Ruşen Çakır yazdı: Halep’te yaşananlar Türkiye’deki çözüm süreci hakkında bize neler öğretti?

Doğrudan konuya girelim ve başlıktaki soruyu cevaplamaya çalışalım. Öncelikle, tıpkı geçen süreçte olduğu gibi, bu sefer de sürecin kaderinin yine Suriye’de belirleneceğini gösterdi.

Halep’in, Şam yönetimiyle SDG arasında ilk ciddi bilek güreşi olduğunu kabul edersek, Suriye’de çözümün hiç de kolay olmadığını bir kez daha, erkenden öğrenmiş olduk.

Suriye’de Şam yönetimi ile SDG arasındaki anlaşmazlıklarda, Ankara’nın açık ve güçlü bir şekilde Şam’ın yanında, hatta onu teşvik eder pozisyonda olduğuna tanık olduk ve şaşırmadık.

Türkiye’de muhalifinden iktidar yanlısına geniş bir koalisyonun, “terörist” SDG’ye karşı “Suriye ordusu”nu alkışlama yarışına girmesini izledik, izliyoruz. (Bunların büyük çoğunluğunun, bu vesileyle çözüm sürecinin iptalini umduklarını pekâlâ düşünebiliriz.)

Çözüm sürecini başından itibaren büyük bir heyecanla destekleyen ve bu nedenle Türkiye’nin Suriye’de olabildiğince tarafsız ve sorun çözücü bir rol oynamasını öneren farklı kesimlerden az sayıda kişinin, nasıl yine aynı koalisyonun farklı aktörleri tarafından linç edilmek istendiklerini de müşahede ettik.

Başta DEM Parti olmak üzere Kürt hareketinin, muhtemelen çözüm sürecini riske atmama adına, sürece hiçbir şekilde müdahil olamadıklarını; yaşananları kaygıyla izleyen Kürt kamuoyuna önderlik edemediklerini gördük.

Ruşen Çakır yazdı: Halep’te yaşananlar Türkiye’deki çözüm süreci hakkında bize neler öğretti?
Ruşen Çakır yazdı: Halep’te yaşananlar Türkiye’deki çözüm süreci hakkında bize neler öğretti?

Kandil mi tahrik etti?

Halep olaylarından hareketle, Türkiye’deki çözüm sürecinin taraflarının kendi içlerinde de ciddi görüş ayrılıkları olduğunu söyleyebiliriz. Çıtayı en yükseğe “Yardıma hazırız” diyen Milli Savunma Bakanlığı çıkardı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Suriye konusunda daha önceki pozisyonunu tekrarladı, yani “nötr” davranıyormuş gibi yapmaya bile çalışmadı.

MİT’in bu konudaki tutumunu tam olarak bilemiyoruz. Fakat gazeteci Nevzat Çiçek’in aktardığı şu “bilgi notu” bize Kürt hareketi içinde de farklılıklar olduğunu gösteriyor. Bazı kritik bölümlerini aktarıyorum:

“Operasyonun planlama ve icra aşamalarında bölgedeki Kürtler dahil tüm Suriye vatandaşlarının zarar görmemesi öncelikli tutulmuştur. Sivil kayıpların önüne geçilmesi için azami gayret sarf edilmiştir.

Söz konusu çabaların bir ayağı olarak da SDG tarafıyla çeşitli kanallardan irtibat kurulmuştur. SDG Genel Komutanı Mazlum ABDİ, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham AHMED ve bazı isimler uzlaşıya açık bir tavır sergilemiştir.

Ruşen Çakır yazdı: Halep’te yaşananlar Türkiye’deki çözüm süreci hakkında bize neler öğretti?
Ruşen Çakır yazdı: Halep’te yaşananlar Türkiye’deki çözüm süreci hakkında bize neler öğretti?

Harekâtın ilk aşamalarında Şeyh Maksud’un dış mahalleleri, ciddi bir çatışma olmadan YPG unsurlarından temizlenmiştir. Ancak Eşrefiye Mahallesi boşaltıldıktan, Şeyh Maksud Mahallesi ise kuşatıldıktan sonra Kandil yönetiminden bölgede sıkışan unsurlarına ‘kalın ve savaşın’ talimatı geldiği görülmüştür.

Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, olayların başladığı ilk andan itibaren uzlaşı ve diyalog yoluyla çatışmaların sonlanması için yoğun çaba göstermiştir. Sivillerin zarar görmeden bölgeden ayrılması için oluşturulmaya çalışılan uzlaşı ise PKK tarafından engellenmeye çalışılmıştır.

PKK’nın SDG üzerindeki baskısı da Suriye’de siyasî bir uzlaşı zeminine zarar vermektedir.

Yaşanan tüm bu olaylara rağmen, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlayan Terörsüz Türkiye süreci devam etmekte olup, söz konusu bu olaylar süreci akamete uğratamayacaktır.”

Eğer bu “bilgi notu”ndaki bilgiler doğruysa, işimiz iyice zor demektir.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.