Tuncer Bakırhan: “Halep’te yeni bir Halepçe denemesi yapıldı”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Halep’te sürdürülen operasyonlar, İran’da devam eden protestolar ve İran rejiminin yürüttüğü şiddet politikaları ile Türkiye’deki çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bakırhan: "Halep’te yeni bir Halepçe denemesi yapıldı"
Halep’te yaşananlara Bakırhan’dan tepki: “Halep’te yeni bir Halepçe denemesi yapıldı”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Meclis’teki haftalık grup toplantısında Halep’te yaşananlara sert tepki gösterdi. Bakırhan, “Halep’te sessiz bir soykırım provası yapılıyor. Bu, açıkça yeni bir Halepçe denemesidir” dedi.

İsrail’in Şam ve Golan’a yönelik saldırıları karşısında sessiz kalanların, Kürtler söz konusu olduğunda “egemenlik” söylemine sarıldığını belirten Bakırhan, Şam yönetimi ile Türkiye’nin desteklediğini öne sürdüğü silahlı grupları sivillere yönelik saldırılarla suçladı. “Hastaneler vuruluyor, siviller gözaltına alınıyor, mahalleler kuşatma altında” diyen Bakırhan, yaşananları “insanlık suçu” olarak niteledi.

Bakırhan, Birleşmiş Milletler, ABD, AB ve Kanada’dan itidal çağrıları geldiğini hatırlatarak, “Dünyada sağduyu çağrıları yapılırken, Türkiye’den ‘rejime destek vermeye hazırız’ açıklaması geldi. Bu kabul edilemez” dedi. Savunma Bakanlığı’nı eleştiren Bakırhan, “Kendinizi Halep’teki bir Kürt yurttaşın yerine koyun” çağrısında bulundu.

Bakırhan, “Gazze’ye ağlayıp Halep’e alkış tutanlar ikiyüzlüdür” diyerek, Kürt karşıtlığının bölgedeki çatışmaları derinleştirdiğini savundu. “IŞİD zihniyetine sessiz kalanlar bu suçun ortağıdır” dedi.

Suriye’de çözümün askeri yöntemlerle değil demokratik uzlaşıyla mümkün olacağını belirten Bakırhan, Halep’te insani koridor açılması, sivillere yönelik saldırıların durdurulması ve bağımsız soruşturma yürütülmesi çağrısı yaptı.

“İran’ın ve Ortadoğu’nun geleceği, copların ve dar ağaçlarının gölgesinde asla kurulamaz”

Konuşmasında İran’daki protestolara da değinen Bakırhan, rejimin baskı ve şiddet politikalarını eleştirdi. “Copla, gözaltıyla, interneti keserek meşruiyet üretilemez” diyen Bakırhan, İran’daki halkların barışçıl itirazlarının meşru olduğunu vurguladı ve ekledi:

“İran’ın ve Ortadoğu’nun geleceği, copların ve dar ağaçlarının gölgesinde asla kurulamaz. Kürt’ün, Fars’ın, Azeri’nin, Beluc’un kadınlar ve gençlerin eşit yurttaş olduğu demokratik bir zeminde kurulabilir. 21.yüzyılın siyasi formülü şudur: Demokratik rejimler tüm tehditlere rağmen ayakta kalır. Bugüne kadar müdahale edilip de parçalanan, çatışma ve kaos içerisine giren tek bir demokratik rejim söyleyebilir misiniz? Yok ama demokratik olmayan ve iç barışını sağlamayan rejimler ise bu kuralsız dünyada, hukuksuz dünyada darmadağın olma riskini barındırıyor, barındırmaya devam edecek. Bizim DEM Parti olarak safımız da çağrımız da nettir: Halkların ve ezilenlerin her zaman yanındaydık ve yanında olacağız.. Baskının, şiddetin değil, demokrasinin, yasakların yanında değil özgürlüklerin hak ve hukuk arama mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz.”

“Türkiye için asıl tehdit madde bağımlılığı”

Bakırhan, Kürt meselesinin güvenlikçi politikalarla çözülemeyeceğini de belirterek, “Türkiye için asıl tehdit 15 milyon madde bağımlısıdır” dedi. Kürt karşıtlığının toplumsal çürümeyi derinleştirdiğini savunan Bakırhan, Meclis’i barış ve demokrasi için somut adımlar atmaya çağırdı.

DEM Parti olarak “27 Şubat çağrısının” arkasında olduklarını yineleyen Bakırhan, “Çözümden ve barıştan yanayız. Yürütme erki bunu artık pratik adımlarla göstermelidir” dedi.

Ortak raporun Türkiye’nin ortak geleceğinin pusulası olması gerektiğinin altını çizen Bakırhan sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Gelin bu pusulaya çekinerek değil hakki ve cesur bir uzlaşıyla el birliğiyle sarılalım. Çünkü çözümde ortaklaşmak 86 milyona hepimize kazandıracaktır. Bütün partiler Kürt meselesini hukuki zemine taşıyacak adımlar konusunda cesur olmalıdır. En başta da ana muhalefet partisi. Çerçeve yasasını ve demokrasi yasasını bir an önce artık ülkemizde çıkarmalıyız. Herkes buna katkı sunmalıdır. DEM Parti olarak biz barışa ulaşmak için, alın terimizin hakkını almak için her türlü çabanın mücadelenin içerisinde olacağız. Yolumuz açık. Barış daim olsun.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.