Abdullah Öcalan: “Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer”

PKK lideri Abdullah Öcalan, İmralı heyetiyle 1 Ağustos Cumartesi günü yaptığı son görüşmede “Özgür Bey’e (Özel) özel selamlar” deyip şöyle devam etmiş: “Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer.”

Abdullah Öcalan: "Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer"
Abdullah Öcalan: “Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer”

Bu cümle ilk karşıma çıktığımda bir gazeteci olarak çok etkilendim, ama çok şaşırdığım da söylenemez. Zira tam Öcalan’ın ağzından çıkabilecek tarzda, özgüven dolu, meydan okuyucu bir görüş.

Fakat bu cümlenin ürkütücü bir yanı da var. Her türlü spekülasyona, polemiğe, sert tartışmaya neden olabilecek bir cümle söz konusu. Öcalan’ın görüşme notlarından daha önce birçok kez, hemen hepsi çok ilgi gören haber yapmış ama bu nedenle DEM Parti çevrelerinden sert -ve kırıcı- eleştirilere muhatap olmuş bir gazeteci olarak bir süre tereddüt ettim.

Bu sabah yaptığım “Silivri mi, İmralı mı?” yayınının ilham kaynağı da bu cümleydi. Daha sonra benden deneyimli bir meslektaşımın cesaretlendirmesiyle bu haberi/yazıyı gecikmeli de olsa kaleme almaya karar verdim.

“Biz AKP’lilerle değil, devletle tartışıyoruz”

Cümlenin hangi bağlamda geçtiğine bir bakalım: Heyet kendisine “Özgür Özel’in bir açıklaması oldu. Sürece destek veriyordu. Kürt sorunu kendileri açısından stratejik bir konu ama önce yasayı görmek istediklerini belirtiyorlar” deyince Öcalan şöyle diyor:

“Özgür Bey’e özel selamlar. Bir yetkilisi Meclis İzleme Kurulu’na katılmalı. Ben bu kurulu CHP için dayattım. ‘Acaba bizi mi tasfiye ediyorlar, Cumhur İttifakı ile birleştiler, bizi mi yok edecekler?’ diyorlar ya… Her gün hukuk ve demokrasi diyorlar. Bunun yolu bu çalışmadan geçer. Biz AKP’lilerle değil, devletle demokratik hukuk çözümünü tartışıyoruz. ‘Hukuk ve demokrasi kanalını açmak herkes için hele sizin için son şanstır’ demelisiniz. Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer.”

“Bu solcular için de bir fırsat, şerefli bir ortaklıktır”

Öcalan söz konusu görüşmede Türk solu için de bazı mesajlar veriyor:

“Solcular da cumhuriyet dışıdır. Sol grupları da dahil edeceğiz. Hem solculuklarını hem cumhuriyetçiliklerini karşılayacak bir harekete ihtiyaç var. Bunun hazırlığına girin (…) Büyük bir cumhuriyet hamlesine bir halk olarak, kültür olarak katılıyoruz. Solcular da anlamıyorlar. İlk yüzyılda hepsi işkenceden geçti. Biz bu yüzyılda demokratik cumhuriyetle bütünleşiyoruz. Bu solcular için de bir fırsat, şerefli bir ortaklıktır.”

“Artık siz engelleseniz bile cumhuriyetçi olacağız”

Öcalan yeni dönemde Kürt siyasi hareketinin yaşayacağı dönüşümü şöyle anlatıyor:

“Yasa çıkarsa tüm örgüt formatımız değişmek zorunda. HDP kurulduğunda böyle bir durum yoktu, bu akla bile gelmiyordu. 2013 yılında bir diyalog kapısı açıldı ve bu HDP’yi doğurdu. Bu süreç tümüyle örgütsel yapımızı, ideolojik programımızı gözden geçirmeyi gerektirir. Yasadan sonra tüm hareket planlarımızı, siyasi çalışmalarımızı yasayla uyarlı hale getirmek için görüşmeler yapacağız.

Benim şimdi organize edeceğim hareket, Demokratik Toplum ve Cumhuriyet hareketidir. Eskiden bağımsızlıkçıydık. Artık siz engelleseniz bile cumhuriyetçi olacağız. Bunun hem tarihsel hem de toplumsal zemini var. Çünkü Kürtler henüz cumhuriyete katılmamış.“

“Bu, 86 milyon için yapılacak büyük bir hizmettir“

Öcalan dokuz gün önceden çerçeve yasanın geçmesine kesin gözüyle bakıyormuş:

“Ben yasanın çıkmasını bekliyorum. Yasa çıktıktan sonra herkes beni duyacak. En az cumhuriyetin kuruluşundaki çalışma ve fedakârlık kadar, ki cumhuriyet Kürtlersiz kurulmadı. En az başlangıçtaki kadar bir demokratik cumhuriyet çalışması sözü veriyorum.

Bu 86 milyona, herkese gerekir. 86 milyon için yapılacak büyük bir hizmettir. Bölgenin ve ülkenin kaderini etkileyecek, demokratik bir anayasanın önünü açacak, ekonomik olanakları büyütecek bir sürecin önünü açacak.

Demokratik cumhuriyete sonuna kadar kapı aralanıyor. Buna bir bayram coşkusuyla yaklaşılabilir. Bin kilometrelik yolun ilk adımı. Bin kilometrelik bir yol için ilk adımı atıyoruz. Herkese demokrasi için bir adım atmış oluyoruz.“

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş