Toplum ve Siyaset (15): NATO krizi, İran savaşı ve Türkiye: Yeni dünya düzeninde yeni dengeler

Toplum ve Siyaset’in bu haftaki bölümünde Gülener Kırnalı, ABD’deki Washington Institute’ten kıdemli araştırmacı ve Türkiye Araştırmaları Programı Direktörü Soner Çağaptay ile hızla değişen jeopolitik dengeler ışığında son zamanlardaki NATO tartışmalarını, NATO’nun bugününü ve geleceğini, Türkiye’nin bu denklemdeki yerini ve İran savaşının Türkiye için yarattığı riskleri ele alıyor.

Bilmeniz gerekenler

  • Gülener Kırnalı, Soner Çağaptay ile NATO tartışmalarını ve Türkiye’nin durumunu değerlendiriyor.
  • Türkiye’nin, İran savaşı sürecindeki dış politika yaklaşımı ve NATO’daki askeri yapılanmalar ön plana çıkıyor.
  • Türkiye-ABD ilişkileri, İran Savaşı’nın etkisiyle değişim gösteriyor ve güven krizleri derinleşiyor.
  • NATO’nun geleceği, siyasi gelişmeler ve orta güçler kavramı üzerinden ele alınıyor.
  • Türkiye, İspanya ve İtalya arasındaki savunma işbirlikleri, NATO’nun güney kanadındaki rolü üzerine odaklanıyor.

Söyleşinin ilk bölümünde, İran savaşının Türkiye’ye yansımaları üzerinden Ankara’nın savaşın öncesinde ve savaş sürecinde benimsediği “dengeci ve mesafeli” dış politika yaklaşımı değerlendiriliyor. Türkiye topraklarına atılan füzeler, Adana’daki Çok Uluslu Kolordu tartışmaları ve NATO çerçevesindeki askeri yapılanmalar, Türkiye’nin hem bölgesel hem de küresel güvenlik mimarisindeki rolünü yeniden düşünmeyi gerektiren başlıklar olarak öne çıkıyor.

NATO krizi, İran savaşı ve Türkiye
NATO krizi, İran savaşı ve Türkiye

İkinci bölümde ise Türkiye–ABD ilişkilerindeki dalgalı seyir mercek altına alınıyor. Stratejik ortaklık söyleminin sürdüğü, ancak güven krizlerinin derinleştiği bu ilişkide İran Savaşı’nın nasıl bir kırılma ya da hızlandırıcı etki yarattığı tartışılıyor. 

NATO krizi, İran savaşı ve Türkiye

Programın devamında NATO’nun geleceği daha geniş bir çerçevede ele alınıyor. ABD’deki siyasi gelişmelerin, özellikle Başkan Donald Trump’ın söylemlerinin ve Avrupa’da artan güven kaybının ittifakın bütünlüğünü nasıl etkilediği sorgulanırken; NATO’nun daha parçalı ve çok katmanlı bir yapıya evrilip evrilmediği tartışılıyor. Bu çerçevede Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Davos Zirvesi’nde yaptığı konuşmadan hareketle Çağaptay, “orta güçler” kavramını ve Türkiye’nin bir orta güç olarak bu yeni jeopolitik düzende üstlenebileceği rolleri değerlendiriyor.

Söyleşinin son bölümünde ise NATO’nun “Akdeniz üçlüsü” olarak öne çıkan Türkiye, İspanya ve İtalya arasındaki savunma işbirlikleri ve bu hattın ittifakın geleceğinde oynayabileceği rol değerlendiriliyor. Çağaptay’a göre, savunma sanayiindeki ortaklıklar ve yeni güvenlik mimarisi arayışları, NATO’nun güney kanadının giderek “oyunun kurallarını yeniden yazan” daha belirleyici bir aktör haline geldiğine işaret ediyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.