Toplum ve Siyaset (3) – Tuğba Bayar ile söyleşi: İran’da rejimin sonuna mı gelindi?

Toplum ve Siyaset programında Gülener Kırnalı, her hafta uzman akademisyenler, araştırmacılar ve yazarlarla Türkiye’nin ve dünyanın gündemindeki kritik başlıkları masaya yatırmaya devam ediyor. Bu bölümde İran’daki protestolar ele alındı. 17 gündür süren toplumsal eylemler, bu eylemlerin arka planındaki nedenler, sahadaki mevcut tablo ve protestoların hangi yöne evrilebileceği tüm boyutlarıyla ele alınıyor. Elbette tartışmanın merkezinde, bugün yalnızca İran’da değil küresel siyasetin tam kalbinde yankılanan soru var: “İran’da rejimin sonuna mı gelindi, rejim devrilir mi, devrilmez mi?”

Gülener Kırnalı, Donald Trump’ın son açıklamalarını ve ABD’nin İran’a dönük sertleşen mesajlarını da dikkate alarak, olası bir ABD müdahalesinin etkilerinden, eylemlerin rejim açısından nasıl bir kırılma noktası yaratabileceğine uzanan geniş bir soru setini; İran üzerine çalışan Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Tuğba Bayar ile konuştu. Programda ilk olarak, İran rejiminin protestoları “ABD ve İsrail bağlantılı dış müdahale” söylemiyle bastırmaya çalışmasının toplumda hangi kesimlerde karşılık bulduğu masaya yatırılıyor.

İran’da internet kesintileri, artan polis şiddeti ve giderek sertleşen güvenlikçi dilin gölgesinde büyüyen protestolar, yalnızca ekonomik krizle açıklanamayacak kadar derin bir meşruiyet krizine işaret ediyor. Bu atmosferde rejime sadık kitlelerin “ABD karşıtlığı” üzerinden mobilize edilmesinin ve Trump’ın çıkışlarıyla yeniden güçlenen “ABD tehdidi” anlatısının İran iç siyasetinde nasıl işlediğini daha da görünür ve yakıcı hâle getiriyor.

Pehlevi’nin toplumsal ve siyasi bir karşılığı var mı?

Bu bölümde ayrıca protestoların kısa sürede rejim karşıtı bir hatta evrilmesiyle yeniden gündeme gelen “ancien régime” tartışması mercek altına alınıyor: İran toplumunda gerçekten Şah dönemine dönüş talebi mi yükseliyor, yoksa bugünkü rejimin sonunu istemenin en güçlü sembollerinden biri olarak mı geçmişe referans veriliyor? Şahlık rejiminin sürgündeki veliaht prensi Rıza Pehlevi’nin gerçekten toplumsal ve siyasi bir karşılığı var mı? 

Öte yandan İran’da artık tali değil kurucu bir siyasal özneye dönüşen kadın hareketi ve kadınların öncülüğündeki itiraz dalgası da konuşuluyor. Trump’ın “ABD tüm seçenekleri masada tutuyor” mesajları ise kritik bir eşiğe işaret ediyor: Olası bir ABD müdahalesi İran’daki muhalefeti güçlendirir mi, yoksa rejimin elini daha da sertleştirerek baskıyı derinleştiren yeni bir bahane mi yaratır? İran içeride ve dışarıda sıkışırken, ABD’nin ve Trump’ın söylemleri bu kırılmanın tam neresinde duruyor?

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.