD davasının temelinde terörden tutuklanan gizli tanık, terörden firari savcı, FETÖ mensubu polisler ve sahte deliller vardı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.