İran’da son yılların en büyük protesto dalgası sürerken, devrilen Şah Rıza Pehlevi’nin oğlu Rıza Pehlevi, rejim karşıtları içerisinde yeniden görünür bir figüre dönüştü. Pehlevi’nin çağrıları sahada yankı bulurken, bu çıkış İran muhalefetinde gerçek bir liderliğe mi işaret ediyor?
İran’ın son Şah’ı Muhammed Rıza Pehlevi 1979’daki İslam Devrimi’yle tahttan indirildi.
2025’in son günlerinden itibaren İran’da rejimi sarsan protestolarda Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi, sürgünde olmasına rağmen, protestoculara seslenen en görünür figürlerden biri haline geldi.
ABD’de yaşayan 65 yaşındaki Pehlevi, sosyal medya üzerinden yayımladığı mesajlarda rejimin “yıpranmış ve kırılgan baskı aygıtının” çökeceğini savunuyor, İslam Cumhuriyeti’nin sona ermesi çağrısı yapıyor. Son mesajlarından birinde, “İslam Cumhuriyeti’ni ve onun baskı mekanizmasını tamamen diz çöktüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Peki Pehlevi’nin İran’da bir karşılığı var mı?
Pehlevi’nin İran toplumundaki karşılığını ölçmek zor. Ülkede yıllardır bulunmayan Pehlevi’ye destek, ağırlıklı olarak sosyal medyaya yansıyan görüntüler üzerinden izlenebiliyor.

Bazı videolarda “Şah çok yaşa” sloganları duyulurken, geniş bir kesimin sloganlarının hâlâ “Diktatöre ölüm” gibi daha genel ve sistem karşıtı bir çizgide olduğu görülüyor. Bu sloganlar doğrudan İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i hedef alıyor.
Protestoların temel tetikleyicisi ise ağırlaşan ekonomik kriz. Yıllardır süren yaptırımların yanı sıra İsrail ve ABD’nin haziran ayında düzenlediği saldırılar sonrası yaşanan 12 günlük savaş, ekonomiyi daha da zayıflattı.
Reuters’a konuşan bazı İranlılar, Pehlevi’nin geçmişine işaret ederek monarşik bir restorasyona mesafeli durduklarını söylüyor. Kuzey İran’dan 27 yaşındaki Azadeh, “Pehleviler vardı ve başarısız oldular. Artık demokratik bir ülke zamanı” sözleriyle bu mesafeyi özetliyor.
Anketler ne diyor?
İran’daki siyasal yönelimlere dair en sistematik verileri sunan Hollanda merkezli GAMAAN’ın araştırmaları, Rıza Pehlevi’nin muhalefet içindeki ağırlığını daha net ortaya koyuyor.
Yeditepe Üniversitesi’nden İran uzmanı Dr. Ezgi Uzun Teker’in aktardığına göre, 2024 GAMAAN raporu İran toplumunun yönetim sistemi konusunda derin biçimde bölünmüş olduğunu gösteriyor.
Rapora göre İran’da cumhuriyet isteyenlerin oranı yüzde 26, monarşi talep edenlerin oranı yüzde 20, İslam Cumhuriyeti’yle devam edilmesini savunanların oranı ise yüzde 19,5. Buna karşılık toplumun yaklaşık yüzde 34’ü hangi yönetim modelini istediği konusunda kararsız. Bu oran, tek tek tüm seçeneklerden daha yüksek.

“Bugün özgür seçim yapılsa kime oy verirdiniz?” sorusuna verilen yanıtlarda ise Rıza Pehlevi yüzde 31,4 ile ilk sırada yer alıyor. Onu yüzde 14,9 ile “hiçbiri” yanıtı izlerken, Hamaney yüzde 9,1 ile üçüncü sırada bulunuyor. Toomaj Salehi, Masih Alinejad, Nergis Muhammedi gibi son derece popüler isimlerin potansiyel oranı yüzde 2 ila 7 bandında kalıyor.

Monarşi nostaljisi mi, geçiş figürü mü?
Ezgi Uzun Teker’e göre bu veriler, “Pehlevi’nin İran toplumunda hiçbir karşılığı yok” iddiasını geçersiz kılıyor. Son protestolarda İslam Cumhuriyeti bayraklarının indirilip Şahlık dönemine ait bayrakların asılması da bu eğilimin sahadaki sembolik yansımaları arasında.
Ancak Pehlevi’ye yönelik eleştiriler de güçlü. İran muhalefeti içinde, babasının otoriter yönetimi, SAVAK’ın baskıları ve monarşinin yarattığı eşitsizlikler sıkça hatırlatılıyor. Buna karşın Pehlevi, kendisini bir “geçiş lideri” olarak tanımlıyor, nihai kararı halkın vereceğini savunuyor ve teokratik sistemin sona ermesini açıkça dile getiriyor.
Diaspora desteği, sınırlı Batı ilgisi
1960 doğumlu Pehlevi, 1967’de babasının taç giyme töreninde veliaht ilan edilmişti.
17 yaşındayken, devrimden önce İran’dan ayrılarak ABD’ye gitti, savaş pilotluğu eğitimi aldı ve siyaset bilimi okudu.
İranlı-Amerikalı avukat Yasmine ile evlenen Pehlevi’nin üç çocuğu var: Nur, İman ve Farah.
2023’te İsrail’i ziyaret ederek Benjamin Netanyahu ile görüşmesi ve Haziran’daki ABD-İsrail saldırılarına destek vermesi, İran içindeki eleştirileri artırdı. Buna rağmen Pehlevi, Batılı hükümetlerden güçlü ve açık bir siyasi destek alabilmiş değil. ABD Başkanı Donald Trump, son protestolar sırasında İran halkını destekleyeceğini söylese de Pehlevi ile görüşmenin “uygun olup olmadığından emin olmadığını” dile getirdi.

Liderlik sorusu açık
1979’da Ayetullah Humeyni sürgünden gönderilen kasetlerle muhalefetin tek ve baskın sesi haline gelmişti. Bugün ise İran muhalefetinde böyle bir birleşik figür yok. Rıza Pehlevi’nin çıkışı, bu boşluğun doldurulup doldurulamayacağı sorusunu yeniden gündeme taşıyor.
Ezgi Uzun Teker’in de vurguladığı gibi, liderlik çoğu zaman süreç içinde şekilleniyor. Ancak aynı zamanda İran güvenlik aygıtının, suikastlara, savaşlara ve bölgesel gerilemeye rağmen hâlâ güçlü ve bütünlüklü olduğu da sahadan gelen en önemli gerçeklerden biri olarak öne çıkıyor.
Kaynak: Reuters








